CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, Kürt meselesinde çözümün eşit vatandaşlık temelinde ele alınması gerektiğini vurguladı. İmamoğlu, “Kürt meselesini çözmeli, bu alanda yeni ve cesur adımlar atmalıyız” dedi.
HABER MERKEZİ – CHP tarafından İstanbul Kongre Merkezi’nde Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı düzenleniyor.
CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da konferansa bir mesaj gönderdi.
Mesajında “ülkemizi ve bölgemizi senelerdir meşgul eden Kürt meselesini çözmemiz lazım” diyen İmamoğlu, yeni ve cesur adımlar atılması gerektiğini söyledi.
İmamoğlu şunları belirtti:
EŞİT VATANDAŞLIK
Egemenlik bize, biz vatandaşlara, millete ait. Doğru, hepimiz bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Türk-Kürt hepimiz kanunlar önünde eşitiz ancak Kürt vatandaşlarımızın bir kısmı kanun önünde eşitliğe indirgenen, bununla sınırlı kalan eşitlik anlayışından şikayetçi. ‘Kanun önünde eşit olmaya sınırlı kalan bir eşitlik dilimizi, kültürümüzü gönlümüzce yaşatmamıza, kimliğimizi sürdürüp geliştirmemize imkân tanımıyor’ diyorlar. Bu şikayeti göz önünde bulunduran bir eşitlik anlayışı geliştirelim. Önerim bu. Kürtleri kimlikleriyle, dilleriyle, kültürleriyle tanıyalım. Bütün yurttaşlara dillerini ve kimliklerini korumak ve geliştirmek hakkını tanıyalım ve isteyenlerin bu hakkı kullanabilmesine imkân sağlayalım.
KÜRTÇE EĞİTİM
Resmi ve eğitim dilimiz Türkçe kalmak şartıyla okullarımızda Kürtçenin öğretilmesinin, Kürt tarihinin ve edebiyatının öğrenilmesinin önünü açalım. Eşit vatandaşlığı pekiştirerek Kürt meselesini çözelim önerimin esası bu. Yanlış anlaşılmak istemem. Kürt sorununu eşit yurttaşlık prensibine uygun olarak ele alalım derken özel yasalar çıkarıp Kürt yurttaşlarımıza kolektif haklar verelim demiyorum. Aksine, buna esastan karşıyım. Yurttaşları kimliklerine göre ayırıp buna göre hukuksal düzenleme yapmak sorunlarımızı çözmez. Asla çözemeyeceğimiz daha büyük sorunlar yaratır. Ülkemizi bir etnik ya da dini cemaatler ülkesine çeviremeyiz. Eşit vatandaşlığı pekiştirerek ulusal birliğimizi güçlendirelim, ulusal dayanışmamızı büyütelim.
KÜRTLERLE KARDEŞLİĞİ GÜÇLENDİREN BÖLGESEL SİYASET
Sınırlarımızın haricindeki Kürtleri kardeş bildiğimizi gösteren, sınırlarımızın haricindeki Kürtlerle kardeşliğimizi güçlendiren bir bölgesel siyaset takip etmek, böyle bir bölgesel perspektif geliştirmek. Bunu yaparak aynı zamanda milletimize ve devletimize çok seçkin bir miras olan ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini de ne kadar içselleştirdiğimizi gösterelim. Türkiye Cumhuriyeti olarak öyle bir bölgesel siyaset izleyelim ki, Irak’taki Kürt de Suriye’deki Kürt de esenliğini istediğimizden emin olsun. Öyle bir bölgesel perspektif sunalım ki, Irak’taki Kürt de Suriye’deki Kürt de kardeşliğimizden emin olsun. Vatandaşı oldukları ülkelerde huzur ve refah içinde ve kimliklerine hürmet edilerek yaşamalarını istediğimizden hiçbirinin şüphesi olmasın.
Daha çok sınır kapısı açalım. Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa Erbil’le, Süleymaniye’yle, Haseke’yle, Afrin’le, Halep’le ticaretini yapsın.



