Meclis Komisyonu toplantısında CHP hazırladığı metnin özetini sundu. AKP’li Mustafa Şen hazırladıkları rapor üzerine yaptığı konuşmada “Örgüt üyeliği bir suç. Örgüt kendini feshettiyse suç ortadan kalkar” dedi ve “kayyum uygulamalarının düşmesi gerektiğini” söyledi. MHP 116 sayfalık rapor hazırladığını açıkladı. DEM Parti ise TMK’nin kaldırılmasından “umut hakkına” birçok düzenlemeye vurgu yaptı ve “barış yasası” önerdi.
HABER MERKEZİ – Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 19 toplantısına Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında başladı.
Komisyonun ilk bölümünde partilerin hazırladıkları raporlar ve görüşler ele alınacak; ikinci bölümünde ise Meclis Komisyonu’nun AKP’li üyesi Hüseyin Yayman, MHP’li üyesi Feti Yıldız ve DEM Partili üyesi Gülistan Kılıç Koçyiğit’in 24 Kasım’da İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptıkları görüşmenin ayrıntıları komisyon üyeleriyle paylaşılacak.
Komisyon “İmralı tutanakları” gündemiyle toplandı | Kurtulmuş: Süreç en hassas döneminde
Toplantının açılış konuşmasının ardından ilk sözü CHP Grup Başkanvekili Murat Emir aldı.
Emir, komisyonun rapor yazım sürecine ilişkin, “CHP olarak her türlü adımı ve sözü kıymetli buluruz. Şimdi komisyonda, rapor yazım sürecini girdik. Öyle bir rapor yazılmalı ki ülkemizdeki sorunlara çözüm öneren bir rapor olmalı. Geniş bir perspektif metni, tarihi bir rapor olmalıdır” dedi.
×Emir, CHP’nin hazırladığı metnin özetini komisyona sundu. CHP’nin metninin özeti şöyle:
- AYM ve AİHM kararlarının uygulanmasına yönelik siyasi engeller kaldırılmalı,
- Toplumsal barışın inşası için hak ve özgürlüklerin kullanılmasına engel olan düzenlemelere son verilmesi,
- Terörle Mücadele Kanunu’nda hukuki belirlilik ilkesine dayanılması, keyfi uygulamaların önüne geçilmesi,
- Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun yeniden düzenlenmesi,
- Toplumsal özgürlükleri hedef alan yasal düzenlemelerin geri çekilmesi,
- Halkın haber alma hakkı önündeki bir engel olan erişimin engellenmesi sorununa çözüm getirilmesi,
- Kamuoyunda, “Sansür Kanunu” olarak bilinen kanun ile getirilen düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması,
- Basın özgürlüğünün önündeki kurumsal ve yasal engellerin son bulması,
- Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması,
- Kürt sorunun çözümü için demokratik siyaset ortamı oluşturulması,
- Yerel yönetimlerde kayyum uygulamasına son verilmesi,
- Siyasetin yargı aracılığı ile dizayn edilmesi ve toplumsal muhalefetin sindirilmesi amacıyla açılan davaların son verilmesi, 19 Mart Darbe Girişimi’nin ardından tutuklanan tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması,
- Gezi Davası başta olmak üzere, toplumsal muhalefeti sindirmek amacıyla açılan davalar nedeniyle cezaevinde tutulanların serbest bırakılması,
- Gizli tanık uygulamasına son verilmesi,
- Gizli tanık mekanizmasının iftiracılığa dönüşmesinin önüne geçilmesi,
- Savunma hakkına getirilen kısıtlamalar ortadan kaldırılması,
- Cezaevleri İdare ve Gözlem Kurulları’nın keyfi kararlarının önüne geçilmesi,
- Cumhurbaşkanı’na ve Kamu Görevlisine Hakaret suçları yürürlükten kaldırılmalı, Cumhurbaşkanı’na suikast ve fiili saldırı suçunun yeniden düzenlenmesi,
- Kadına ve çocuklara karşı şiddetle etkin mücadele,
- Toplumsal eşitliğin sağlanması,
- Cemevlerine ibadethane statüsü tanınması. Madımak’ın müze yapılması. Kamu kurumları başta olmak üzere, işe girişlerde ayrımcılığın önlenmesi.
AKP RAPORUNU ANLATTI
Toplantıda AKP milletvekili Mustafa Şen söz alarak, AKP’nin komisyon raporunun 9 ana bölümden oluştuğunu belirtti. Şen, AKP raporunda demokratikleşme adımlarının daha da ileri götürülmesi önerilerinin de yer aldığını anlattı. Şen, “örgütün kendi varlığına son verdiğine devletin ilgili birimlerinin somut delillerle kanaat getirmesiyle, devletin ilgili otoritesinin ‘bundan sonra terör yoktur’ demesiyle” Meclis’in süreç kapsamındaki kanunu çıkarılabileceğini söyledi.
“ÖRGÜT ÜYELİĞİ” İLE İLGİLİ AÇIKLAMA
Şen hukuki düzenlemeler noktasında ise “Örgüt üyeliği bir suç. Örgüt kendini feshettiyse suç ortadan kalkar” dedi. Şen, bu suçlar kapsamında tahliye olanlara 5 yıllık adli takip önerdiklerini söyledi. Şen, TCK’de düzenlenen “örgüt üyeliği” suçu dışındaki suçlarla ilgili de “örgütün kendini feshetmesi sebebiyle kamu vicdanını incitmeyecek cezai indirimler öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
KAYYUM UYGULAMALARI DÜŞMELİ
Kayyum uygulamaları ile ilgili ise şunları söyledi:
דTerör örgütü kendi faaliyetine son vermiştir. Dolayısıyla o sebeple bir belediyeye kayyım atanmışsa artık o uygulamanın düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz.”
MHP’DEN 116 SAYFALIK RAPOR
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise partisinin 116 sayfalık bir rapor hazırladığını söyledi.
Yıldız, raporlarında hukuki düzenlemeler noktasındaki konuları komisyonla ortaklaşarak oluşturacaklarını söyledi.
İmralı görüşmesi için “Abdullah Öcalan’ı İmralı’da dinledik. Bu dinleme çok olumlu geçmiştir. Negatif hiçbir şey yoktur içinde. İnşallah bu ülke tüm prangalarından kurtulacaktır” diyen Yıldız şunları belirtti:
דSilahların teslim edilmesi, imha edilmesi, örgüt yapısının ve bağlı kuruluşların hangi ad adı altında olursa olsun tamamen dağıtılması, devletin emniyet güçleri tarafından bu hususun tespit edilmesi, örgütün fiili varlığının sona erdiğinin ilan edilmesinden sonra önümüzde, demokrasinin önünde, birliğimizin önünde ne kadar engel varsa el birliği ile çözeriz.”
DEM PARTİ’DEN ÖNERİLER
Komisyonda DEM Parti adına Cengiz Çiçek söz aldı ve partisinin raporundaki önerileri sıraladı:
- Büyük barışın omurgasının, barış yasasından geçtiğini düşünmekteyiz. Kendini feshederek silah bırakan örgüt mensuplarının ve cezaevindeki kişilerle ilgili özel bir yasal düzenleme olmalıdır. Bu yasa ile kalıcı barışı tesis etmek, toplumsal uzlaşıyı güçlendirmek temel amaçtır.
- Yasa, siyasal nedenlerle yurt dışında olanların ve yıllarca cezaevlerinde kalanların toplumsal yaşama katılımlarını güvence altına almalıdır. Çatışma sürecinin tarafı haline gelmiş tüm kesimleri kapsamalıdır yasa. Suç işleyen ya da işlemeyenler gibi ayrımcı kategoriler getirilmemelidir.
- Umut ilkesi getirilmelidir.
- Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalıdır.
- Yeni bir İnfaz Kanunu yazılmalıdır. Ayrımcı istisna hükümleri kaldırılmalı, ağırlaştırılmış müebbetlerde koşullu salıvermenin önü açılmalıdır. Tecrit rejimini içeren cezaevleri modelleri kapatılmalıdır.
- Muhalif kesimleri hedef almak için kullanılan düzenlemeler kaldırılmalıdır.
- ‘Terörün Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’, hapishanedeki yakınlarına para gönderenleri bile cezalandırmaktadır. Bu kanun yeniden ele alınmalıdır.
- OHAL ve KHK’ler ile yaratılan mağduriyetler giderilmelidir.
- Anadil hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.
- Anadilde eğitim hakkı okul öncesinden üniversiteye kadar tanınmalıdır.
- Kültür ve sanat alanındaki destekler Türkçe dışındaki dilleri de kapsayacak şekilde yeniden tasarlanmalıdır.
- Seçmeli Türkçe derslerinin engellerden arındırılarak yaygınlaştırılması sürecin en kritik psikolojik ve sosyolojik eşiklerinden biri olacak.
- Medya ve yayıncılık alanındaki erişim engelleri ve baskılar sona erdirilmelidir.
- Kayyum rejimi lağvedilmelidir.
- Toplumsal cinsiyet eşitliği ve cinsiyet özgürlükçü perspektif bu süreçte geliştirilmelidir.
- Merkezi ve yerel düzeyde tüm kurul ve yapılarda en az yüzde 50 kadın temsiliyeti ve eş başkanlık yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
- İstanbul Sözleşmesine yeniden taraf olunmalı. 6284 sayılı kanun etkin uygulanmalı.
- Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Kobane davası tutukluları, Kavala davası, Şerafettin Can Atalay ve Gezi dosyaları, Öcalan ve Gurban grubu kararları başta olmak üzere birçok kritik kararda bu bağlayıcılığın fiilen yok sayıldığı görülmektedir. Barışın toplumsallaşması ve adalet duygusunun onarılması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının istisnasız uygulanması, bireysel ve genel önlemlerin hızla ele alınması elzemdir.
- Terör, af, mahkum, gibi damgalayıcı, dışlayıcı kavramlar yerine dünya örneklerinde olduğu gibi geçiş dönemi adaleti, toplumsal yeniden entegrasyon, barış ve uyum düzenlemeleri gibi kapsayıcı kavramlar kullanılmalıdır.
- Göz altında kayıpların akıbeti açıklanmalı. Faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır.
- Boşaltılan köylere güvenli geri dönüşler sağlanmalı ve güncel değerler üzerinden tazminatları ödenmelidir.
- Köy koruculuğu sisteminin kaldırılması ve korucuların sivil alanlarda istihdamı hakikat ve adalet çalışmalarının temel başlıkları olmalıdır.
- Savaş politikalarına harcanan devasa kaynakların çatışmasızlık döneminde kırsal kalkınmaya, mayınlı arazilerin temizlenmesine, ekolojik ve adil kalkınma programlarına aktarılması sosyal adalet için zorunludur.
- Eşit yurttaşlık ve ayrımcılıkla mücadele yasası ihdas edilebilir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 12 No’lu protokol ve diğer uluslararası belgelerle uyumlu kapsamlı bir eşit yurttaşlık ve ayrımcılıkla mücadele yasası çıkarılmalıdır.
- Darbe ile ilgisi olmayan kamu görevleri iade edilmelidir. 7145 sayılı kanunla sürüklenen olağanüstü rejim sona erdirilmelidir.
EMEP 25 SAYFALIK RAPOR HAZIRLADI
EMEK Partisi (EMEP) Milletvekili İskender Bayhan, toplantıda öncelikle İmralı görüşmesinin konuşulmasının gerektiğini belirtti. Bayhan, “Buraya gelen bütün saray bürokratları, sivil, askeri ve istihbarat bürokratları bize İmralı’da bu sürecin mimarı olarak Abdullah Öcalan’ın oynadığı rolün önemini anlattılar. Şimdi biz o tutanak ve o bilgileri almadan rapor tartışmasını gerçekten çok anlamlı bulmuyoruz” dedi.
Bayhan, parti olarak 25 sayfalık bir rapor hazırladıklarını, raporu ziyarete dair bilgilendirme sonrası teslim edeceklerini söyledi.



