BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Onları görmeliyiz, onlar için konuşmalıyız” I

Jerusalem Post: Kürtlere destek vermek ahlaki bir meseledir

“Onları görmeliyiz, onlar için konuşmalıyız” I

Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan bir analizde, Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin kontrolündeki bölgelerde artan istikrarsızlığın yalnızca yerel dengeleri değil, İsrail’in güvenliğini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuluyor.

HABER MERKEZİ – İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesinde “Suriye Kürtleri hayatta kalma mücadelesi veriyor ve İsrail’in geleceği onların geleceğine bağlı” başlıklı bir analiz yayımlandı.

Paushali Lass imzalı analize göre, Kuzey Suriye’de Kürtlerin kontrolündeki bölgelerde yaşanan son gelişmeleri, bölgede yeni bir güvenlik krizinin habercisi olabilir. Lass’a göre, özellikle Deyrizor çevresinde IŞİD’li tutukluların serbest bırakıldığına dair haberler, cihatçı grupların yeniden güç kazanabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.

Fırat Nehri kıyısındaki Deyrizor’un yalnızca stratejik bir merkez değil, aynı zamanda tarihsel ve sembolik bir öneme sahip olduğu vurgulanan yazıda, bugün bu bölgenin Suriye iç savaşının yarattığı güç boşlukları ve nüfuz mücadeleleri nedeniyle istikrarsızlığın odak noktalarından biri haline geldiğine dikkat çekiliyor.

Lass, Kürtlerin öncülüğündeki Özerk Yönetim’in Kuzey ve Doğu Suriye’de görece istikrarlı ve çoğulcu bir yapı kurduğunu hatırlatıyor. Kadın hakları, yerel temsiliyet ve farklı etnik ile dini grupların yönetime katılımı, bu bölgeleri Suriye’nin diğer kesimlerinden ayıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Aynı yapıların, IŞİD’e karşı yürütülen mücadelede uluslararası koalisyonun sahadaki başlıca ortakları olduğu da vurgulanıyor.

דMezhepçilik ve otoriterlikle parçalanmış bir bölgede nadir görülen, çoğulcu ve nispeten istikrarlı yönetim sistemleri kurdular. Çok büyük bedeller ödeyerek IŞİD’e karşı ön cephelerde savaştılar. Ve jeopolitik çıkarlar her değiştiğinde terk ediliyorlar. Hayatları, güvenlikleri ve gelecekleri feda edilebilir olarak görülüyor.”

Buna karşın Lass, son dönemde Kürt bölgelerinden gelen ihlal iddialarına dikkat çekiyor. Yazıda, bazı silahlı grupların sivillere yönelik şiddet uyguladığı, yerleşimlerin zorla boşaltıldığı ve insan hakları ihlallerinin arttığı yönündeki raporlara yer veriliyor. Bu ihlallerin bir bölümünün, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el-Colani’ye [Ahmed el Şara] bağlı güçlerle ilişkilendirildiği belirtiliyor. Colani’nin Kürt haklarına saygı sözü veren açıklamalarına rağmen, sahadaki uygulamaların bu söylemlerle çeliştiği ifade ediliyor.

ANKARA’NIN ŞAM’A ETKİSİ YÜKSEK

Jerusalem Post’taki analizde Türkiye’nin rolü de önemli bir başlık olarak ele alınıyor. Lass, Ankara’nın Suriye’nin kuzeyinde doğrudan bir işgalden kaçınmakla birlikte, Kürt güçlere karşı faaliyet yürüten silahlı gruplar üzerindeki etkisi nedeniyle eleştirildiğini aktarıyor. Yazara göre Türkiye, bu yaklaşımıyla hem bölgesel nüfuzunu artırmayı hem de güvenlik kaygılarını yönetmeyi hedefliyor:

דKürtlere destek vermek yalnızca ahlaki bir tutum değildir; İsrail’in güvenliği meselesidir. Türkiye açıkça İsrail’e yönelik düşmanlığı körüklüyor, vekil güçler aracılığıyla bölgeyi istikrarsızlaştırıyor ve eski Osmanlı toprakları üzerinde nüfuzunu genişletmeye çalışıyor.

İsrail’in net biçimde duyması gereken mesaj şudur: Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze barış planını şekillendirmede bir ortak olarak seçildi. Ancak bugün her zamankinden daha iyi biliyoruz ki kendisi bölgesel istikrarsızlığın merkezî mimarlarından biridir. Bu, yanlış kurulmuş ittifaklara dair çarpıcı bir derstir.

İsrail’in Kuzey Suriye’de herhangi bir toprak hedefi yoktur. Ancak İdlib’den güneye uzanan, kesintisiz bir İslamcı kontrol kuşağının oluşmasını engellemek gibi hayati bir çıkarı vardır. Ezilmiş bir Kürt bölgesi yalnızca yerel bir trajedi değil; bölgesel sonuçları olan stratejik bir başarısızlıktır.”

İSRAİL’İN GÜVENLİK KAYGISI

Makale, Kuzey Suriye’deki gelişmelerin İsrail açısından da yakından izlendiğini vurguluyor. Lass, Kürt bölgelerinin zayıflamasının, Suriye’de İsrail sınırlarına doğru uzanabilecek yeni bir İslamcı kuşağın oluşmasına yol açabileceği görüşünün İsrailli güvenlik çevrelerinde dile getirildiğini aktarıyor. Özellikle Golan Tepeleri ve güney Suriye hattı, bu endişelerin merkezinde yer alıyor.

Yazıda ayrıca Kürtler ve Dürziler gibi azınlık grupların geleceğine dair belirsizliklere de dikkat çekiliyor. Bir özerk yapının çökmesinin, diğer azınlık bölgeleri için emsal oluşturabileceği uyarısı yapılıyor.

Paushali Lass, Batılı ülkelerin tutumunun henüz netleşmediğini, ancak Kürt yetkililerin Washington ve Avrupa’dan daha güçlü diplomatik ve güvenlik garantileri talep ettiğini aktarıyor. Yazara göre, Kuzey Suriye’deki kırılgan denge, önümüzdeki dönemde yalnızca bölgesel değil, daha geniş jeopolitik sonuçlar doğurabilecek bir aşamaya girmiş durumda.

Benzer Haberler

TÜGVA davasında tazminat kararı verilmişti l

Kılıçdaroğlu'nun tüm gayrimenkullerine haciz işlemi

Akın Olgun yazdı |

Bir bam teli olarak Rojava

“Bayrak indirme olayıyla” ilgili DEM Parti’yi hedef aldı l

Bahçeli: Uzatılan el, kalkan yumrukla yer değiştirebilir

Rojava’ya yönelik saldırılar: “Son derece haklı ve meşru” |

Erdoğan: İlgili kurumlarımız vasıtasıyla gerekli telkinlerde bulunduk

CHP’li Alp’ten saldırılara tepki |

“Enfal Suresi” ile başlayan hutbeye dikkat çekti: Bu bir soykırım çağrısı

Gündemde Suriye vardı |

Trump, Erdoğan’la görüştü