Yücel Demirer
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ekim 2025’ten bu yana sürdürülen uyuşturucu kullanıcılarına yönelik operasyonlar devam ediyor. Henüz bir mahkumiyet kararı yokken ünlü kişilere ilişkin bilgi ve görüntülerin medyaya servis edilmesi eleştiriliyor. Eğlence mekânlarında gerçekleştirilen ve neredeyse naklen yayınlanan baskınların hayat tarzına yapılan dolaylı bir müdahale olup olmadığı sorgulanıyor. Sızdırılan ifadelerle beslenen iktidar yanlısı basında İBB çevresinin konuyla giderek daha sık ilişkilendirilmesi bu operasyonların asıl amacına ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Bugüne kadar tartışmalar, ilk soruşturmanın gizliliği, kara paranın nasıl aklandığı, sürece kamu görevlileri ve siyasilerin katkısı çerçevesinde yapılmış olsa da uyuşturucunun kapitalist siyasallık içindeki yeri bunlardan daha derinlere gidiyor.
1933’te Almanya’da Hitler’in iktidara gelmesi tarihte eşine az rastlanan suçların işlendiği bir dönemin başlangıcı oldu. 70 milyon insanın ölümüne neden olan bu 12 yıllık dönemde uyuşturucu kullanımının devlet eliyle yaygınlaştırılması kritik bir rol oynadı.
Faşistler iktidara geldikleri dönemde Aryan ırkının saflığına zarar verdiği ve ulusal bilinci zayıflattığı gerekçesiyle uyuşturucu kullanımını yasaklamıştı. Uyuşturucuyla anılan kendilerinden önceki Weimar Cumhuriyeti’nde yaşanan ahlaki çöküşe karşı saf ve disiplinli bir toplumun savunuculuğuna soyundular ve belli bir aşamaya kadar başarılı da oldular. Bu konudaki propagandalarını Yahudilerin uyuşturucuya eğilimli olduğu safsatasıyla şekillendirdiler.
1’inci Dünya Savaşı ilerledikçe ve savaşın bedelleri giderek ağırlaştıkça Nazi rejimi, askerlerine ‘Pervitin’ olarak isimlendirilen ve metamfetamin içeren bir uyuşturucuyu sistemli biçimde kullandırtmaya başladı. Bu “mucize ilaç” dönemin simgesi haline geldi ve hem onu kullanan askerleri hem de savaşın seyrini derinden etkiledi. 1938’de Temmler Şirketi tarafından reçetesiz olarak piyasaya sürülen Pervitin elbette uyuşturucu olarak tanıtılmadı. Kullanana dinçlik veren, askerlerin dayanıklılığı ile moralini yükselten bir “destek” olarak sunuldu. İlacı içen askerlerin günlerce uyku ihtiyacı duymayışı, çok daha az yemekle yetinir oluşu ve eşi görülmemiş acımasızlık örneklerini gözünü kırpmadan sergileyişi, Pervitin’in giderek daha yaygın kullanımının önünü açtı.



