Yeni yasayla turizm sektöründe çalışan 300 binden fazla işçi, 6 gün değil 10 gün çalıştıktan sonra 1 gün tatil yapabilecek. Fazla mesai ücreti ve tatil telafisi gibi güvenceler de yasa dışı bırakıldı. Patronlar teşekkür etti, sırada inşaat işçileri var.
HABER MERKEZİ- Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu yasalarından biri olan ve kökeni 1922’de Sovyetler Birliği’ne dayanan hafta tatili hakkı, 102 yıl sonra turizm işçileri için delindi. 14 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre, turizm sektöründe çalışan 300 bini aşkın işçi, 7 gün yerine 10 gün aralıksız çalıştıktan sonra yalnızca 1 gün izin kullanabilecek.
Meclis’te geçtiğimiz günlerde kabul edilen torba yasa, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesine turizm sektörüne özgü bir istisna ekledi. Buna göre, işverenin onayıyla haftalık izin süresi 7 yerine 11 güne çıkarılabilecek.
Yasaya göre, hafta tatilinde çalıştırılan işçiye normal şartlarda günlük yevmiyesinin yüzde 50 fazlası ödenmesi gerekiyor. Ancak yeni düzenlemeyle, turizm işçisi 10 gün aralıksız çalışsa da bu zamma hak kazanamayacak. Ayrıca, işçilerin biriken tatil günlerinin ne zaman ve nasıl telafi edileceğine dair herhangi bir hüküm yasada yer almıyor.
TARİHSEL BİR GERİ ADIM: SIRADA İNŞAAT İŞÇİLERİ VAR
Bu gelişme, işçi hakları savunucuları ve akademisyenler tarafından “tarihsel bir geri adım” olarak yorumlanıyor. Yeni düzenleme, TBMM’de 10 Temmuz’da kabul edilen ve dört gün sonra Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bir torba yasa kapsamında, İş Kanunu’nun 46. maddesinde değişiklik yaparak yürürlüğe girdi.
Yasa teklifinin hazırlanma sürecinde turizm sektörü temsilcilerinin doğrudan komisyonda görüş beyan ettiği belirtiliyor. İşverenlerin talepleri doğrultusunda şekillenen düzenleme, işçi sendikalarının tepkisini çekti. Öte yandan, benzer bir esneklik önerisinin inşaat işçileri için de gündeme getirildiği, ancak şimdilik hayata geçirilmediği ifade ediliyor.
YASAL BOŞLUKLARDAN YARARLANAN BİR UYGULAMA MI?
Akademisyen Işıl Kurnaz, bu hak gaspını “ Sınıfın Gizli Yaraları: Hafta Tatili Hakkının Gaspı” başlığıyla Birikim’de yazdı.
Kurnaz yazısında bu gelişmenin yalnızca bir istisna değil; aynı zamanda Türkiye’deki iş hukuku tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunun altını çiziyor. Daha önce denizciler ve gazeteciler gibi bazı meslek grupları için hafta tatilinin esnek uygulanmasına imkân tanınmıştı, ancak bu gruplar için bile hafta kavramı 7 gün olarak korunmuştu. Turizm işçileri içinse bu tanım, kanunen ilk kez genişletildi.
Kurnaz’a göre bu durum “hukukun içinden hukuku baypas eden bir yöntem” olarak değerlendirilmeli. “Fiili olarak zaten güvencesiz koşullarda çalışan turizm işçileri için şimdi yasal güvenceler de askıya alınıyor,” diyor akademisyen. “Bu, kazanılmış hakların içeriden aşındırılmasıdır.”
DİZ BOYU EŞİTSİZLİK SARMALI
Kurnaz yazısında aynı gün Resmî Gazete’de yayımlanan bir başka karara dikkat çekiyor: “Cumhurbaşkanlığı kararıyla, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan hükümetin kullanabileceği kaynak oranı yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarıldı.” Bu karar, istihdam güvencesi açısından işçilerin elindeki en önemli mali destek kalemlerinden birini daha kırılgan hale getiriyor, diyor Işıl Kurnaz.
Dünya Eşitsizlik Raporu’na göre, Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesim, toplam refahın yaklaşık yüzde 42’sini kontrol ediyor. Geri kalan nüfusun büyük bölümü ise artan yaşam maliyetleri, güvencesiz çalışma koşulları ve zayıflayan sosyal haklarla mücadele ediyor.
Bugün Türkiye’de birçok turizm işçisi, yalnızca dinlenme hakkını değil, aynı zamanda emeğinin karşılığını alma hakkını da kaybetme riskiyle karşı karşıya. Bu düzenleme, sadece turizm sektörüyle sınırlı kalmazsa, iş hukukunda daha geniş kapsamlı hak kayıplarının da kapısını aralayabilir.
HAFTA TATİL HAKKININ TARİHÇESİ
Hafta tatili hakkı Türkiye’de ilk kez 1924’te 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu ile yasal çerçeveye alındı ancak bu tatil ücretsizdi. 1951’de yapılan düzenleme ile işçilere yarım gün ücretli dinlenme hakkı tanınmış, 1956’da ise bu süre bir güne çıkarılmıştı.
Ancak bu kazanımların çoğu, 2017 yılında yürürlükten kaldırılan 7033 sayılı yasa ile zayıflatıldı. Bu yasa, hafta tatilini düzenleyen özel kanunu yürürlükten kaldırarak, dinlenme hakkını yalnızca Anayasa’daki genel ilkeler ve İş Kanunu hükümlerine bıraktı. Yeni düzenleme, bu zayıflatılmış zemini daha da ileri taşıyor.