Ambulans ve sağlık merkezlerinin yakıldığını belirten Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş İsa, alıkonulan bir ambulans şoförü için ailesinden 15 bin dolar fidye istendiğini söyledi. İsa, “Rakka’dan Kobanî’ye gitmeye çalışan 4 aile Şam güçleri tarafından katledildi” dedi ve kuşatma altındaki Kobanî’de 400 bin sivilin bulunduğunu belirterek acil insani yardım çağrısı yaptı.
Doğan CİHAN– San NERMİN
ZORLA YERİNDEN EDİLENLER İKİNCİ KEZ GÖÇ YOLLARINA DÜŞTÜ
Şam geçici yönetimine bağlı Savunma Bakanlığı bünyesinde yeniden örgütlendirilen cihatçı gruplar, 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde çoğunluğu Kürtlerden oluşan yaklaşık 300 bin sivilin yaşadığı bölgelere ağır silahlarla saldırı düzenledi. Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojava’da Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında ateşkes anlaşması bulunmasına rağmen, Şam’a bağlı gruplar 16 Ocak’ta yeni bir saldırı ve kuşatma başlattı.
Bu saldırı ve kuşatma, bölgede çoğunluğu Efrinlilerden oluşan ve daha önce Efrin’den Şehba’ya, oradan da Tabka ve Rakka’ya göç etmek zorunda kalan sivilleri; ayrıca Serêkaniye ile Girê Spî’den Hasekê’ye göç ederek kamplarda yaşayan sivilleri doğrudan etkiledi. Sonuç olarak, daha önce göç etmek zorunda bırakılan sivil yurttaşlar yeniden göçe zorlandı.
“HALİD FECİR HASTANESİ’NDEN 119 YARALIYI VE 700 SİVİLİ TAHLİYE ETTİK”
Şam geçici yönetimi bölgedeki kuşatma ve saldırılarını sürdürerek insanların temel ihtiyaçlara ulaşmasını bilinçli bir şekilde engelliyor. Buna karşılık Heyva Sor a Kurd (Kürt Kızılayı), sivillerin yaşamlarını sürdürebilmesi için sağlık hizmetlerine erişimi sağlamak, temel ihtiyaçları karşılamak ve saldırılar sonucu ortaya çıkan insanlık suçlarını belgelemek amacıyla çalışmalarını seferberlik kapsamında 24 saat kesintisiz yürütüyor.
Halep’in Şêxmeqsûd mahallesindeki Halid Fecir Hastanesi’nde bulunan yaralıları ve sivilleri tahliye etmek için 10 Ocak’ta bölgeye giden Heyva Sor a Kurd Eşbaşkanı Dilgeş İsa, yaşananları ve tanıklıklarını Nêmedya24’e anlattı.
Saldırılar ve çatışmaların gölgesinde çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Dilgeş İsa, “İki mahallede yaklaşık 300 bin yurttaş kuşatma altına alındı. Mahallelere ağır silahlarla saldırılar düzenlenirken, bu koşullar altında Heyva Sor ekibimiz çalışmalarını sürdürmeye çalıştı. Ancak süreç içerisinde Şam yönetimi tarafından çalışanlarımız saldırıya uğradı ve alıkonuldu” dedi.
×Ekibimiz, sivillere ilk yardım müdahalesi yaparken saldırıya maruz kaldı. Ayrıca Halid Fecir, Eşrefiye ve diğer hastaneler de hedef alındı. 8 Ocak’ta, kuşatma nedeniyle yaralıların tedaviye erişim hakkının ortadan kalktığını duyurarak, onları daha güvenli bir bölgeye götürüp tedavi etmeye yönelik bir açıklama yaptık. 10 Ocak’ta Dêr Hafir’den Şêxmeqsûd giderek Halid Fecir Hastanesi’nden 119 yaralı ve yaklaşık 700 sivili tahliye ettik.
“SAĞLIK MERKEZLERİMİZ YAKILDI, 18 HİZMET ARACIMIZ KAYBOLDU”
Ateşkes devam ederken 16 Ocak’ta Şam güçlerinin Dêr Hafir’den başlayarak Tabka, Rakka, Deyrezor, Kobanî, Eyn İsa, Til Temir ve Hasekê’ye ağır saldırılar başlattığını anımsatan İsa, sözlerini şöyle sürdürdü:
“DSG bu saldırıların bir Kürt-Arap savaşına dönüşmemesi için bölgeden geri çekildi. Biz Heyva Sor a Kurd olarak saldırıları yerinde takip ettik. Şam yönetiminin girdiği bölgelerde, yıllardır hizmet verdiğimiz binalar, sağlık merkezleri ve göçmen kamplarındaki faaliyet noktalarımız yakıldı, talan edildi ve eşyalarımız çalındı. Onlarca ambulansımız yakıldı, 18 hizmet aracımız kayboldu.”
“AMBULANS ŞOFÖRUMUZ İÇİN AİLESİNDEN 15 BİN DOLAR FİDYE İSTİYORLAR”
Rakka’dan Hasekê’ye gelmek zorunda kalan iki ambulanslarının da saldırıya uğradığını kaydeden İsa, “Bir ambulans şoförümüz hâlen kayıp. Ailesinden aldığımız bilgilere göre fidye talep edilmiş; önce 50 bin dolar, ardından 15 bin dolara indirilmiş. Ancak biz şoförümüzün katledildiğini düşünüyoruz. Bu konuda hâlen kesin ve sağlıklı bir bilgiye ulaşamadık” ifadelerini kullandı.
“Rakka’dan çıkan ekiplerimiz ve sivil yurttaşların tanıklıklarına göre, Rakka ile Heseke arasında grupların yoğun saldırıları yaşandı ve yol kenarlarında onlarca cenazenin bulunduğu ifade edildi. Ancak saldırılar nedeniyle bölgeye gidip durumu belgeleyemedik” bilgilerini paylaşan İsa, devamında şunları söyledi:
“RAKKA’DAN KOBANÎ’YE GİTMEYE ÇALIŞAN 4 AİLE KATLEDİLDİ”
×Son aldığımız bilgilere göre, Şam yönetimi Rakka’da yaşayan Kürtlerin kimliklerini inkâr etmedikleri takdirde katledilmelerini meşru gördüğünü ilan etmiş. Bu haber üzerine Rakka’daki Kürtler, saldırıların başlamasıyla Kobanî’ye gitmek istedi. Rakka ile Kobanî arasındaki mesafe yaklaşık iki saattir. Bize ulaşan bilgilere göre, Rakka’dan Kobanî’ye gitmeye çalışan 4 aile (ailelerin kaç kişiden oluştuğu henüz bilinmiyor) Şam güçleri tarafından katledildi.
Şam güçlerinin bölgeyi tamamen kontrol altına aldığı için sivil kuruluşların girişine izin vermediğini, bu nedenle yurttaşların yaşamlarına dair şu anda sağlıklı bilgi edinemediklerini belirten İsa, “Sadece bölgeden çıkmayı başaran bazı yurttaşların bize aktardıkları tanıklıklar bulunmaktadır. Katliamların yaşandığına dair bilgiler vardır, ancak henüz belgelenememiştir” diye konuştu.
“QAMİŞLO’DA ŞU ANDA 7 BİN AİLE OKUL VE CAMİLERDE BARINIYOR”
Saldırılar sonrası yerinden edilenlere ilişkin veriler de paylaşan İsa, “Saldırılar nedeniyle bir günde 150 bin insan Rojava’ya ulaştı. Özerk Yönetim ile birlikte barınma, yiyecek ve sağlık hizmetleri konusunda ilk müdahaleler gerçekleştirildi. Dün elimize ulaşan bilançoya göre 12 bin aile bölgeye ulaştı; bunlardan 7 bin aile şu anda Qamişlo’da okullar ve camilerde barınıyor” dedi.
Heyva Sor ve Sağlık Dairesi olarak sağlık hizmetlerini “gezici klinikler” aracılığıyla 24 saat kesintisiz sürdürdüklerini ifade eden İsa, şunları dile getirdi:
×Bölgedeki hem Özerk Yönetim’e bağlı hem de özel hastaneleri seferber ederek sağlık hizmetleri ve ameliyatların yapılması için hazırlık yaptık. Şu anda 5 gezici kliniğimiz görev yapıyor: biri Dirbêsiyê-Amûdê için, üçü Qamişlo’da ve biri Dêrik’te hizmet veriyor. İlk dört gün boyunca yardım kuruluşları yalnızca sayım işleriyle ilgilendi. Bu nedenle barınmadan sağlık hizmetine, yemek ve çocuklara süt teminine kadar tüm acil ihtiyaçları biz Heyva Sor olarak Özerk Yönetim ile birlikte karşıladık.
EN ACİL İHTİYAÇ: ISINMA
Başlatılan kampanyalar sonucu hem uluslararası kuruluşların hem de Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki kuruluşların yardımlarının bölgeye ulaştığına dikkat çeken İsa, şunları ifade etti:
“Göçmenler hâlen okullarda ve camilerde barınıyor. Şu anda en acil ihtiyaç ısınmadır. Ancak sürecin uzaması halinde sıcak mevsimin başlamasıyla banyo ihtiyacı ortaya çıkacak ve bu durum farklı hastalıkların yayılma tehlikesini beraberinde getirecektir. Bulaşıcı hastalıkların yayılma riski oldukça yüksektir. Bu nedenle ilk etapta sürekli ilk yardım ve müdahale gereklidir. Fakat esas çözüm, insanların kendi topraklarına dönmesidir. Göçmenlerle ilk karşılaştığımızda söyledikleri ilk şey, ‘Topraklarımıza, evimize dönmek istiyoruz’ oldu.”
KOBANÎ’DE 400 BİN İNSAN KUŞATMA ALTINDA: ACİL YARDIM ÇAĞRISI
Olası yeni saldırıların “büyük bir insani felakete” neden olabileceği uyarısında bulunan İsa, “Çünkü bölge halkının Şam’a güveni yok ve Şam güçlerinin pratikleri ortadadır. Kobanî ise 10 gündür kuşatma altında. Dışarıdan aldığı göçlerle birlikte yaklaşık 400 bin insan kuşatma altında bulunuyor. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç, 2 gün önce yardım ulaştırarak kuşatmayı kırmaya çalıştı. Kızılhaç’ın bir bölgeye yardım götürmesi, o bölgenin büyük bir kuşatma altında olduğunun göstergesidir. Dün Kızılhaç, 13 araçlık bir konvoyla Kobanî’ye ulaştı. Biz Kobanî üzerindeki kuşatmanın kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi.
×Heyva Sor olarak saldırıların bir an önce durmasını istiyoruz. Yaklaşık 200 bin insan şu anda göç etmiş durumda ve bizim faaliyet yürüttüğümüz bölgede yardıma ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle yardımların kesintisiz devam etmesi gerektiğini talep ediyoruz. Bölgeye gidemediğimiz ve sağlıklı bilgi edinemediğimiz için, şu ana kadar yaşamını yitirenler ve yaralıların sayısına ilişkin elimizde bir veri bulunmamaktadır.



