Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, geçici Suriye hükümetiyle varılan anlaşmanın detayları, ABD ve Fransa’nın da dahil olduğu garantör ülkelerin tutumu, Kürtlerin mücadelesi, bundan sonraki aşamalar, YPJ’nin statüsü gibi önemli konular hakkında konuştu.
HABER MERKEZİ – Demokratik Suriye Güçleri (DSG), dün Genel Komutanları Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in Şam’da geçici hükümet yetkilileri ile yaptığı görüşmeye ilişkin yayımladığı açıklamada “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkes sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Geçici Şam hükümeti de söz konusu anlaşmaya ilişkin açıklama yaparak mutabakata varıldığını açıkladı.
Konuyla ilgili Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, çevrimiçi bir basın toplantısı düzenledi.
İlham Ahmed, konuşmasına günlerdir Rojava için alanlarda olan ve mücadele eden halka teşekkür ederek başladı. Ahmed, “Büyük bir direniş sergilendi ki, şimdiki sonuçları açığa çıkardı. Bu direniş sonuç aldı. Bundan sonra da devam etmeli, durmamalı“ dedi.
ANLAŞMA NEYİ KAPSIYOR?: İLHAM AHMED ANLATTI
İlham Ahmed, imzalanan anlaşmanın kapsamına dair şunları dile getirdi:
דBugün bir anlaşma ilan edildi. Bu anlaşma, ilk etapta kanın durması için, Kürt soykırımının önünü almak için imzalandı.
Birkaç husus var imzalanan anlaşmada. Bir tanesi kalıcı bir ateşkesin sağlanması. Bunun garanti edilmesi ve bu çerçevede cephedeki güçlerin geri çekilmesiyle ilgili. İki güç arasında uzun bir mesafe olacak. Kimin nereye çekileceği belli. Üç tümen kurulacak. Haseke’de, bir tanesi de Kobanî’de kurulacak. Bunlar bölgeden olacak.
Asayiş güçlerinin entegrasyonu: Bunların yerine dışarıdan kimse geçmeyecek, bunlar yerinde duracak ve resmi güvenlik gücü olacak. Bir kısım hükümet gücü Haseke’ye gelecek, entegrasyon oluncaya kadar kalacaklar, sonra geri dönecekler.
Haseke valisini Kürtler yerelde belirleyecek. Sivil kurumlar da resmiyete kavuşacak. Valiliğe bağlı çalışma yürütecek.
Anadilde eğitim, resmi şekilde kabul ediliyor; bunun için bir kararname çıkarılacak, lise ve üniversite denklikleri sağlanacak. Bundan sonra eğitim hangi dilde olacak, buna dair bir kararname olacak. Bölgede anadilde eğitim için müzakereler sürecek. Bundan sonraki süreçte, genel ve yereldeki eğitimin nasıl olacağına dair görüşmeler olacak. Genel kabul, mücadelemiz ve iddiamız, eğitimin anadilde olması içindir.
Kurumlarda yer alacak olan memurlar yerelden olacak. Yeniden düzenlense bile yerelden olacak.”
“MÜCADELEMİZ YENİ BİR AŞAMAYA GİRİYOR”
İlham Ahmed, mücadelede yeni bir aşamaya geçtiklerini şöyle dile getirdi:
דMücadelemiz bugün yeni bir aşamaya giriyor, yasal, resmi açıdan mücadelemiz yeni bir aşamada. Gelecekte seçimler olacak, devletin kurumlarında işbirliği vesaire hala gündemde, bunların da olması gerekiyor, yerelin hükümette temsileyeti olmalı.
Büyük planlar vardı devrimin kazanımları üzerine. Bu anlaşmayla biz bunu engellemek istedik, toprağımızda halkımızı korumak istedik. Kuşkusuz mücadele devam edecek, yasal ve anayasal çerçevenin geleceği için çabamız sürecek.”
Anlaşma aşamasında pek çok çevreden destek aldıklarını belirten İlham Ahmed, “Bu aşamada dostlarımızın desteği oluştu. Yine Güney hükümeti, kuzeydeki halkımız ve kamuoyu sorumluluk düzeyinde dahil oldu. Anlaşmaya giderken onların da görüşleri alındı“ dedi.
Anlaşmaya yönelik karalama kampanyalarının olabileceğine dikkat çeken Ahmed, “Biz bir aşamaya kadar getirdik, ancak devamı olmalı kuşkusuz ve çabamız sürecek“ ifadelerini kullandı.
GRAHAM’IN YASA TEKLİFİNE DESTEK
ABD’de Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın sunduğu Kürtleri Koruma Yasası’na dikkat çeken İlham Ahmed, “ABD’de bir kampanya var, onu desteklemeliyiz, bir sonuç almalıyız. Bizim ABD kamuoyuna ve kongresine çağrımız; bu anlaşmayı garantiye almak için kongrede böyle bir yasanın çıkması“ dedi.
AFRİN, SERÊ KANIYÊ, ŞEHBA: “TÜRKİYE İLE TEMASIMIZ OLDU”
Afrin, Serê Kaniyê, Şehba, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallerinde yerlerinden edilenler hakkında da konuşan İlham Ahmed, “Diyalog kapılarımız açıktır. Afrin, Seri Kaniyê ve Şehba‘nın köyleri, Sêxmeqsûd ve Eşrefiye için de anlaşmada hususlar var. Buralarda yerel yönetimde bizim halkımız olmalıdır. Dönüş de ancak o zaman mümkün olabilir. Serê Kaniyê Türkiye’nin denetiminde, önümüzdeki günlerde devir olacak, halkımız yerlerine dönebilecek“ diye konuştu.
Türkiye’nin bu bölgelerdeki rolü hakkında bir soru üzerine İlham Ahmed ayrıcı şunları söyledi:
דDün Türkiye ile temasımız vardı. Bize söylediklerine göre, Afrin’den çekilmişler. Yani dedikleri şu: Resmi olarak Afrin’de bulunmuyorlar. Suriye devleti de bunu söylüyor.
Serê Kaniyê için hala oradalar. Bize bu şekilde resmi olarak bildirdiler. Yerel halk bir aşamaya kadar bölgelerini yönetmede söz hakkına sahip olacak.”
“YASAL VE SİYASİ ÇERÇEVEDE MÜZAKERE AŞAMA OLMALI”
Bundan sonraki aşamada nasıl bir yol izleneceğine dair İlham Ahmed, “Yeni bir aşama başlatmalıyız, silahların gölgesinde değil, yasal ve siyasi çerçevede bir müzakere aşaması olmalı. Uluslararası alanda da bu anlaşmaya güçlü bir destek var. Fransa Başkanı direkt sorumluluk üstendi. Amerika da üstleniyor“ diye konuştu.
“ANAYASAL GÜVENCELER OLMALI, MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Şam hükümetiyle varılan anlaşmanın anayasal açıdan nasıl bir garantiye alınacağı konusunda sorulan bir soruya İlham Ahmed şöyle yanıt verdi:
“Anayasa konusunda eleştiriler var. Biz de diyoruz, anayasal güvenceler olmalı. Anayasa ve yasal düzenlemelerle bu anlaşma garantiye alınmalı. Önümüzdeki günlerde sorunlar çıkabilir ama siyasi mücadelemizi sürdüreceğiz.
Bu anlaşma oldu, herşey oldu bitti diyemeyiz. Bundan sonra da mücadele devam etmeli. Bozmak isteyenler olabilir, önümüzdeki günlerde de sorunlar çıkabilir. İyilik istemeyenler var, olacak da.“
YPJ GÜÇLERİ NE OLACAK?
Geçici Suriye hükümetiyle varılan anlaşmada kadın savaşçılardan oluşan YPJ’nin statüsünün ele alınıp alınmadığı konusunu da açıklığa kavuşturan İlham Ahmed, şöyle dedi:
“Zaten YPJ, DSG içinde bir güçtür, tümenler kurulduğunda YPJ de içinde yer alacak. Kadın ve erkekler olacak.
YOĞUN DİPLOMATİK TEMASLAR VARDI
Geçici Suriye hükümetine bağlı güçlerin günlerdir devam eden saldırıları ve sonunda varılan anlaşma sürecinde ne tür diplomatik temaslar kurulduğuna ilişkin soruya İlham Ahmed, şöyle yanıt verdi:
“Bu süreçte uluslararası siyasetin bizimle diyalogları vardı. Macron sık sık aradı, Graham sürekli diyalog içindeydi. Arap ve Batı devletlerinden de diplomatik temaslar vardı. Hepsi de savaşın nasıl engelleneceği ve anlaşmaya varılacağı hususunda görüş bildirdi.
Yine diplomatik açıdan devletler arasında, karar alıcı merkezlerle, tarihsel ortaklıklar açsısından Yahudiler ve Kürtler arasında bir diyalog vardı; Kürt soykırımı karşısında açık bir destek gördük.“
ABD’NİN ROLÜ NEYDİ, NE OLACAK?
İlham Ahmed, yaşanan çatışmalı süreçte ABD’li yetkililerin tutumlarını da değerlendirdi ve beklentilerini dile getirdi:
“ABD’nin rolüne gelince. İlk başlarda istenen rolünü oynadığı söylenemez, olumsuz bir roldü. ‘‘DSG’nin rolü bitti‘ şeklindeki açıklamaları gidişata zarar verdi. Ama Lindsey Graham gibi isimler yine de ayakta oldular. Biz bunu önemli görüyoruz, bundan sonra da ayakta olmalılar.
Suriye’deki krizden ABD birinci dereceden sorumlu. Adil bir rol üstlenmesi gerekiyor. Çok renkli bir Suriye için hükümetin yerine getirmesi gerekenlerden biri de halkların farklılıklarının korunmasıdır. Burada da ABD’nin rol üstlenmesi gerekiyor. Şimdiye kadarki tutumlarını gözden geçirmeleri beklenir.“
AZINLIKLAR VE SINIR KAPILARI
İhlam Ahmed, azınlıkların nasıl temsil edileceğine ilişkin soruya, “Kürt bölgesinde kurulacak idari, askeri temsilde şimdiye kadar olduğu gibi, onlar da yer alacak” diye yanıt verdi. Ahmed, sınır kapılarında görev yapacaklar hakkında ise, “Sınır kapılarında bölge halkı görev yapacak, havaalanı için de böyle olacak” dedi.



