24 Ocak’ta uzatılan ateşkesin üçüncü günü. Şam yönetime bağlı güçlerin ateşkese rağmen Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük kuşatma ve saldırıları devam ediyor. Saldırılar özellikle Kobanî’ye bağlı köylerde yoğunlaşırken, dün Şam güçlerinin Xerabeşk köyüne düzenlediği saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 5 sivil yaşamını yitirdi. Yaşananlar uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırırken, başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok kentinde Rojava ile dayanışma eylemleri düzenleniyor.
ÖZETLE: Şam yönetimine bağlı güçlerin saldırıları gölgesinde 20 Ocak akşamı ilan edilen 4 günlük ateşkes, 24 Ocak’ta uluslararası güçlerin garantörlüğünde 15 gün uzatıldı. Ancak kuşatma ve saldırılar durmadı. Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Hasekê ve Kobanî kırsalında Şam bağlantılı grupların gerilimi tırmandırdığını ve ateşkesin 20’den fazla kez ihlal edildiğini açıkladı. Saldırılarda sivil yerleşimler de hedef alındı, Xerabeşk köyüne düzenlenen saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 5 sivil yaşamını yitirdi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Orta Doğu Sözcüsü Rola Emin ise saldırılar nedeniyle Kuzey ve Doğu Suriye’de 100 binden fazla kişinin yerinden edildiğini bildirdi.
11.42 – DİE LİNKE MİLLETVEKİLİ KOÇAK’TAN AVRUPA’YA “AÇIK ÇAĞRI”
Almanya Sol Parti (Die Linke) Federal Milletvekili Ferat Koçak, MA‘ya yaptığı açıklamada Rojava’ya yönelik saldırılara Avrupa’nın sessizliğine tepki gösterdi.
“Avrupa kısa vadeli siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna Kürtlerin güvenliğini ve insan haklarını ikinci plana atıyor” vurgusunda bulunan Koçak, “Bu tutum hem adaletsizdir hem de Avrupa’nın demokrasi iddiasını inandırıcılıktan uzaklaştırmaktadır. Avrupa’ya çağrım açıktır: Değerlerden söz ediyorsanız, bugün Rojava’nın yanında durmak zorundasınız. Çünkü Rojava’nın savunduğu demokrasi, kadın özgürlüğü ve ekolojik yaşam, hem Suriye barışı hem de bölgesel istikrar için gerçek bir çıkış yoludur” dedi.
11.33 – BM SÖZCÜSÜ DUJARRIC: ETNİK TEMELLİ ŞİDDET ENDİŞE VERİCİ
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Rojava’ya yönelik saldırılarda “etnik temelli şiddetin endişe verici” olduğunu ve durumu yakından takip ettiklerini açıkladı.
Basın toplantısında Rûdaw muhabirinin sorusuna yanıtlayan Dujarric, “Etnik temelli şiddet raporlarını gördük ve bunlar oldukça endişe verici. Şehirden sorumlu olan hükümetin görevi, ayrım yapmaksızın tüm vatandaşların güvenliğini sağlamak ve onları korumaktır. Ayrıntılı bir soruşturma yapılması gerekiyor ve bu bizim takip ettiğimiz bir konudur” dedi.
10.56 – QAD: SESSİZLİK CAN ALIYOR, KİTLESEL KIYIMLARIN ÖNLENMESİ İÇİN ACİL ÇAĞRI
Qad-Barış Araştırmaları Derneği, hükümetleri, uluslararası kurumları ve küresel kamuoyunu, Rojava’da Kürt halkı ve diğer topluluklara yönelik “yakın bir kitlesel vahşet ve yıkım riski bulunduğu konusunda acilen uyarmak amacıyla” bir bildiri yayımladı.
Saldırıların “insanlığa karşı suçlar ve etnik temizlik kapsamına girebilecek nitelikte” olduğu belirtilen bildiride şu ifadeler yer aldı:
“Uluslararası toplumun süregelen eylemsizliği ve tepkisizliğinin sonuçları yıkıcı ve geri döndürülemez olacaktır. Bu nedenle, şimdi harekete geçmek hem hukuki bir yükümlülük hem de ahlaki bir sorumluluktur. Tarih, yalnızca şiddetin faillerini değil, müdahalenin hayat kurtarabileceği bir anda sessizliği tercih edenleri de yargılayacaktır.”
09.44 – ULUSLARARASI AYDIN VE SANATÇILARDAN ROJAVA ÇAĞRISI: KÜRTLERİN HAKLARINI TANIYIN
Aralarında Nobel ödüllü yazar J. M. Coetzee, aktör Sir Stephen Fry ve PEN Uluslararası Başkanı Burhan Sönmez’in de bulunduğu aydın ve sanatçılar, Suriye’de yaşanan sorunlara barışçıl çözüm bulunması ve Rojava’daki Kürtlerin haklarının tanınması çağrısı yaptı.
Çağrıda, toplumun tüm kesimlerinin demokratik haklardan yararlandığı bir ülke yaratma hayalinin, yeni rejimin azınlıklara yönelik tek taraflı ve otokratik yaklaşımıyla engellendiği belirtildi. Suriye’de yıllarca süren iç savaşın büyük acılara yol açtığı, varolan anlaşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesi ve halkın özgürlük talebinin dikkate alınması gerektiği vurgulandı.
Çağrı metnine imza atanlar şöyle: J. M. Coetzee (Nobel Ödüllü yazar), Naomi Klein (Yazar), Brian Eno (Müzisyen), Sir Stephen Fry (Aktör, yazar), Roberto Saviano (Gazeteci), Yanis Varoufakis (Ekonomist), Siri Hustvedt (Yazar), Philippe Sands (Hukukçu, yazar) ve Burhan Sönmez (Yazar, PEN Uluslararası Başkanı).
Uluslararası güçler ve kamuoyuna Rojava çağrısı | “Sessizlik can alıyor, acil harekete geçin”
08.29 SENATÖR GRAHAM’DAN SURİYE AÇIKLAMASI

ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Rojava’ya dönük saldırılara karşı açıklamalarını sürdürdü.
Daha önce de bu konuda Trump yönetiminin tutumunu eleştiren, saldırıların IŞİD tehlikesini yeniden canlandıracağını belirten, Şam yönetimine Sezar Yaptırımları hatırlatmasında bulunan ve Kürtlerin desteklenmesi gerektiğini ifade eden Graham, bu kez de “Şu tehlikeli dönemde Amerika’yı güvende tutacak doğru kararları almaları için Başkan Trump ve ekibi adına dua ediyorum” dedi.
Graham, X’te paylaştığı mesajında şunları belirtti:
דTarih bize doğru kararın, Amerika’nın yanında duran ve ortak davamız için fedakârlık yapanların yanında durmak olduğunu gösteriyor. Tarih aynı zamanda kötülüğün tolere edilemeyeceğini, onun yenilmesi gerektiğini de söylüyor. Bingazi’de insanlarımızı terk ettiğimizde mideme oturan o hissi hâlâ hatırlıyorum. Bunu ölünceye kadar Hillary Clinton’a karşı içimde tutacağım. “Bizim insanlarımız” derken, baskı karşısında Amerika’nın dostu olabilecek olanları da kastediyorum: İran’daki protestocuları ve cesur Kürtleri. Bunlar zor kararlar. Ancak İran halkını ve cesur Kürtleri yüzüstü bırakmak, bana göre Bingazi’nin milyon katı olur.”
01.43 – AVRUPA’NIN DÖRT BİR YANINDA ROJAVA DESTEK EYLEMLERİ
Avrupa kentlerinde Kürtler ve dostları, Şam hükümeti güçlerinin Rojava’ya yönelik saldırılarını protesto etmek için alanlara çıktı. On binlerce kişi, katıldıkları miting ve yürüyüşlerle uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya çağırdı.
Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre, İsveç, Hollanda, Belçika, Danimarka, Belçika ve Finlandiya’da düzenlenen yürüyüşle Rojava direnişine destek verildi.
×
“ATEŞKES ANLAŞMASI” VE ŞAM YÖNETİMİ İLE GÖRÜŞMELER
Şam hükümetine bağlı güçler, 16 Ocak’ta Halep’in doğusundaki Dêr Hafir’ı hedef almış ardından da Tabka ve Rakka’ya saldırı başlatmıştı. Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, 18 Ocak’ta varılan bir mutabakatla, tüm cephelerde ateşkes ilan edildiğini ve DSG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve siyasi-idari adımları içeren 14 maddelik bir çerçeve üzerinde uzlaşıldığını ileri sürmüştü.
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi aynı gün yaptığı açıklamada, “Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için Dêrazor ve Rakka güçlerini Hesekê bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Bizler bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız” ifadelerini kullanmıştı.
Ardından 19 Ocak‘ta Abdi, Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasında Şam’da bir görüşme gerçekleşmiş ancak olumsuz sonuçlanmıştı.
Görüşmeye katılan YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrin, “Bize ‘Hesekê ve Kobani’yi derhal boşaltın, silahları bırakın ve orduya tek tek katılın’ dediler. Bunu bir oldu bittiye getirmek istediler ki belli ki önceden planlanmıştı. Bu teslimiyet dayatmasını kabul etmedik” demişti.
ABD’nin arabuluculuğu sonrası 20 Ocak’ta 4 günlük ateşkes ilan edilirken, Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 22 Ocak’ta Erbil’de Tom Barrack ve CENTCOM yetkilileriyle görüşmüştü.
Barrack, görüşmenin 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ele alındığını ve tarafların ateşkesin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını duyururken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la da ateşkes konusunda görüştüklerini açıklayan Abdi ise “Mevcut ateşkesi korumak ve gerçek bir entegrasyonu sağlamak için tüm imkânlarımızla ve ciddi bir şekilde çalışacağız” demişti.
Şam hükümeti ve DSG, 24 Ocak akşamı yaptıkları açıklamalarda, ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurmuştu.
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, dün Şam güçlerinin saldırıları ile birlikte yaşanan son durum ve dün ilan edilen 15 günlük ateşkese ilişkin açıklamalarda bulundu. Abdi, Şam yönetimi ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi ve birçok konuda mutabakat sağlandığını açıkladı. “Anlaşmaya göre, Suriye hükümet güçleri Kürt şehirlerine girmeyecek, ancak kurumlarımız hükümet kurumlarıyla birleşecek” diyen Abdi, Şam yönetimine Savunma Bakan Yardımcısı ve Haseke Valisi de dahil olmak üzere hükümet pozisyonlarına atanacak isimler önerdiklerini ama henüz mutabakat sağlanmış bir listenin olmadığını söyledi. Abdi, “Kobani ve Qamışlo için istediklerimizi Afrin ve Serekanîye için de istiyoruz. Sonuç alana kadar direnişe devam edeceğiz” dedi.



