BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Kobanî’de acil gıda yardımına ihtiyaç var” |

Ayşegül Doğan: Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz; öfkemizin nedeni bu

“Kobanî’de acil gıda yardımına ihtiyaç var” |

Kuşatma altında olan Kobanî’de su, elektrik ve internet olmadığına, acil gıda yardımına ihtiyaç olduğuna dikkat çeken DEM Parti Sözcüsü Doğan, “Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz, olmamalı. İsyanımızın da öfkemizin de nedeni budur ve bu yalnızca Kürt’e yönelik bir tehdit değildir. Bu bir insanlık meselesi. Yarın IŞİD zihniyetiyle karşı karşıya kalmak istemeyen herkese sorumluluk üstlenme çağrısı yapıyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, gündemdeki konuları değerlendirmek üzere partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Doğan, DEM Parti’nin Eş Genel Başkanlarından oluşan bir heyetin önümüzdeki haftanın başından itibaren siyasi partileri ziyaret edeceğini duyurdu. Doğan, görüşmelerde Rojava’daki izlenimlerin aktarılacağı ve aynı zamanda çözüm masasının güçlendirilmesi için çağrıların yapılacağını belirtti.

Ayşel Doğan, Diyarbakır’da 24 Ocak’ta yapılması planlanan mitingin valilik tarafından yasaklanmasına, CHP’nin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında hapis cezasının verilmesine ve çok sayıda internet sitesi ile gazetecinin sosyal medya hesabına erişim yasağının getirilmesine tepki göstererek, “Bunlar çok denendi. Erişim engelleri, yasaklamalar, gözaltı, darp, işkence, kötü muamele ve daha burada hatırlamaktan dahi hicap duyacağımız pek çok insanlık dışı yöntem denendi bugüne kadar. Haklı bu mücadelenin bastırılması, sindirilmesi başarılamadı” dedi.

Geçici Şam hükümetinin 6 Ocak’tan beri Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgelerine yönelik devam eden saldırıları dolayısıyla DEM Parti’nin bir kriz koordinasyonunu oluşturduğunu belirten Doğan, “Bir yandan iç dış diplomasiyi sürdürmeye çalışıyoruz. Öte yandan halkın haklı itirazının yanında durmaya çalışıyoruz. Bir de tabii bir yanında da bu işin ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ var. Biz genel olarak tüm bu yaşananların ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalama girişimi olarak görüyoruz. Sabote etme girişimi olarak görüyoruz. Ve onun yürüyebilmesi, sürecin devam edebilmesi için de gerekli çalışmaları yapmaya çalışıyoruz. Bunların birbirinden ayrılmaz hale nasıl dönüştüğünü görüyorsunuz” diye konuştu.

GÖZALTILARA TEPKİ: ROJAVA PROTESTOLARINI KUŞATMAK, SADECE ÖFKEYİ KABARTIR

Şam hükümetinin saldırılarının protesto edilmesi nedeniyle Türkiye’de 20 Ocak’tan bu yana İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 356 kişinin gözaltına alındığını, 35 kişinin tutuklandığını, 45 kişinin ise adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığını belirten Ayşegül Doğan, devamında şunları söyledi:

דYine bize gelen bilgilere göre en az 417 kişi gözaltına alınmış, en az 60 kişi tutuklanmış ve hâlihazırda en az 100 kişi gözaltında. Viranşehir’de 2,5-3 aylık bebeğin anne babası Sevgi Talay ve eşi Serhat Talay da gözaltında. Şimdi 2,5 aylık bebeği olan bir annenin vicdanı Rojava’da yaşananları kabul etmiyor ve bunun için o yürüyüşlere katılıyor. Demokratik bir biçimde tepkisini ortaya koyuyor. Anneye yapılan muamele ne?

Buradan İçişleri Bakanlığı’na seslenmek istiyoruz. Bunu yapmayın. Bu gözaltılar, tutuklamalar, kötü muamele, işkence; bunlar gerçekten suç. Asıl suç bu. Bunu yapmaktan vazgeçin. Yani baskıyla, sansürle, kötü muameleyle bu sesleri susturamayacağınızı siz de tecrübe ettiniz. O yüzden bir daha açıkça çağrımızı yapıyoruz. Rojava protestolarını böyle kuşatmak, hak değilmiş, meşru değilmiş gibi davranmak ya da o protestolardaki kalabalığın artmaması için gözdağı vermek, yasak kararı almak ancak ve ancak öfkeyi kabartır. Bunu yapmayın. Ne sansürü, ne kötü muameleyi, ne de işkenceyi kabul ediyoruz. Ve aynı zamanda da hukuka uyun, mevcut hukuka uyun en azından.”

“KÜRTLER SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA HORTLAYAN IRKÇILIK VAR”

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve Rojava hakkında açıklamaların yapıldığını ve DEM Parti’nin nerede durduğunun sorulduğunu belirten Ayşegül Doğan, şunları söyledi:

“DEM Parti olarak şöyle düşünüyoruz. Kürtler söz konusu olduğunda ne yazık ki çok kolay hortlayan bir ırkçılık var. Kürtler söz konusu olduğunda bu normalleştirilmeye çalışılıyor. Kürt herhangi bir statüye ya da demokratik bir kazanıma sahip olmasın diye hızlıca ortaklaşabilenler olduğunu da gördük bu süre zarfında.

Üstelik bunun yalnızca Kürt karşıtlığı olmadığını söyledik. Dedik ki bu hukuksuzluktur. Kime yapılırsa yapılsın bunun karşısında durmak gerekir. Bu bugün DEM’e, bugün Kürtlere yöneliyor ya da bugün DEM’in temsil ettiği değerlere yöneliyor. Yarın bunun dışındaki geniş bir çeperde herkes bunun öznesi olabilir. Herkes buna maruz kalabilir.

Gerginlik üreten, tedirginlik yaratan, güvensizliği pekiştiren, dostluktan uzaklaştıran, çözüm arayışının yerine yeniden kavgayı hatırlatan, onun referanslarını esas alan bir dil kullanılıyor. Dille ilgili de çok uyarı yaptık. Yineliyoruz. Bu dil dostluğun dili değil. Bu dil çözüm arayışının dili değil. Bu dil mesafeleri yakınlaştırmaz. Bu dilden, tümden kopuşu gösteren somut emarelere ihtiyacımız var.”

×

“AMBALAJ HTŞ, ZİHNİYET IŞİD OLAMAZ; ÖFKEMİZİN NEDENİ BUDUR”

Geçici Suriye hükümetinin Rojava’da yaptıklarına dikkat çeken Ayşgel Doğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Ambalaj HTŞ Suriye’de… Geçici yönetim HTŞ, öyle değil mi? Peki Suriye ordusunun yaptığı işleri görüyorsunuzdur. Takip edemeyenler, görmeyenler için söyleyelim. Geçenlerde IŞİD’e karşı savaşmış SDG’li Arapların mezar taşları tahrip edildi. Mezarlara saldırdılar. IŞİD’e karşı savaşan SDG’li Araplardan Suriye ordusu mensupları neden rahatsız? Eğer IŞİD niyetini taşımıyorlarsa neden rahatsız olduklarını ifade etmek durumundalar.

Bu soruyu niye buradan soruyoruz? Çünkü bize alanda soruluyor. ‘Türkiye neden Kürtler yerine HTŞ tercihi yaptı’ diye soranlara yanıt vermesi gerekenler ülkeyi yönetenler, biz değiliz, bu tercihi yapanlar. Bize Milli Savunma Bakanı’nın yaptığı açıklama soruluyor. Eğer destek istenirse gitmeye hazırız. Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar soruluyor. Bunlara tepki duyuluyor. Bunlara yanıt vermesi gereken iktidar bugün.

Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz, olmamalı. İsyanımızın da öfkemizin de nedeni budur ve bu yalnızca Kürt’e yönelik bir tehdit değildir. Bu sadece Kürtlük meselesi değildir. Bu bir insanlık meselesi. Kadınlara dönük vahşet, zorla yerinden etme, katliam tehdidi karşısında kimseye suskunluk dayatılamaz.

“KÜRTLER ÖFKELİ, KIZGIN, KIRGIN”

Yine içeride barış, dışarıda savaş nasıl olacak? Bu sorunun yanıtı da açık. Biz diyoruz ki içeride, dışarıda, her yerde barış, eşitlik ve sahici bir kardeşlik. Eşit bir kardeşlik. Bakınız, Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar Türkiye’deki Kürtlerde yeni bir kırılma yarattı diye konuşuluyor günlerdir. Evet, insanlar ayakta. Evet, yeni bir kırılma yarattı.

Kürtler öfkeli, kızgın, kırgın. Bu kırılma derinleştirilmemeli çünkü bu sadece bir güven krizi değil. İktidarın zaten sorgulanan süreçle ilgili samimiyetine, sahiciliğine yeni bir gölge düşmüş oldu. Bu gölgeyi kaldıracak olan da sorumlular. Bunu onarmak iktidarın sorumluluğunda.

Şu anda maalesef Türkiye’de Kürtlerin her kazanımı sanki Türkiye’ye karşı bir millî güvenlik tehdidiymiş gibi görülüyor. Öyle bir zihniyet daha baskın. Oysa bakın, ambalajı HTŞ, zihniyeti IŞİD olan bir yapılanma Türkiye’nin sınır komşusu olmak üzere. Bunun önümüzdeki yıllar içerisindeki etkileri şimdiden öngörülmez ve buna ilişkin tedbirler alınmazsa yarın gerçekten çok geç olabilir.

O yüzden biz DEM Parti olarak diyoruz ki; mesele açık, aslında fazla söze de gerek yok. Kime yapılırsa yapılsın haksızlığın karşısında durmalıyız. Kürtlere, Alevilere, Dürzilere haksızlık yapılıyorsa vicdanlı insanlar olarak tepkimizi ortaya koymalıyız ve haksızlığa uğrayanlarla dayanışmalıyız. Onlara sahip çıkmalıyız. Buradan yarın IŞİD zihniyetiyle karşı karşıya kalmak istemeyen herkese sorumluluk üstlenme çağrısı yapıyoruz.”

Benzer Haberler

İran Başsavcısı’dan “800 idam” yalanlaması |

Trump: ABD savaş gemileri İran için yolda

Almanya’da tedavi görüyordu |

Kürt siyasetçi Selim Sadak yaşamını yitirdi

‘Gerçeklerin halka aktarılması engellenmek isteniyor’ l

Nusaybin'de gözaltına alınan 5 gazeteci serbest bırakıldı

Papel Elektronik Para’ya operasyon:

41 kişi gözaltı kararı, TMSF kayyum olarak atandı

Hatimoğulları ve Bahçeli’den karara tepki l

Ahmet Özer'e 6 yıl 3 ay hapis cezası

“Kobanî’de acil gıda yardımına ihtiyaç var” |

Ayşegül Doğan: Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz; öfkemizin nedeni bu

Özel’den mahkeme heyetine tepki |

Diploma iptali: İmamoğlu’nun açtığı dava reddedildi

Komisyonda özeti okunmuştu |

Öcalan ile görüşmenin 16 sayfalık tutanakları paylaşıldı