2025’te tekstil ve hazır giyim sektöründe gerileme yaşandı ve gerilemin süreceği tahmin ediliyor. 4 bin 500’den fazla şirket kapandı, 380 bin kişi işsiz kaldı. En önemli nedenlerden biri yüksek enflasyon. Öbür yandan çoğunlukla asgari ücretle işçi çalıştıran sektörün bu maliyetten bile kurtulmak için Mısır gibi ülkelere kaçışı da dikkat çekiyor.
HABER MERKEZİ – Geride kalan 2025 yılının dikkat çekici gündemlerinden biri tekstil sektöründe yaşanan sorunlardı. Tekstil sektörünün sürekli olarak kan kaybettiği kaydedildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılına dair verileri de sektörde yaşanan gerilemeyi gösteriyor.
T24’ün haberine göre, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) güncel verileri, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 6.3 düşüşle 16.8 milyar dolara gerilediğini gösteriyor.
Bununla birlikte geçen yıl itibarıyla tekstil ve maddeleri ihracatının yüzde 0,8 kayıpla 9,4 milyar dolar olduğu, deri ve deri mamulleri ihracatının ise yüzde 5,3 düzeyinde gerilediği belirtiliyor. Bu verilerden hareketle Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan emek yoğun dokuma sektörlerindeki toplam ihracat kaybının 1,5 milyar dolar olduğu hesaplanıyor.
Sektörün 2025’te dünya hazır giyim pazarındaki payının 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3’ün altına, Avrupa Birliği’ndeki (AB) payının ise 30 yıl sonra yüzde 5’in altına gerilediği kaydedildi.
Bu arada 2025 itibarıyla sektörünün dünya hazır giyim pazarındaki payı 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3’ün altına düşerken Avrupa Birliği’ndeki (AB) payı ise 30 yıl sonra yüzde 5’in altına geriledi.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan krizin istihdama yansıması ise doğrudan oluyor. 2025’te 4 bin 600 şirket kapandı ve 380 bin kişi de işini kaybetti.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclis Başkanı Şeref Fayat’a göre, bütün bu veriler, sektörde yaşanan olumsuzluklar 2026 yılının 2025’ten çok farklı olmayacağını gösteriyor.
ERDOĞAN’IN KAPISINI ÇALACAKLAR
Sektör temsilcilerine göre, bu olumsuz tablo nedeniyle hükümetin desteğine ve korumasına ihtiyaç var. Bu nedenle patronların hükümetten istihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 TL’ye, döviz dönüşüm desteğinin ise yüzde 10’a çıkarılmasını talep etmeye hazırlandığı kaydediliyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da 12 Aralık 2025’te KOBİ’lerde çalışan başına aylık 2 bin 500 liralık desteği 2026’da 3 bin 500 liraya yükselteceklerini, büyük ölçekli firmaları da programa dahil edeceklerini söylemişti. Bu istihdamın korunması veya işçi çıkarmanın önüne geçilmesi için 2026 için asgari ücrete yapılan yüzde 28 zammın yüzde 12’sinin hükümet tarafından karşılanacağı şeklinde yorumlandı.
×
İŞGÜCÜ MALİYETİNDEN KURTULMAK İÇİN MISIR’A KAÇIŞ
Yaşanan tabloda dikkat çekici husus ise, patronların en önemli şikayetinin esas olarak işgücü maliyetleriyle ilgili olduğu.
Sektörde yaygın ücret, asgari ücret seviyesi. 2025 itibarıyla, işverenler 22 bin 1204 liralık ücretlerin, sabit kurla ihracat kazançlarının gerisinde kaldığını ifade ediyordu. Bu ücretler Kasım 2025 itibarıyla güncel kurla yaklaşık 520 dolara denk geliyordu.
Şirketlerin her açıklamasıyla yeniden gündem olan bir diğer gerçek de “Mısır’a kaçış”. Sektör temsilcileri burada maliyetlerin 4’te 1’e düştüğünü ve şirketlerin bu sebeple üretimi Mısır’a kaydırdıklarını ifade ediyor. Gerçekte ise düşen tek kalem, işgücüne harcanan tutar. Mısır’da asgari ücret, güncel kurla 150 dolar dahi değil. Bu, Türkiye’de uygulanan asgari ücretin neredeyse 4’te birine, Türk lirası ile yaklaşık 6 bin 400 liraya denk geliyor.
Milyonların emeğinin hem ulusal hem de uluslararası şirketler aracılığıyla sömürüldüğü Mısır’da özellikle gençler ve kadınlar hiçbir güvenceleri olmadan çalıştırılıyor.
Böylece Türkiye’de tekstil sektöründe yaşanan gerilemede Mısır gibi işgücü maliyetinin ucuz olduğu ülkelere kaçış da belirleyici bir etken haline geliyor. Bunun güncel örneklerinden biri de sonbaharda sık sık gündeme gelen, Tokat’ta yüzlerce işçinin direnişe geçtiği Şık Makas olayıydı. Şık Makas’ın patronu Kolunsağ Ailesinin, makineleri söküp Mısır’a kaçışa hazırlandığı BİRTEK-SEN tarafından ifşa edildi. Yüzlerce işçiyi işsiz bırakan, tazminat ve kıdem haklarını gasp eden patron, yeni sömürülere yelken açmak istiyordu.
İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’ne göre giden şirketler hammaddeyi, ipliği de Türkiye’den getiriyor. Birlik verilerine göre ocak-nisan 2025 döneminde Türkiye’den bu ülkeye yapılan hammadde sevkiyatı yıllık yüzde 50 artış kaydetti. 2024’te Mısır’ın tekstil ve konfeksiyon ihracatının 3’te 1’ini Türkiye’den giden firmaların karşıladığı tahmin ediliyor.



