Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

300 bin insan nerede? I

Bugün kayıpları düşünme günü

300 bin insan nerede? I

Dünya genelinde kayıp vakaları son beş yılda yüzde 70 arttı. Savaşlar, zorunlu göçler ve hukuk ihlalleri yüzbinlerce aileyi belirsizliğe mahkûm ediyor.

HABER MERKEZİ- 30 Ağustos, silahlı çatışma, şiddet, göç veya afetler nedeniyle kaybolan/kaybedilen sayısız insanı ve acı ve belirsizlik içinde geride kalan aileleri onurlandırmak için ilan edilen Uluslararası Kayıplar Günü.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), dünya genelinde kayıtlı kayıp kişi sayısının 300 bini aştığını ve bunun son beş yılda yüzde 70’lik bir artış anlamına geldiğini duyurdu. Artışın başlıca nedenleri arasında silahlı çatışmaların şiddetlenmesi, kitlesel göçler ve savaş hukukuna uyulmaması yer alıyor. ICRC Genel Direktörü Pierre Krahenbühl, yaptığı açıklamada “Sudan’dan Ukrayna’ya, Suriye’den Kolombiya’ya kadar kayıp vakalarındaki artış, savaşan tarafların ve destekçilerinin sivilleri koruyamadığını açıkça ortaya koyuyor” dedi.

×Cenevre Sözleşmeleri, devletlere kayıpları kayıt altına alma ve ailelere bilgi verme sorumluluğu yüklüyor. Ancak birçok ülkede bu yükümlülükler ihmal ediliyor. Uzmanlar, kayıp krizinin büyümemesi için şeffaf kayıt sistemleri ve uluslararası iş birliği gerektiğini vurguluyor.

SURİYE, SUDAN, UKRAYNA VE KOLOMBİYA VE DİĞERLERİ…

Sudan’da 2023’te başlayan iç savaş sonucu 6 milyondan fazla insan yerinden edildi. Kayıplar arasında çocuk ve kadınların oranı giderek artıyor.

Ukrayna’da devam eden savaş nedeniyle binlerce sivilin akıbeti bilinmiyor. ICRC, zorla kaybedilme vakalarına dair yüzlerce başvuru aldığını açıkladı.

Suriye’de ise 2011’den bu yana yüz bine yakın kişi kayıp. Çatışmaların uzun sürmesi nedeniyle birçok ailenin hâlâ hiçbir bilgiye erişimi yok. Ve Suriye’deki geçiş hükümetinin ülkenin güneyindeki Alevi ve Dürzilere yönelik saldırılarında yüzlerce insan kaybedildi, binlerce insan katledildi.

50 yılı aşkın süren iç çatışma döneminde Kolombiya’da ise 100 binden fazla kişi kayboldu. Bu, dünya genelindeki en yüksek oranlardan biri.

ICRC, uzun yıllardan beri kayıp kişiler için etkili bir veri tabanı oluşturmaya çalışıyor. DNA bankaları üzerinden kimlik tespiti yapılıyor, mezar yerleri araştırmaları sürdürülüyor.

TÜRKİYE KAYIP ATLASI: NEREDE O 17 BİN İNSAN?

Türkiye’deki devlet eliyle en yoğun kaybetme olayları 1993-1996 yılları arasında yaşandı. Özellikle Kürdistan’daki yerleri bilinen ama açılmayan çok sayıda toplu mezar var.

Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler’in Herkesin Zorla Kaybetmelere Karşı Korunması Hakkında Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalamış değil. Bu nedenle zorla kaybetme suçları için zamanaşımı işletiliyor ve kayıplar bulunamadan, akıbeti bilinemeden, hesabı sorulamadan dosyalar raf ömrünü tüketti denilerek kaldırılıyor.

Devletin raftan kaldırdığı dosyalar hafızalardaki yerini koruyor. Her cumartesi Galatasaray Meydanı’nda toplanan onlarca aile, kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak, hafızayı diri tutmak için fotoğraf kaldırmaya devam ediyor.

×KAYIPLAR ARANIYOR

Dünya genelinde savaş ve çatışmalarda kaybedilen insanları arama ve kayda alma mekanizmaları ise kimi devlet destekli kimi de sivil toplum çabasıyla sürdürülüyor:

Meksika: 2018 yılında kurulan Ulusal Arama Komisyonu (CNB), uyuşturucu kartelleri ve şiddet kaynaklı kayıplarla ilgili yerleri tespit ve kayıpları kayıt altına alma sorumluluğunu yürütüyor. Meksika’da kayıp bildirimleri on binlerle ifade ediliyor. Madres Buscadoras de Sonora örgütü ise kayıp yakınlarını arayan annelerden oluşan sivil grup. 2019’dan bu yana çöl bölgelerinde mezar aramaları yapıyor, saha çalışmalarıyla öne çıkıyor. Şu ana kadar yaklaşık 2.700 ceset bulmuş ve 2.400 kişiyi ailelerine kavuşturmuş.

Gürcistan / Güney Osetya / Rusya: 1990’ların çatışmalarına ilişkin kayıp vakalarını ele almak üzere ICRC desteğiyle kurulmuş çok taraflı Koordinasyon Mekanizması, bu ülkeler arasında bilgi paylaşımı ve akıbet açıklığı için çalışıyor.

Sri Lanka: ICRC, binlerce kayıp kişi için ülke çapında programlar yürütüyor; ailelere bilgi desteği, hukuki ve psikososyal destek sağlanıyor. Aynı zamanda ulusal sistemlerin güçlendirilmesine katkı veriliyor.

KontraS (Endonezya): “Komisyon untuk Orang Hilang dan Korban Tindak Kekerasan” adıyla, 1998’den bu yana zorla kayıpları ve şiddet mağdurlarını araştıran köklü bir insan hakları kuruluşu.

LizaAlert (Rusya): Kayıp çocuk ve yaşlıların bulunması amacıyla gönüllü yapılandırılmış arama kurtarma platformu. 2010’dan beri faal; doğada kaybolan kişileri bulmak için çalışmalar yürütüyor.

Arjantin Forensic Anthropology Team (EAAF) gibi Forensic antropoloji ekipleri de kayıp kişilerin kimlik tespiti ve mezar açma gibi teknik destek sunuyor.

Kıbrıs Kayıp Şahıslar Komitesi: 1981 yılında BM tarafından kurulan Komite, 1963–64 toplumlararası çatışmalar ve 1974 Kıbrıs Harekâtı sırasında kaybolan yaklaşık 2002 kişiyi arıyor. Bunlardan 1510’u Kıbrıslı Rum, 492’si ise Kıbrıslı Türk. Kimliklendirilip ailelerine teslim edilen insanların 696’sı Kıbrıslı Rum, 269’u Kıbrıslı Türk. Bugüne kadar 1307 kazı yapılmış, bu kazılarda 1230 kişi bulunmuş.

Benzer Haberler