BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Mert Yıldırım yazdı |

Ulusal birlik ve dijital milliyetçilik

Mert Yıldırım yazdı |

Rojava’ya yönelik kuşatma, Kürtler arasında gerçek ve güçlü bir ulusal uyanışı tetiklemiştir. Bu, içinde bulunulan dönemin en önemli kazanımlarından biri olmuştur. Ancak aynı zamanda bu tabloyla örtüşmeyen tutumlara da tanık olunmaktadır. Bunu eleştirmek de ulusal birlik siyasetinin bir parçasıdır.

Mert Yıldırım

Halep’te başlayan ve Rojava’nın kuşatmasına kadar giden süreç, başta Kürtler olmak üzere tüm ilerici insanlığın moralini bozdu. Hayal kırıklığı ve öfke iç içe gelişti. Ancak bunun yanı sıra kimsenin hesaplamadığı bir başka sonuç da ortaya çıktı: Ulusal birlik, dayanışma ve direniş duygusu.

Halep’ten sonra üç gün içinde Haseke ve Kobani eteklerine dayanan cihatist güçler, aynı hızla Rojava’yı da işgal edebileceklerini sandılar. Ancak Rojava’nın Rakka ve Deyrizor olmadığı bir – iki gün içinde açığa çıktı. Hem Rojava’da hem de Bakur’da başlatılan seferberlik, her alanda direnişi; direniş ise ulusal birliğin ve direnişin iklimini yarattı.

Ulusal birlik ve dayanışma refleksinin ilk işaretleri, Halep saldırısından itibaren Başûr merkezli medyada ortaya çıkan duyarlılıkta görüldü. Özellikle Kobani kuşatmasının başlamasıyla birlikte Başûr’daki her iki siyasal hareketin de sahiplenme tavrına tanık olundu. Süleymaniye ve Erbil’de kitlesel destek eylemleri gerçekleşti; yoğun destek açıklamaları yapıldı ve diplomatik girişimler hız kazandı. Bu tutumun arkasında elbette farklı kaygılar ve hesaplar bulunabilir. Bunların bir kısmı tüm parçaları ilgilendiren ulusal kaygılardır; bir kısmı ise her siyasal aktörün kendi geleceğine dair hesaplarıyla ilgilidir. Ancak nedenleri ne olursa olsun, ortaya çıkan sonuç açıktır: Bugün ihtiyaç olan ve yapılması gereken, ulusal birlik ve dayanışma siyasetidir.

Rojava’ya yönelik kuşatma, Kürtler arasında gerçek ve güçlü bir ulusal uyanışı tetiklemiştir. Bu, içinde bulunulan dönemin en önemli kazanımlarından biri olmuştur. Ancak aynı zamanda bu tabloyla örtüşmeyen tutumlara da tanık olunmaktadır. Bunu eleştirmek de ulusal birlik siyasetinin bir parçasıdır. Özellikle örgütlü Bakur Kürt siyasetiyle tarihsel ve yapısal sorunları olan kimi çevrelerin, ulusal birlik ihtiyacının bu denli hayati olduğu bir dönemde bile Kürt hareketine ve onun siyasal önderliğine yönelik saldırgan bir dil kurması dikkat çekicidir. En dehşet verici olan ise söz konusu çevrelerin Suriye’de yaşanan yıkım ve kayıplar karşısında örtük bir memnuniyet hali sergilemesidir. Bu durum, sıradan bir siyasal tutumun ötesinde, son derece sorunlu bir zihniyete işaret etmektedir.

Ancak mesele burada bitmemektedir.

Dijital alanda yaşananlar, yoğunluk, kullanılan dil ve hesaplar dikkate alındığında, masum bir tabloyu işaret etmemektedir. Bu alan, Türkiye’de uzun süredir işletilen dijital algı ve yönlendirme mekanizmalarından bağımsız düşünülemez. Devlet merkezli iletişim aygıtlarının ve organize dijital ağların, belirli söylemleri dolaşıma sokma ve güçlendirme kapasitesi artık bilinen bir gerçektir.

Şimdilerde dijital medyada üretilen söylem esas olarak iki hat üzerinden ilerlemektedir. Bir tarafta açık saldırılar, hakaretler ve dışlayıcı bir dil dolaşıma sokulurken; diğer tarafta belirli aktörler ve figürler abartılı biçimde yüceltilmekte, ulusal birlik fikri tek merkezli ve tek liderli bir çerçeveye indirgenmektedir. İlk bakışta birlik çağrısı gibi görünen bu söylem, gerçekte ulusal birliği güçlendirmekten çok onu daraltmakta; hatta uzun vadede parçalanma riskini içinde barındırmaktadır.

Oysa ulusal birlik, tek bir aktörün deneyimiyle, tek bir parçanın siyasal hafızasıyla ya da tek bir merkezin ağırlığıyla kurulabilecek bir yapı değildir. Kürt ulusal birliği, tarihsel olarak farklı siyasal hatların, örgütsel birikimlerin ve toplumsal deneyimlerin yan yana durabildiği ölçüde anlam kazanmıştır. Elbette ulusal birlik, bütün sorunları tek başına çözmez; ancak onun yokluğunda hiçbir sorunun kalıcı biçimde çözülemeyeceği de açıktır.

Bu nedenle bugün dijital alanda karşı karşıya olduğumuz olgu, klasik anlamda bir milliyetçilikten ziyade, dijital koşullarda üretilmiş yeni bir hizalanma biçimidir. “Dijital milliyetçilik” olarak adlandırılabilecek bu form; yaşanan yıkımı, birikimleri, deneyimleri ve ödenen bedelleri görmezden gelen; siyasal çoğulluğu gereksizleştiren ve ulusal birliği bir “otorite etrafında hizalanma” çağrısına indirgeyen bir anlayışı temsil etmektedir. Bu tutumun, radikal bir siyasal cesaretten çok, dijital konfor alanlarında üretilmiş, maliyetsiz ve dokunulmaz bir öfke biçimi olduğu görülmektedir. Klavyede sert, sahada risksizdir; hakaret serbesttir, ancak bedel yoktur. Buna karşı itiraz geliştirenler ise aynı rahatlığa sahip değildir.

Oysa bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni bir hegemonya arayışı ya da “asıl ulusal akıl kimde?” tartışması değildir. İhtiyaç duyulan, saldırı ve imha koşulları altında bile farklı siyasal öznelerin birbirini dışlamadan birlikte kalabildiği bir siyasal çoğulluktur.

Rojava’ya yönelik kuşatma, bu gerçeği bir kez daha açık biçimde göstermiştir. Kürtler, ancak farklı siyasal öznelerin birbirini rakip değil, tamamlayan aktörler olarak görebildiği ölçüde siyasal özne olarak varlığını sürdürebilir. Bu nedenle ulusal birlik, tekilleştirici bir temsil değil; çoğulcu bir ortak savunma hattı olarak düşünülmek zorundadır.

Sonuç olarak bugün mesele şudur:

Ulusal birlik, dijital alanda parlatılan bir imgeye mi dönüşecektir; yoksa Kürt siyasetinin tarihsel çoğulluğunu koruyan, canlı ve gerçek bir siyasal zemin olarak mı inşa edilecektir?

Bu sorunun yanıtı, yalnızca bugünü değil, Kürt siyasetinin yarınını da belirleyecektir.

Benzer Haberler

Reşit Kibar davası l

'Adalet aramaya devam edeceğiz'

Aziz İhsan Aktaş davasında 4’üncü gün l 

'Sözleşmedeki imza tarihi düzeltilirse iddialar çöker'

GABB Eşbaşkanı Şedal’dan “Mürşitpınar” çağrısı:

Yardım TIR’ları bekliyor, sınır kapısının açılması gerekir

Gözaltında işkenceye maruz kalmıştı |

Diyar Koç hastaneden cezaevine götürüldü

Erdoğan mevkidaşı Pezeşkiyan’la telefonda görüştü |

İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Fidan'la bir araya geldi

Erdoğan’dan “nihai rapor” açıklaması |

Sürecin yol kazası yaşamaması için üzerimize düşeni yapacağız

Hatimoğulları’ndan iktidarın tutumuna tepki |

Rojava'da Kürt katledilirken, iç barışı nasıl konuşacağız?