Süryani Birliği Partisi Eş Başkanı Sanharib Barsum, Suriye’de çözümün ancak diyalog ve uzlaşıyla mümkün olacağını vurguladı. Biriken çözümsüzlüklerin yüzeysel adımlarla aşılamayacağını belirten Barsum, kalıcı çözüm için kapsamlı ve köklü düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi: “Karar alma süreçlerine gerçek katılımı güvence altına alan, çoğulcu ve merkeziyetçi olmayan bir yapıya ihtiyaç var.”
Doğan CİHAN
Kuzey ve Doğu Suriye bölgesine dönük Şam güçlerinin kuşatması sürerken, DSG ve Özerk Yönetim’in Şam hükümetiyle yapılan görüşmelerin ardından “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkesin sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığını açıklamasıyla birlikte, önümüzdeki günlerde anlaşma maddelerinin hayata geçirilmesi bekleniyor.
Anlaşmanın tam metni | DSG: Askeri ve idari güçlerin entegrasyonu için mutabakata varıldı
Süryani Birliği Partisi Eş Başkanı Sanharib Barsum, yaşanan gelişmeleri Nûmedya24’e değerlendirdi.
ÇÖZÜM DİYALOG VE ULUSAL UZLAŞIDA
Şam yönetiminin bölgede tırmandırdığı çatışmalı durumu kesinlikle reddettiklerini belirten Sanharib Barsum, bu yaklaşımın Suriyelilerin çıkarlarına ve ülkenin istikrarına zarar verdiğini belirtti. Barsum, Suriye’de çözümün ancak taraflar arasında diyaloğun harekete geçirilmesiyle ulusal uzlaşmaya ulaşarak, bölgenin güvenliğinin sağlanması ve farklı etnik ile dini toplulukların korunması temelinde mümkün olduğunu açıkladı.
Barsum, biriken çözümsüzlüklerin, yüzeysel adımlarla aşılamayacağını belirterek, kalıcı çözüm için kapsamlı ve köklü düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi. Barsum, bunun da ancak taraflar arasında ciddi ve sorumlu bir diyalog kurulması, farklı toplulukların ulusal ve kültürel haklarının tanınması ve Suriye devlet kurumlarında gerçek temsil ile etkin katılımın sağlanmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
SİLAHLI GRUPLARIN BÖLGEYE GİRMESİ HALK İÇİN TEHDİT
Suriye halkını, özellikle Asur-Süryani toplumunu hedef alan saldırılar ve bu saldırıların taşıdığı tarihsel arka plana ilişkin soruya yanıt veren Barsoum, silahlı grupların söz konusu bölgelere girmesinin bölge halkı ve tüm bileşenler için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Barsoum, bu grupların büyük bölümünün aşırılıkçı ideolojilere bağlı olduğunu, bazılarının ise yabancı ajandalarla bağlantılı hareket ettiğini belirterek, daha önce Şeyh Maqsud gibi bölgelerde görülen yabancı cihatçı unsurların bugün de sahada bulunduğuna dikkat çekti.
BİR DAHA AYNI KATLİAMLARIN YAŞANMAMASI İÇİN…
Süryani-Asur halkının tarih boyunca özellikle ağır saldırılara maruz kaldığını hatırlatan Barsoum, bu travmaların kolektif hafızada canlılığını koruduğunu ve benzer trajedilerin tekrarlanmasına dair sürekli bir endişe yarattığını ifade etti. Barsum, bu tür olayların yeniden yaşanmasının önlenmesinin, anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasına bağlı olduğunu belirterek, bölge halkının güvenlik, hizmetler ve siyasi süreçlerin yönetiminde etkin rol üstlenmesinin istikrarı güçlendireceğini ve gerilim ile çatışma nedenlerini azaltacağını vurguladı.
Barsum, Suriye’nin geleceğinin, karar alma süreçlerine gerçek katılımı güvence altına alan, tüm Suriyelilerin devletlerini adalet ve eşitlik temelinde yeniden inşa edebilmesine imkan tanıyan demokratik, çoğulcu ve merkeziyetçi olmayan bir yapı üzerine kurulması gerektiğini vurguladı.
Barsum, uluslararası toplumun Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlara karşı açık bir kayıtsızlık sergilediğini belirterek, bu tutumun krizi çözmek yerine daha da derinleştirdiğini ve bölgeyi geniş çaplı bir askeri çatışma riskine sürüklediğini söyledi. Barsum, Amerika Birleşik Devletleri’ne çağrıda bulunarak, sorumluluk üstlenilmesi, Suriyelileri diyalog temelinde bir araya getirecek adil ve tarafsız bir rol oynanması ve ülkenin yeni savaşlara sürüklenmesinin önlenmesi gerektiğini ifade etti. Barsum, “Suriyelilerin daha fazla savaş ve yıkıma ihtiyacı yok” dedi.



