BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti’den CHP’ye Rojava ziyareti |

Kobanî'ye insani yardım için "sınır kapısını açın" çağrısı

DEM Parti’den CHP’ye Rojava ziyareti |

DEM Parti Eş Genel Başkanları Hatimoğulları ve Bakırhan, Rojava’ya yönelik kuşatma ve saldırıların gündemde olduğu siyasi parti ziyaretleri kapsamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmek üzere CHP Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında hem Bakırhan hem de Özel, kuşatma altındaki Kobanî’ye insani yardımların ulaşması için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Şam güçlerinin kuşatma ve saldırılarını sürdürdüğü Rojava’daki gelişmeleri gündeme alacakları siyasi parti ziyaretleri kapsamında ilk ziyareti Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) gerçekleştirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan ve Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli’den oluşan DEM Parti heyetini, CHP Genel Merkezi’nde partinin Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’nin aralarında olduğu CHP heyeti karşıladı.

Heyet daha sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmek üzere toplantının yapılacağı salona geçti.

Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında konuşan Tuncer Bakırhan, sözlerine Halep’te Kürt mahallelerine dönük saldırıların başladığı günden buyana yaptığı “yapıcı ve sağduyulu açıklamaları” nedeniyle Özel’e teşekkür ederek başladı.

MESELE MÜZAKERE İLE ÇÖZÜLMELİ

Kuşatma altındaki Kuzey ve Doğu Suriye’de bir insanlık dramı yaşandığını belirten Bakırhan, “Deyim yerindeyse ateşe benzinle gidenler var bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var. Biz oradaki çatışmanın şiddetin son bulmasını, meselenin diyalogla müzakere ile barışçıl bir şekilde çözülmesini istiyoruz” dedi.

NEFRET KORUSU KÜRT KARŞITI BİR ALGI OLUŞTURMAK İSTİYOR

Türkiye’de Suriye’de yaşanan son gelişmelere üzerinden geliştirilen Kürt karşıtı söyleme tepki gösteren Bakırhan, şunları belirtti:

דAma maalesef Türkiye’de bir nefret korosu var ve sabah akşam Kürt karşıtı propaganda yapıyorlar. Suriye’de sanki demokratik bir rejim ve zemin var da Kürtler oyunbozanlık yapıyormuş gibi bu koro 24 saat Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor.

Tekrar ediyoruz: Kürtler hiçbir zaman yaşamış olduğu ülkelere ve komşu ülkelere tehdit olmadılar.  Bundan sonra da olmayacaklardır. Kürtlerin bölgede yaşadıkları hiçbir ülkenin değerleriyle, bayrağıyla, sembolleri ile bir sorunları yok. Bu da iyi bilinsin. Bunun üzerinden yıpratmaya dönük oluşturulmaya çalışılan algıları da kabul etmiyoruz.

100 yıldır bölgede çok kirli bir oyun oynanıyor. Aslında bu oyunu bilmeyen yok. Bölgede halkları kabul etmeyen, halklara isyan ülkelere de onları bastırma zemini bırakılmış. Bu oyun ülkeye savaş, kan ve çatışma getirdi. Artık yüzyıldır devam eden bu oyunu, bu kısır döngüyü kırmak gerekiyor.

27 ŞUBAT ÇAĞRISI KISIR DÖNGÜYÜ ORTADAN KALDIRMAYA DÖNÜKTÜ

27 Şubat’ta sayın Öcalan’ın yapmış olduğu çağrı da tam da bölgede 100 yıldır oynanan bu kısır döngüyü ortadan kaldırmaya dönüktü. Ama maalesef tam bu süreçte Halep’te bir sabotaj gerçekleşti. Kürtler saldırı altında kaldı, göç etmek zorunda kaldı. Birileri istiyor ki halklar sürekli çatışsın, hegemonik emperyal güçler de bu çatışmalardan rant elde etsin.

Ama Kürtler Suriye’de Araplarla çatışmak istemedikleri için Halep’i terk ettiler. Büyük ve tehlikeli bir oyun var. Biz DEM Parti olarak bu oyunun farkındayız. Umarız iktidar da halkları karşı karşıya getiren emperyal güçlerin çıkarına oluşturulan bu zemini görür ve bu oyunların olmaması için de üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir.

Suriye bizim için önemli ülkemizi de yakından ilgilendiriyor. Suriye’deki rejimin karakteri de çok önemlidir. Suriye’de rejim selefi mi olacak? Kadın düşmanı, Kürt düşmanı, Dürzi, Alevi düşmanı mı olacak yoksa demokratik mi olacak Türkiye’yi de yakinen ilgilendiriyor.

DEM Parti olarak Suriye’de selefi bir zemin ve mantık yerine demokratik, Arapları, Kürtleri, Alevileri, Dürzileri, kadınları kapsayan demokratik bir zemin oluşmasının mücadelesini veriyoruz.”

İNSANİ KORİDOR ÇAĞRISI

Şam güçlerinin saldırıları ile birlikte yaşanan insani krize dikkat çeken Bakırhan, Kobani başta olmak üzere Suriye’de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerektiğini bunun için de Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarının açılması çağrısında bulundu.

Bakırhan şunları belirtti:

“Suriye’de bugün sahada ciddi bir insani kriz var. Özellikle Kürtlerin yaşamış olduğu kentler abluka altında. En başta da Kobani’de ciddi bira abluka var. Elektrikler yok, sular akmıyor, çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor. Ateşkes olmasına rağmen ciddi çatışmalar var. Kürtler kendi kentlerinde yaşamasına rağmen bir türlü rahat bırakmıyorlar.

Bunun için Kobani başta olmak üzere Suriye’de Kürtlerin yaşamış olduğu yerlerde acil insani koridorların açılması gerekiyor. Türkiye Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir. Daha önceki Kobani kuşatmasında da Murşitpınar sınır kapısı açıldı. Oradan geçişler sağlanıldı. 25 milyon Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye’nin tekrar bu kapıların açılmasını önüne koyması gerektiğini, oradaki insanlık dramını giderecek bir pratik içerisinde olması gerektiğini belirtmek istiyorum.

Suriye’de ateşkes var ama bir türlü ateş kesilmedi. Ateşkesin sürmesi gerekiyor. Sorun diyalog ve müzakere ile çözülmeli. Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde kullanmalı. Kürtlerin de demokratik hak ve özgürlüklerini gören bir süreç içerisinde olmalıdır. Siz de izlediniz SDG’nin çıktığı bölgelerden IŞİD bayrakları açıldı. Türkiye kamuoyuna şunu söylemek istiyoruz: IŞİD sadece Kobani için bir tehdit değil Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan insanlarımızın tamamı için bir tehdittir.”

ÖZEL: MÜRŞİTPINAR SINIR KAPISI AÇILMALI

CHP lideri Özel’de Kobanî’ye insani koridor için Bakırhan’la benzer bir çağrı yaptı. Özel, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması gerektiğini belirtti.

Özel şunları söyledi:

דSiyaset konuşmak ve çözüm üretmek için yapılır. Siyaset barış, kardeşlik ve dostlu üzerinden yarınları kurmak için yapılır. Biz Türkiye’de süreç başladığı andan itibaren ve Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye’nin barışı ile Suriye’nin barışını iç içe gördük. Bunun dışında bir şey düşünmek akılla, mantıkla bağdaşır bir durum değildir. Suriye’de bir an önce istikrarın sağlanmasını, hem Türkmenleri hem Arapları hem Kürtleri hem Alevileri hem Dürzileri kapsayan, anayasal güvence altına alan ve barışı hakim kılan bir çözümden yana olduk. Bu durum Türkiye’nin barışına katkı sağlayacaktı.

SINIR ÇİZGİLERİ KARDEŞLİĞİ ORTADAN KALDIRMIYOR

Daha önce de de söyledim. Ortada bir sınır çizgisinin olması iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor.  Sınırın iki yanında akrabalar yaşadığı gibi Türkler, Türkmenlerin de Kürtlerin de Arapların da her birimizin akrabaları olduğunu ve onlarla aramızda oluşabilecek hukukun sadece kardeşlik hukuku olduğunu görmemiz lazım.

Türkiye’de altı sekiz milyon Arap yaşıyor ama zaman zaman işte Suriye’deki karışıklıklar onun yarattığı iç göç Türkiye’deki sığınmacı problemleri yüzünden sanki bir Arap düşmanlığı yükseliyor. Türkiye’de Kürt kardeşlerimiz hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu unsurları olarak birlikte yaşıyoruz. Ama işler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler birazcık ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar ve biraz önce Sayın Genel Başkan’ın da ifade ettiği gibi bir nefret söylemine varan Kürtleri kıracak onları rencide edecek bir dil kullanıyorlar.

Bunların tamamını reddediyoruz. Biz burada üç eş genel üç iki eş genel başkan bir genel başkan yan yana duruyoruz. Burada bir Türk bir Arap bir Kürt var ama hepimiz biz kardeşiz.

Ve bizim ürettiğimiz siyaset düşmanlık üretemez. Düşmanlık üzerinden gerilim üzerinden beslenemez.

Bir yandan Türkiye’den yardım konvoylarının çıkmış olmasını Halep üzerinden Aynel  Arap’a, Kobani’ye ulaştırılacak olmasını ulaştırılıyor olmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı bu hale kim getirdi bir de ona bakmak lazım. Yani orada bir takım yol verip de ondan sonra  orada şehirler kuşatılınca elektrikler kesilince beş çocuk soğuktan donunca insanlar açlığa sürüklenince buradan yardım tırları yollamak yerine bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkan tanımayıp hep söylediğimiz gibi diyaloğu ve çözümü ön plana almak gerekiyor Suriye’de de.

Ama bir yandan da şunu söylemek lazım. Şehirlerin kuşatıldığı zamanda gidecek bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak yoksa başkalarının eline mi geçecek? Bundan dolayı da endişeliyiz. Bu sırada içeride de görüşmede de konuştuk.

Bu yardımların Öncü Pınar’dan Halep’e Halep’ten Aynel Arap’a  Kobane’ye ulaştırılmasının dışında çok daha pratik lojistik olarak da aklın gereği olan çok daha garanti bir yol  var. Mürşit Pınar sınır kapımız var. Mürşit Pınar sınır kapısı açıldığında zaten yardımlar ulaşması gerektiği yere ulaşıyor.

Bir kuşatma kalmaksızın Mürşit Pınar sınır kapısının insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılması ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz.”

DEM Parti heyeti gün içerisinde aynı gündemle KESK, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve Türkiye Barolar Birliği’ni (TBB) ziyaret edecek.

STK ziyaretlerini yapacak heyette DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Hukuk Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Elif Bulut ile HDP Eş Genel Başkanı Sultan Özcan yer alacak.

Benzer Haberler

İşkence ile gözaltına alındı, tedavi edilmeden tutuklandı |

Durumu ciddiyetini koruyor: Koç Ankara’ya sevk edildi

Aziz İhsan Aktaş davasında ilk gün l

Belediye başkanları cezaevinden, Aktaş evinden geldi

Gündemde Rojava ve Suriye var |

Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, Fidan'la görüştü

DEM Parti’den CHP’ye Rojava ziyareti |

Kobanî'ye insani yardım için "sınır kapısını açın" çağrısı

Hatimoğulları izlenimlerini yazdı |

Duygu ortaklığı ve duygu kırılmasının kesişiminde Rojava

Şara’yı destekledi, Özel ve DEM Parti’yi hedef aldı |

AKP Sözcüsü Çelik: Kobanî'de insani bir durum var