BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Bizim Suriye’de ne işimiz var?

Tuğçe Tatari

Türkiye’de iktidara yakın medya günlerdir bir hikâye anlatıyor; Türkiye, Suriye’ye mecbur kaldığı için müdahale edecek, deniyor.
Hatta bu müdahalenin, oradaki halkı SDG’den korumak için yapılacağı mesajı veriliyor.
Bu anlatıyı güçlendirmek için de geçmişten, başka ülkelerden, başka çatışmalardan görüntüler servis ediliyor. Kamuoyuna “başka çare yoktu” algısı yerleştirilmek isteniyor.

Peki bunu neden yapıyorlar?
Çünkü aslında cevabını bildiğimiz ve hepimizin tek bir ağızdan sorması gereken “Bizim Suriye’de ne işimiz var” sorusunun önünü baştan almak için.
Oysa Suriye’de yıllardır süren savaşın ardından belli başlı dengeler oluştu.
Yapılmış anlaşmalar, verilmiş sözler vardı. Bunlardan biri de 10 Mart Mutabakatıydı. Buna göre SDG’nin 2025 sonuna kadar merkezi Suriye yönetimine kademeli ve pozisyon sahibi olarak entegre olması; hakların tanınması, ateşkes ve SDG’nin Suriye ordusuna katılımı öngörülüyordu.

Bu arada Türkiye ne diyordu?
SDG, PKK’nın uzantısıdır. Ve bizim için bu bir beka sorunudur.”

Oysa PKK kendisini lağvetti, silahları yaktı, Türkiye’den çekildi ve hepsinden önemlisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm önemli unsurlarının da devrede olduğu bir “barış süreci” yürütmekte.
Bunun sonucu olarak, süreç kesintiye uğramazsa; Kürtlerin haklarının tanınması ve örgütten kimilerinin siyaset yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması, yasal düzenlemelerle özellikle siyasilerin mağduriyetlerinin giderilmesi bekleniyor.

Türkiye bunların olabilmesinin tek koşulunu adeta Abdullah Öcalan’ın bir çağrısıyla Rojava’nın teslim edilmesiyle sonuçlanmasına bağlamış görünüyor, dersek çok da yanlış bir şey söylemiş olmayız.
Suriye’deki Kürtler kazanılmış haklarından vazgeçerse belki Türkiye’deki Kürtler hak kazanabilir; belki ancak o koşullarda her şey değişebilir.
“Belki” vurgusu burada yaşamsal önemde.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

Benzer Haberler

DEM Parti ve CHP’den 20 bin tepkisi |

En düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme kabul edildi

MS atağı sonrası tedavi altındaydı |

Tayfun Kahraman yeniden cezaevine gönderiliyor

Platformlara “milli ve manevi değerler” cezası |

RTÜK 'iş başında': İki kanala para cezası

Savcılık verilen cezaları fazla buldu l

Grand Kartal Otel davası istinaf sürecinde

Fidan’a “tehdit dili” tepkisi |

Bakırhan: Bırakalım Şara ile SDG’li yöneticiler müzakere etsin

ICE protestoları sürüyor |

Trump’tan Minnesota için “İsyan Yasası” tehdidi

Fidan “Suriye hükümeti adına” düşündü |

'Operasyon' tehdidi: "Güç kullanımı da bir opsiyon"

Yarın karne günü l

Öğrenciler MESEM, ÇEDES ve sıbyan mektebi kıskacında