Middle East Forum Araştırma Direktörü Jonathan Spyer, Wall Street Journal’daki analizinde Şam yönetiminin DSG’ye yönelik saldırılarının IŞİD’lilerin serbest kalmasına ve örgütün yeniden güçlenmesine yol açabileceğini belirterek, “Bundan sonra yaşanacaklar hepimizi endişelendirmeli. ABD ve müttefiklerinin vermesi gereken bir karar var” dedi.
HABER MERKEZİ – Middle East Forum’da araştırma direktörü ve Middle East Quarterly dergisinin editörü Jonathan Spyer, Wall Street Journal’da Suriye’de yaşanan son gelişmelere ilişkin bir yazı kaleme aldı.
“IŞİD, Suriye’deki tehlikeli gidişattan güçlenerek çıkabilir” başlıklı yazısında Suriye’de yeni rejimin iktidara gelmesinden bu yana geçen bir yılda, etnik ve mezhepsel çatışmaların üç ciddi örneğine tanık olunduğunu belirten Spyer, Şam yönetimine bağlı güçlerin Mart ayında Alevilere, Nisan ve Temmuz aylarında ise Dürzilere karşı katliamlar gerçekleştirdiğini hatırlattı.
“Arap olmayanların ve Müslüman olmayanların yeni Suriye’de kendilerine bir yer bulup bulamayacakları belirsiz. Ancak azınlıkların önderliğinde özerklik ve merkezi olmayan yönetim neredeyse imkansız” diyen Spyer, Şam yönetiminin şimdi de Demokratik Suriye Güçlerini (DSG) hedef aldığını söyledi.
Spyer, Şam güçlerinin saldırıları sırasında yaşananlarla ilgili şunları kaleme aldı:
דŞam’ın DSG’ye karşı yürüttüğü kampanya hızla ilerledi. Hükümet ordusu, Arap çoğunluğun yaşadığı Deyr ez-Zur ve Rakka vilayetlerini hızla ele geçirdi. Ateşkes ilan edildi ve kaldırıldı. Şimdi resmen bir ateşkes daha yürürlüğe girdi, ancak hükümet güçleri bunu defalarca ihlal etti. Yeni Suriye ordusu, Kürt çoğunluğun yaşadığı Haseke vilayetinin kapısında.
Kobani gibi daha uzak Kürt bölgeleri, Şara’nın cihatçıları tarafından kuşatılmış durumda. Şam güçleri, ele geçirdikleri Kürt savaşçıları çoktan infaz etti ve bu cinayetleri internetten yayınladı. SDF, savaşçılarından bazılarının başının kesildiğini iddia ediyor. İki kaynak bana Şam güçlerinin sivilleri infaz ettiğini söyledi. Kürtler genel seferberlik ilan etti ve hükümet ordusunun ve ona eşlik eden aşiret milislerinin ilerlemesine karşı ana topraklarını savunmaya hazırlanıyorlar. Kobani ile iletişim kesildi. Kuşatma altındaki bölgede ne su ne de elektrik var. Sakinler, cihatçıların yakında gelmesinden endişe duyuyor.”
Spyer yazısında Şam güçlerinin DSG’nin kontrolündeki IŞİD’lilerin tutulduğu cezaevleri ve kamplara dönük saldırılarına da değiniyor.
“ŞAM GÜÇLERİ IŞİD TUTUKLULARINI KAÇMAYA TEŞVİK ETTİ”
Şam yönetiminin Kürt bölgelerine dönük saldırılarının ve yaşanan gelişmelerin sadece Kuzey ve Doğu Suriye’nin yönetim sistemi ile ilgili olmadığını aynı zamanda bu cezaevlerinin de bu gelişmelerin nedenlerinden biri olduğunu belirtiyor.
Spyer bu konuda şunları kaydediyor:
דDemokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) denetimindeki hapishanelerde, IŞİD mensupları ve aile üyelerinden oluşan yaklaşık 50 bin kişi tutuluyor. Bunlar arasında Batılı ve Orta Doğulu ülkelerden gelen cihatçılar da bulunuyor.
Hükümet güçleri, IŞİD savaşçılarının 24 bin yakınının yaşadığı El-Hol kampını ele geçirdi. Hükümet güçlerinin, tutulan kişileri zafer sevinciyle bağırarak karşıladığı ve kaçmaları için teşvik ettiği görüntüler ortaya çıktı. Haseke’deki Şaddadi Hapishanesi’nde ise hükümet güçlerinin saldırıları sayesinde yüzlerce IŞİD savaşçısı özgürlüğüne kavuştu.”
ABD VE MÜTTEFİKLERİ BİR KARAR VERMELİ
Gelinen nokta için “ABD ve müttefiklerinin vermesi gereken bir karar var” diyen Syper, devamla şunları belirtiyor:
דYa Suriye’nin İslamcı hükümetinin dilediğini yapmasına izin verecekler ya da Sayın Şara’ya, kuzeydoğu Suriye’deki işgal ve katliamın kabul edilemez olduğunu ve bunun yaptırımlar ile karşı önlemleri tetikleyeceğini söyleyecekler.
DSG’nin yenilgiye uğraması halinde, Suriye’nin İslamcı otoriteleri kuzeydoğu genelinde hakimiyetlerini genişletecek ve IŞİD mensuplarının tutulduğu yerlerin yeni sorumluları haline gelecek.
DSG’nin bir dönem Suriye’nin en istikrarlı ve en akılcı şekilde yönetilen bölgesini inşa ettiği 15 yıllık çabanın hüzünlü bir sonu olacak. Bunun yerini ise büyük olasılıkla cihatçı kaos, Kürt kadın savaşçıların öldürülmesi ve yüzlerce IŞİD’linin cezaevlerinden kaçıp yeniden toparlanması alacak. Bundan sonra yaşanacaklar hepimizi endişelendirmeli.”



