İngiltere’de yapılan kazılarda 9’uncu yüzyıla ait bir toplu mezarda en az 10 kişiye ait kalıntılar bulundu. Yaklaşık 1,95 metre boyundaki bir iskelet ve kafatasındaki cerrahi müdahale izi araştırmacıların dikkatini çekti.
HABER MERKEZİ – İngiltere’de Cambridge Üniversitesi öğrencilerinin yürüttüğü eğitim kazısında 9’uncu yüzyıla ait bir toplu mezar ortaya çıkarıldı. Şehir yakınlarındaki Wandlebury bölgesinde yapılan kazılarda en az 10 kişiye ait insan kalıntısı bulundu.
Euronews’in haberine göre mezarda bulunan iskeletlerden biri ise araştırmacıların özellikle dikkatini çekti. Yaklaşık 1,95 metre boyunda olduğu belirlenen genç bir erkeğin, dönemin ortalama erkek boyunun yaklaşık 1,67 metre olduğu düşünüldüğünde çağdaşları tarafından “dev” olarak görülmüş olabileceği değerlendiriliyor.
KAFATASINDA CERRAHİ DELİK BULUNDU
Araştırmacılar, uzun boylu iskeletin kafatasında yaklaşık 2,5 santimetre çapında bir delik bulunduğunu belirledi. Uzmanlara göre bu iz, antik çağda uygulanan trepanasyon adı verilen kafatası delme işlemine işaret ediyor.
Bilim insanları, kişinin olağanüstü boyunun büyüme hormonu fazlalığına neden olan bir tümörle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bu nedenle kafatasına yapılan müdahalenin, tümörün neden olduğu baskı ve şiddetli baş ağrılarını azaltmak amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
MEZARDA SAVAŞ VE İNFAZ İZLERİ
Kazı alanının, Sakson krallıkları Mercia ve Doğu Anglia ile Viking akıncılarının çatıştığı bir sınır bölgesinde yer aldığı belirtiliyor. Mezarda tam iskeletlerin yanı sıra yalnızca kafatasları, üst üste yığılmış bacak kemikleri ve gövdelerden ayrılmış kemik parçaları bulundu. Bazı iskeletlerin ellerinin ya da ayaklarının bağlı şekilde çukura atıldığına dair izler tespit edildi. Araştırmacılar ayrıca genç erkeklerden birinin çenesinde balta darbesi izleri bulunduğunu ve bu kişinin başı kesilerek öldürülmüş olabileceğini belirtiyor.
Cambridge Üniversitesi’nden Oscar Aldred, bazı kemiklerin mezara gelişigüzel biçimde ve parçalanmış halde atıldığını söyledi. Aldred’e göre bu durum, cesetlerin infazdan veya bir çatışmadan sonra bir süre açıkta bırakılmış olabileceğini ve çürümeye başladıktan sonra topluca çukura doldurulmuş olabileceklerini düşündürüyor.
DNA VE İZOTOP ANALİZİ YAPILACAK
Radyokarbon tarihleme yöntemi, kemiklerin 9’uncu yüzyıla ait olduğunu doğruladı. Araştırmacılar şimdi antik DNA ve izotop analizleri yaparak mezardaki kişilerin kökenlerini, akrabalık ilişkilerini ve sağlık durumlarını incelemeyi planlıyor. Bu çalışmaların özellikle “dev” olarak tanımlanan iskeletin yaşam koşullarına dair daha fazla bilgi sağlayabileceği belirtiliyor.



