BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Süreci İstanbul’dan, Ankara’dan okumak artık yetersiz kalıyor; Diyarbakır çağırıyor, hissediyorum

Tuğçe Tatari

Amed güzellemeleri, ciğer paylaşımları, geleneksel kıyafetlere merak, herkesin birbirine “heval” diye hitap etme dönemi, Kürtçe kelimeler kullanarak konuşma modası, Kürt siyasetinin tanınmış isimleriyle yakınlık telaşı, etkinliklerde protokolde olma yarışı, “benim de Kürt arkadaşlarım var” dönemi bir anda yerini sessizliğe ve derin bir yalnızlığa bıraktı Kürtler adına.
Özetle, bir karanlık dönemi daha yanlarında kimsecikler olmadan yapayalnız atlattılar.
Dostlar yolda bırakıldı, yazılan-konuşulan o büyük laflar unutuldu, devrimci olduğu iddiasındaki muhabbetler hemen son buldu, Kürt siyaseti eleştirilen, tu kaka edilen hareket oldu.
Çünkü devlet devredeydi ve bu meselenin yaratacağı popülerlik ve saygınlık döneminde yine süresi belli olmayan bir ara dönem yaşanacaktı.
Saygınlık getirmeyecekse doğruya doğru demenin anlamı ne değil mi?
Veya ünlenmeyeceksek, panellere çağrılmayacaksak, ödül almayacaksak yaşanan mağduriyetleri görmenin ne esprisi var değil mi?

Evet turnusol etkili, çok acayip şeyler yaşandı “düşünce insanları” adına, büyük dönüşlere tanıklık edildi.
Elbette o süreçte her manada kayıplar yaşandı.
Her kayıp can yakar ama en büyük kayıp insan hayatı kaybıdır, tartışmasız.
Çok insan öldü o süreçte.
Derin mağduriyetler yaşandı; sanki eskileri unutulmuşçasına yenileri eklendikçe eklendi üst üste.
Tarihi yapılar yıkıldı, şehirler kimliksizleştirildi.
Siyasilerin tutuklanmaları, kayyımlar, tüm diyalog ihtimallerinin kapanması ve acı bir şiddet ortamı…

Son derece politik bir şehir olan, Kürt meselesinin önemli kırılmalarına defaatle tanıklık etmiş Diyarbakır, bir kere daha devrilen bir masanın yarattığı acı günlerin sembolü oldu.
İtiraf etmeliyim, Diyarbakır benim kişisel tarihimde önemlidir.
Duygusal olarak da epey yük barındıran bir şehirdir benim için.
Taşından toprağından çok, ciğerinden çayından çok; insanına, sohbetine, karşılaşmalarına, tanışmalarına, tartışmalarına hayranlık duyduğum bir şehirdir aynı zamanda.
İnsana sürekli kendini yenileten, kendini eleştirten, eksiğini gediğini yüzüne vuran bir şehirdir ve bu özelliğiyle de eşsizdir.
O sebeple de her Diyarbakır’a gitme ihtimali oluştuğunda önce heyecanım yükselir ve aynı hızla “yeni Diyarbakır”ı görmekten kaçınma duygum devreye girer.
Ben “Yeni Sur”u daha hiç görmedim mesela.
Bundan sonra da gider miyim, gitmek ister miyim, onu henüz bilmiyorum.
Fakat…

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Benzer Haberler

DEM Parti ve CHP’den 20 bin tepkisi |

En düşük emekli aylığına ilişkin düzenleme kabul edildi

MS atağı sonrası tedavi altındaydı |

Tayfun Kahraman yeniden cezaevine gönderiliyor

Platformlara “milli ve manevi değerler” cezası |

RTÜK 'iş başında': İki kanala para cezası

Savcılık verilen cezaları fazla buldu l

Grand Kartal Otel davası istinaf sürecinde

Fidan’a “tehdit dili” tepkisi |

Bakırhan: Bırakalım Şara ile SDG’li yöneticiler müzakere etsin

ICE protestoları sürüyor |

Trump’tan Minnesota için “İsyan Yasası” tehdidi

Fidan “Suriye hükümeti adına” düşündü |

'Operasyon' tehdidi: "Güç kullanımı da bir opsiyon"

Yarın karne günü l

Öğrenciler MESEM, ÇEDES ve sıbyan mektebi kıskacında