BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ürdün’de toplu mezar keşfi |

Bilinen ilk pandemiye dair yeni kanıtlar

Ürdün’de toplu mezar keşfi |

Ürdün’ün Ceraş kentinde bulunan toplu mezar, dünya tarihinin ilk bilinen pandemisi olarak kabul edilen Justinianus Vebası’nın Akdeniz’de yarattığı yıkımı ilk kez somut arkeolojik ve DNA bulgularıyla ortaya koydu.

HABER MERKEZİ – Ürdün’ün Ceraş (Jerash) kentinde ortaya çıkarılan bir toplu mezar, dünya tarihinin kayıtlara geçen ilk pandemisi olarak kabul edilen Justinianus Vebası’na ilişkin yeni ve çarpıcı bulgular sundu.

ABD öncülüğündeki araştırma ekibi, Akdeniz havzasında bu salgına ait ilk toplu mezarın doğrulandığını açıkladı. Journal of Archaeological Science dergisinin Şubat sayısında yayımlanan araştırmaya göre, M.S. 6’ncı ve 8’inci yüzyıllar arasında Bizans İmparatorluğu’nda milyonlarca insanın ölümüne yol açan vebanın etkileri, Ceraş’taki kazılarla somut verilerle ortaya kondu.

Araştırma, Güney Florida Üniversitesi, Florida Atlantic Üniversitesi ve Sidney Üniversitesi’nden arkeolog, tarihçi ve genetik uzmanlarının yer aldığı bir ekip tarafından yürütüldü. DNA analizleri, diş örnekleri üzerinden yapıldı.

Araştırmacılar, günümüz Ürdün’ünde bulunan toplu mezardaki iskeletlerden alınan DNA örneklerinin, mezarın uzun yıllar boyunca oluşmuş bir mezarlık değil, “tek bir defin olayı” sonucu meydana geldiğini gösterdiğini belirtti. Çalışmayı yürüten ekip, geçtiğimiz yıl vebaya neden olan mikrobun Yersinia pestis olduğunu tespit etmişti.

DÖNEMİN ÖNEMLİ TİCARET MERKEZİ PANDEMİNİN DE MERKEZİ OLDU

Araştırma, salgının mağdurlarının kimler olduğu, nasıl yaşadıkları, hastalığa neden daha açık oldukları ve neden Ceraş’ta bulundukları sorularına odaklandı. Dönemin önemli bir ticaret merkezi olan Ceraş’ın, M.S. 541–750 yılları arasında etkili olan pandeminin merkezlerinden biri olduğu değerlendiriliyor.

Guardian’ın aktardığı habere göre çalışmanın başyazarı ve Güney Florida Üniversitesi öğretim üyesi Rays Jiang, bulgulara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Önceki çalışmalar vebaya neden olan organizmayı tanımlamıştı. Ceraş’taki alan ise bu genetik bulguyu, kimlerin öldüğünü ve bir kentin krizi nasıl yaşadığını gösteren somut bir tabloya dönüştürüyor.” Jiang, pandemilerin yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda toplumsal süreçler olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: “Pandemiler yalnızca biyolojik olaylar değildir, toplumsal olaylardır. Bedenlerden elde edilen biyolojik kanıtları arkeolojik bağlamla birleştirdiğimizde, hastalığın gerçek insanları sosyal ve çevresel koşulları içinde nasıl etkilediğini görebiliyoruz. Bu da pandemileri yalnızca metinlerde kaydedilmiş salgınlar olarak değil, yaşanmış sağlık krizleri olarak anlamamıza yardımcı oluyor.”

Kazı alanında 200’ün üzerinde kişinin gömülü olduğu tespit edilirken, mezardaki bireylerin yaş ve cinsiyet açısından geniş bir dağılım gösterdiği belirtildi. Jiang, bunun salgın sırasında hareketli bir nüfusun aynı alanda sıkıştığını gösterdiğini söyledi ve Covid-19 döneminde seyahatlerin durmasına benzer bir tabloya işaret etti. Ceraş’taki hipodrom alanında bulunan toplu mezarın, “Orta Doğu’nun Pompei’si” olarak anılan kentin iyi korunmuş Greko-Romen kalıntıları içinde yer aldığı belirtildi. Jiang, mezarda “yaşamlarının en verimli dönemindeki insanlar ile gençlerin” birlikte bulunduğunu söyledi.

VEBANIN YAŞANMADIĞINI SÖYLEYENLERE YANIT NİTELİĞİNDE

Araştırma, Justinianus Vebası’nın yaşanmadığını savunan görüşlere de doğrudan yanıt niteliği taşıyor. Jiang, bu yaklaşımlara ilişkin şu ifadeleri kullandı: “İlk pandeminin hiç yaşanmadığını savunan bir düşünce okulu var. İnkarcılar, nüfus verilerine bakıldığında Kara Veba’daki gibi bir çöküş görülmediğini, ekonomik kayıtlarda bir iz olmadığını ve yerleşim yoğunluğu haritalarında bir kopuş tespit edilmediğini söylüyor. Ayrıca bugüne kadar bir toplu mezar da bulunmamıştı.”

Benzer Haberler

14 maddelik ateşkes ve entegrasyon anlaşması |

Rojava'da son durum: Açıklamalar, eylemler, güncel gelişmeler -CANLI BLOG

“Ünlülere uyuşturucu operasyonu” |

Aralarında Hasan Can Kaya ve Reymen de var: 26 gözaltı -YENİLENDİ

“Olmak ya da olmamak” |

Süveyda’da "kendi kaderini tayin hakkı" talebiyle kitlesel gösteri

Yeni düzenlemeler yolda |

Sigara yasağı genişliyor

“Öcalan’ın ciddi bir rolü oldu” |

DSG-Şam anlaşması yorumu: Çatışmadan müzakereye geçiş açısından değerli

Özel’den süreç ve Suriye mesajı:

Kürtleri hedef alan eski yıkıcı söylemi reddediyoruz

Gazze Barış Planı’nda ikinci aşama |

Refah Sınır Kapısı açılıyor: Geçişler sınırlı olacak