BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması |

Rojava'da son durum: Açıklamalar, eylemler, güncel gelişmeler -CANLI BLOG

14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması |

Şam yönetimine bağlı güçlerin 16 Ocak’ta Rojava’ya yönelik başlattığı kuşatma sürerken, 24 Ocak’ta ilan edilen ateşkes yedinci gününde. DSG ve Özerk Yönetim, dün Şam hükümetiyle yapılan görüşmelerin ardından “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkesin sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Kuşatma altındaki Kobanî’de yakıt, ilaç, süt ve bebek maması ihtiyacı devam ederken, kente insani yardım girişi ise engelleniyor.

×ÖZETLE: 24 Ocak’ta uluslararası güçlerin garantörlüğünde 15 gün uzatılan ateşkes sürerken, dün DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Özerk Yönetimin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in iki gün önce geçici Şam hükümetiyle dün Şam‘da yaptığı görüşme sonrası, dün “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkesin sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Anlaşma ve ateşkese rağmen Şam güçlerinin kuşatmasını sürdürmesi nedeniyle Kobanî’de yakıt, ilaç, süt ve bebek maması ihtiyacı devam ediyor. Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu öncülüğünde toplanan insani yardım malzemelerini taşıyan 25 TIR, Suruç’a sokulmadı.

Özerk Yönetim ve Şam arasında varılan anlaşmanın tam metni

22.18 – AVRUPA’DA EYLEMLER KESİNTİSİZ SÜRÜYOR

Avrupa’nın birçok merkezinde Şam yönetiminin devam eden kuşatmasına karşı Rojava ile dayanışma eylemleri kesintisiz sürüyor.

İsviçre’nin başkenti Bern’de Schützenmatte Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi “Bijî Berxwedana Rojava” sloganıyla eylem düzenledi. Eylemde konuşan CDK-S İsviçre Eşbaşkanı Cemal Özdemir, DSG ve Şam yönetimi arasındaki anlaşmaya değindi ve “Şu an varılan bazı anlaşmalar ve kazanımlar var. Ancak Rojava statü sahibi olana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından kitle yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca Rojava’ya yönelik saldırıları anlatan bildiriler dağıtıldı. Güzergâh boyunca çok sayıda İsviçreli de eylemi alkışlarla destekledi.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da da binlerce kişi Rojava’yla dayanışmak için bir aradaydı. Syntagma Meydanı’ndan ABD Konsolosluğu’na kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş boyunca “Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e”, “Jin, Jiyan, Azadî”, “Free Kurdistan”, “Bijî berxwedana Rojava” ve “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında konuşan PYD Temsilcisi Dr. İbrahim Müslim Şam yönetimi ve ona destek veren uluslararası güçleri eleştirerek , “Bugün Suriye rejiminin başındakiler ne insanlığın ne de Kürtlerin dostudur. Amerika ve AB’yi Colani’ye verdikleri destekten vazgeçmeye çağırıyoruz. Kendi topraklarında demokratik şekilde yaşamak isteyen Kürtlere karşı durmak yerine bu iradeyi tanımalarını talep ediyoruz” dedi.

Fransa’nın Brest, Nantes, Rennes ve Mulhouse’da düzenlenen yürüyüşlerde de Rojava’da kazanımların korunması için mücadeleye devam mesajı verildi.

21.20 – DEMOKRATİK SURİYE KONSEYİ: ANLAŞMA SÜRECİN BİR ADIMI

Demokratik Suriye Konseyi, DSG ve Şam hükümeti arasındaki açıklamaya ilişkin bir açıklama yaptı.

Açıklamada anlaşma karmaşık bir sürecin yalnızca bir adımı olarak değerlendirildi. Açıklamada, “Bu adım, gerilimi düşürmeyi, daha fazla kaosu önlemeyi ve yeni bir siyasi aşamanın koşullarını yaratmayı amaçlamaktadır. Bu aşama, çatışmanın sonuçlarını yönetmekle yetinmeyip, sorunun temel nedenlerinin ele alınmasını gerektirmektedir” ifadeleri yer aldı.

Demokratik Suriye Konseyi, her türlü müzakere yoluna verdiği desteğin, demokratik bir siyasi güç olarak üstlendiği rolden kaynaklandığını teyit ettiğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Konsey, otoriterliğin geri dönüşünü engellemeye ve krizin temel nedenlerinin yeniden üretilmesine yönelik her türlü girişimi reddetmeye bağlılığını sürdürmektedir. Aynı zamanda, siyasi anlaşmazlıkların yönetilmesinde şiddet ve askeri çatışmanın kullanılmasını güçlü biçimde kınamaktadır. Suriye’nin kıyı bölgelerinde, Süveyda’da ve daha sonra Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan askeri tırmanışların ardından gelen kısmi ve geçici anlaşmalarla birlikte geçiş sürecinin başarısını güvence altına alma ve kapsayıcı bir ulusal siyasi yol inşa etme yönündeki temel sorumluluktan kaçış anlamına geldiğini değerlendirmektedir.”

19.15 KATAR’DAN DSG-ŞAM ANLAŞMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Katar Dışişleri Bakanlığı, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmaya ilişkin açıklama yaptı. Anlaşmanın “memnuniyetle karşılandığı” belirtilen açıklamada “Söz konusu anlaşma, iki taraf arasında askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonuna ilişkin bir mutabakatı da içermektedir. Katar, bu anlaşmaya ulaşılmasına katkı sunan dost ABD’nin etkin çabalarını takdirle karşılamaktadır” denildi.

Açıklamada ayrıca, “Suriye’nin istikrarı ve refahının, tüm Suriyeli bileşenleri temsil eden tek bir ordu aracılığıyla devletin güç kullanma tekelini elinde bulundurmasını gerektirdiğini vurgulamakta; bu durumun ülkenin egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunmasını güvence altına alacağını yinelemektedir” ifadeleri yer aldı.

ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Katar tarafından yapılan bu açıklaması sosyal medya hesabında “Kritik bölgesel destek” ifadesiyle paylaştı.

19.03 – ENGELLENEN KONVOYA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu tarafından Kobanî’ye gönderilmek üzere hazırlanan 25 TIR dolusu temel ihtiyaç malzemesinin engellenmesine ilişkin Suruç’ta açıklama yapıldı.

Bekletilen yardım kamyonlarının yanında yapılan açıklamaya  Halkaların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Urfa il ve ilçe örgütü yöneticileri ile DEM Parti Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu, Barış Anneleri, Urfa ve Diyarbakır barolarından çok sayıda avukat katıldı.

Platform adına açıklama yapan Yıldız Okorak, TIR’ların dünden bu yana bekletildiğini belirterek, temel ihtiyaçların bir an önce ulaştırılması gerektiğini belirtti. Yıldız Okorak, “Yardımların ulaştırılacağı bölge, buradan  5 kilometre mesafedeyken bu denli uzun bir güzergâha zorlanmak kabul edilemez. Soğuk hava koşulları nedeniyle her geçen dakika hayati risk oluşturuyor. Gecikmeler telafisi mümkün olmayan kayıplara yol açabilmektedir. Amacımız yardımların en kısa, güvenli ve en hızlı şekilde doğrudan Kobanê’ye ulaştırılmasıdır. Zaman kaybettiren alternatif güzergâh dayatmaları insani değildir” dedi.

 

17.33 – SOHR: ŞAM GÜÇLERİ KOBANÎ KÖYLERİNİ YAĞMALADI

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Şam yönetimine bağlı güçlerin, Kobani’ye dönük saldırıları sırasında Çelebiyê ve Xerabeşk köylerinde sivillere ait mülkleri yağmaladığını açıkladı.

Gözlemevi’ne göre, bombardıman nedeniyle köylerini terk ederek Kobanî’ye göç etmek zorunda kalan halkın yokluğundan faydalanan gruplar, ev eşyalarından tarım araçlarına, hayvanlardan gıda maddelerine kadar her şeyi yağmaladı. Gözlemevi, bu ihlallerin yalnızca mülkiyet hakkını değil, halkın geri dönüş ve yaşamını yeniden kurma umudunu da ortadan kaldırdığına dikkat çekti.

Gözlemevi ayrıca Kobanî’ye göç etmek zorunda kalan sivillerin ağır bir insani krizle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Temel ihtiyaçlara erişimin neredeyse imkansız hale geldiği, hizmetlerin durma noktasına geldiği ve özellikle çocuklar ile yaşlılar arasında hastalıkların arttığı belirtti.

SOHR, insan hakları kuruluşlarına Kobanî üzerindeki kuşatmanın derhal kaldırılması, halkın güvenli şekilde evlerine dönebilmesi ve sivillerin mülklerinin korunması için acil müdahale çağrısı yaptı.

16.35 – İRAN’DAKİ KÜRT TUTUKLULARDAN KOBANÎ MEKTUBU

İran cezaevlerinden Kürt siyasi tutuklular Werişe Muradî, Zeynep Celaliyan ve Motabal Ahmadian, Şam yönetimi güçlerinin kuşatması altındaki Kobanî’yle dayanışma amacıyla bir mektup kaleme aldı.

Mektupta şu ifadeler yer aldı:

“Bugün Kobanê ve Rojava’da yaşananlar, Ortadoğu’da ve özellikle Kürdistan’da aynı tarihsel şiddet döngüsünün tekrarının bir işaretidir. Bu döngü sivilleri defalarca yok etmiş, kuşatmış ve baskı altına almıştır. 2014’teki Kobanê direnişi yalnızca bir askeri çatışma değil, direnişin anlamını ulusal sınırların ve siyasi denklemlerin ötesine taşıyan bir savunmaydı. Bu savaşta, Kobanê’nin düşmemesi için her yaştan insan, gerek evlerinde ve gerekse de savunma hatlarında yer aldı.

Bugün de direnişin anlamını boşaltma çabaları devam ediyor. Rojava halkı üzerindeki baskılar, Kobanê direnişinin sembolünü zayıflatma ve direnişi başarısız olarak yeniden tanımlama girişimleri sürüyor.  Biz, İran’da aynı türden baskı güçlerinin pençesinde hapsolmuş Kürt siyasi tutsaklar olarak, bu savunmanın siperlerinde bulunmaktan mahrum bırakıldık. Ancak bu mahrumiyet, uyanmış vicdanların omuzlarındaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Şimdi Kürt halkının, Rojhilat Kürdistan gençliğinin, İran gençliğinin ve tüm özgürlük arayanların, sloganlarla değil, gerçek dayanışmayla Rojava’nın yanında yer almalıdır. Direnişin anlamını koruma, insanlığı, onuru ve özgürlüğü savunmanın sahada zafer getirebileceğini bir kez daha kanıtlama zamanıdır.”

15.14 – KÜRT SANATÇILAR ROJAVA’YA GEÇTİ

Aralarında sanatçılar Diyar Dêrsim, Hozan Şemdîn, Gulbihar Rehîm, Luqman Salim Fetah ve Rênas Sedî, yazar Kaşker Xorşîd, futbolcu Deniz Naki ve gazeteci Danyal Cemîl’in de bulunduğu Kürt sanatçı ve yazarlardan oluşan heyet kuşatmaya karşı dayanışma amacıyla Sêmalka Sınır Kapısı üzerinden Rojava’ya geçti. Sanatçılar halk tarafından coşkuyla karşılandı.

Heyet, sanat ve kültür kurumlarını, siyasi partileri ve sivil örgütleri ziyaret edecek.

13.05 – BM’DEN TARAFLARA ANLAŞMANIN TAAHHÜTLERİNE UYMA ÇAĞRISI

BM Genel Sekreter Sözcü yardımcısı Farhan Haq, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmaya ilişkin açıklama yaptı.

BM Genel Sekreteri António Guterres’in varılan anlaşmadan memnuniyet duyduğunu ifade eden Haq, anlaşmayı desteklemek için çalışan herkese teşekkürlerini ifade ettiğini söyledi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

דGenel Sekreter, tüm taraflara, özellikle kuzeydoğu Suriye’nin barışçıl entegrasyonu, Suriyeli Kürtlerin hakları, yerinden edilmiş kişilerin güvenli, onurlu ve gönüllü geri dönüşü konularında anlaşmanın uygulanmasını sağlamak için hızla çalışmaları ve ülkenin yeniden inşası çabalarında bir araya gelmeleri çağrısında bulunmaktadır.

Genel Sekreter, tüm tarafları taahhütlerine tam olarak uymaya, Suriye’nin ve daha geniş bölgenin istikrarına öncelik vermeye ve sivillerin korunmasını ve güvenli, onurlu ve korkusuz bir şekilde yaşayabilmelerini sağlamaya çağırmaktadır.”

12.52 – SURYANİLERDEN ÇAĞRI: TEK ÇÖZÜM YOLU SİYASİ DİYALOG

Süryani Birliği Partisi Eş Başkanı Sanharib Barsum, Suriye’de yaşanan son gelişmeleri Nûmedya24’e değerlendirdi.

Sanharib Barsum, Suriye’de çözümün ancak diyalog ve uzlaşıyla mümkün olacağını vurguladı. Biriken çözümsüzlüklerin yüzeysel adımlarla aşılamayacağını belirten Barsum, kalıcı çözüm için kapsamlı ve köklü düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi: “Karar alma süreçlerine gerçek katılımı güvence altına alan, çoğulcu ve merkeziyetçi olmayan bir yapıya ihtiyaç var.”

Süryani Birliği Partisi Eş Başkanı Sanharib Barsum Nûmedya24’e konuştu
10.20 – AB’DEN AÇIKLAMA: ANLAŞMA UZLAŞI TEMELİNDE UYGULANMALI

AB Dışişleri Komisyonu sözcüsü Enver El-Anuni, Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi ile geçici Şam hükümeti arasında 30 Ocak’ta açıklanan anlaşmaya ilişkin açıklama yaptı. ANHA’da yer alan habere göre, El Anuni, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıklayarak, anlaşmanın iyi niyetle ve uzlaşı temelinde uygulanması çağrısında bulundu. Enver el-Anuni, tam bir çatışmasızlığın sağlanmasının insani yardımların ulaştırılması, sivillerin korunması ve yerinden edilenlerin geri dönüşü için kritik önemde olduğunu vurguladı. Tüm tarafların anlaşma hükümlerine bağlı kalmasının zorunlu olduğunu belirten Anuni, gerilimin düşürülmesinin Suriye’de derinleşen insani ve güvenlik sorunlarının ele alınmasında temel bir eşik olduğuna dikkat çekti.

09.15 – GRAHAM: KÜRTLERİ YÜZÜSTÜ BIRAKMAK ABD İÇİN UTANÇ OLUR

Demokrat Senatör Richard Blumenthal ile birlikte Rojava’ya dönük saldırılara karşı ABD Senatosu’na Kürtleri Koruma Yasası” teklifini sunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Suriye Kürtlerinin güvenliği için ABD Kongresi’nde güçlü bir irade olduğunu söyledi. Rudaw’a konuşan Graham, “Kürtler, IŞİD’a karşı savaşta en ön safta yer aldılar ve çok sayıda kurban verdiler. Onları şimdi yüzüstü bırakmak ve kendi kaderlerine terk etmek Amerika Birleşik Devletleri için bir utanç kaynağı olur” dedi.

Graham ayrıca Suriye’nin geleceğine dair üretilecek hiçbir çözümün Kürtler ve Dürziler olmadan gerçekleşemeyeceğini söyledi: “Suriye’nin geleceğine dair üretilecek hiçbir çözüm; Kürtlerin ve Dürzilerin öldürülmesi, hedef alınması veya saf dışı bırakılması üzerine inşa edilmemelidir.”

08.23 – QAMIŞLO’DAKİ HASTANEDE KUŞATMA NEDENİYLE KRİTİK DURUM

Şam yönetimi güçlerinin Rojava kentlerine dönük kuşatması nedeniyle Qamişlo’daki Şêbêl Hastanesi’nde diyaliz hizmetleri kritik bir noktaya geldi. Bölgeye yönelik saldırılar sonucu Afrîn, Tabqa ve Rakka’dan Qamişlo’ya yaşanan zorunlu göç, kentte bulunan böbrek hastalarının sayısını artırırdı. 6 diyaliz cihazıyla 60 kayıtlı böbrek hastasına ücretsiz tedavi hizmeti verilen hastane, her gün 25 ila 30 hastayı kabul ederken, diyaliz bölümünde haftalık yaklaşık 120 seans gerçekleştiriliyor. Hastanenin diyaliz bölümündeki tıbbi malzeme stoklarının hızla tükendiği bildirildi. Hastane yönetimi, filtre, tüp, fistül malzemeleri ve heparin serum gibi hayati önemdeki ürünlerin kuşatma ve yol kesintileri nedeniyle temin edilemediğini belirterek, diyaliz hizmetinin durma riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

08.15 – HALKLAR KARAVANI’NA GÖZALTI

Rojava’yla dayanışmak için “Halklar Kervanı” adıyla bir Avrupa’nın birçok ülkesinden Kobanî sınırındaki Suruç’a gelen 29 enternasyonalist genç, kentte yaptıkları basın açıklaması ile saldırılara tepki gösterdi. Ardından İstanbul’a dönmek üzere yola çıkan gençler, Birecik girişinde jandarma tarafından durdurularak Genel Bilgi Taramasına (GBT) tabi tutuldu. Gençlerin “Sakıncalı” bulundukları gerekçesiyle sınır dışı edilmek üzere Urfa İl Göç İdaresi’ne götürüleceği belirtildi.

00.38 – MAZLUM ABDİ, ANLAŞMA HAKKINDA KONUŞTU

DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, bugün geçici Suriye hükümetiyle imzalandığı duyurulan anlaşma hakkında konuştu. Anlaşmaya dair detayları anlatan Abdi, yeni bir mücadele dönemine girdiklerini söyledi.

Detaylar: “Bu anlaşma, Kürt bölgelerinin özgünlüğünün korunmasıdır” 

×4 Ocak’ta DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu Özerk Yönetim heyeti, Şam’a gitmiş ve 10 Mart Mutabakatı ile ilgili görüşme yapmıştı. Ancak görüşmeler sürerken, geçici Şam hükümeti toplantıyı iptal etmişti.

Bir gün sonra ise, 5 Ocak’ta Şam hükümeti ile İsrail ve ABD heyetleri Fransa’nın başkenti Paris’te görüşmüş ve 6 Ocak’ta da Şam hükümetine bağlı gruplar Kürt nüfusun yoğun olduğu Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılara başlamıştı.

Halep saldırısı sonrasında ilan edilen ateşkese rağmen, Şam hükümetine bağlı güçler, 16 Ocak’ta Halep’in doğusundaki Dêr Hafir’ı hedef almış ardından da Tabka ve Rakka’ya saldırı başlatmıştı. 

Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, 18 Ocak’ta varılan bir mutabakatla, tüm cephelerde ateşkes ilan edildiğini ve DSG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve siyasi-idari adımları içeren 14 maddelik bir çerçeve üzerinde uzlaşıldığını ileri sürmüştü.

DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi aynı gün yaptığı açıklamada, “Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için Dêrazor ve Rakka güçlerini Hesekê bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Bizler bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Ardından 19 Ocak‘ta Abdi, Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasında Şam’da bir görüşme gerçekleşmiş ancak olumsuz sonuçlanmıştı.

Görüşmeye katılan YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrin, “Bize ‘Hesekê ve Kobani’yi derhal boşaltın, silahları bırakın ve orduya tek tek katılın’ dediler. Bunu bir oldu bittiye getirmek istediler ki belli ki önceden planlanmıştı. Bu teslimiyet dayatmasını kabul etmedik” demişti.

Şam’daki görüşmeye katılan Rohilat Efrîn ayrıntıları anlattı: Teslimiyet dayatıp oldu bittiye getirmek istediler, reddettik

ABD’nin arabuluculuğu sonrası 20 Ocak’ta 4 günlük ateşkes ilan edilirken, Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 22 Ocak’ta Erbil’de Tom Barrack ve CENTCOM yetkilileriyle görüşmüştü.

Barrack, görüşmenin 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ele alındığını ve tarafların ateşkesin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını duyururken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la da ateşkes konusunda görüştüklerini açıklayan Abdi ise “Mevcut ateşkesi korumak ve gerçek bir entegrasyonu sağlamak için tüm imkânlarımızla ve ciddi bir şekilde çalışacağız” demişti.

Şam hükümeti ve DSG, 24 Ocak akşamı yaptıkları açıklamalarda, ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurmuştu.

Mazlum Abdi ile İlham Ahmed geçici Şam hükümetiyle 27 Ocak’ta Şam’da bir görüşme daha gerçekleştirmişti. Heyet, 29 Ocak’ta ikinci kez Şam‘a gitmişti.

Bu görüşmenin ardından 30 Ocak’ta DSG tarafından, geçici Şam hükümetiyle “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkes sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığı açıklandı.

DSG: Askeri ve idari güçlerin entegrasyonu için mutabakata varıldı

Benzer Haberler

14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması |

Rojava'da son durum: Açıklamalar, eylemler, güncel gelişmeler -CANLI BLOG

“Ünlülere uyuşturucu operasyonu” |

Aralarında Hasan Can Kaya ve Reymen de var: 26 gözaltı -YENİLENDİ

“Olmak ya da olmamak” |

Süveyda’da "kendi kaderini tayin hakkı" talebiyle kitlesel gösteri

Yeni düzenlemeler yolda |

Sigara yasağı genişliyor

“Öcalan’ın ciddi bir rolü oldu” |

DSG-Şam anlaşması yorumu: Çatışmadan müzakereye geçiş açısından değerli

Özel’den süreç ve Suriye mesajı:

Kürtleri hedef alan eski yıkıcı söylemi reddediyoruz

Gazze Barış Planı’nda ikinci aşama |

Refah Sınır Kapısı açılıyor: Geçişler sınırlı olacak