Avrupa Parlamentosu’ndaki toplantıya katılan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dışilişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Brüksel’de Nûmedya24’te verdiği özel röportajda entegrasyon süreci, özerklik meselesi, esir takası, Fransa’daki görüşme ve Şam’ın anlaşmayı bozması halinde ne olacağına dair kritik açıklamalarda bulundu.
Nedim TÜRFENT
Geçici Suriye hükümeti ve Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında 29 Ocak’da varılan anlaşma sonrası entegrasyon takvimi işlemeye devam ederken, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi temsilcileri, uluslararası arenada diplomasi çalışmalarını sürdürüyor.
Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed ve YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn, Avrupa Birliği’nin ve Belçika’nın başkenti 25 Şubat’ta Brüksel’de düzenlenen “Türkiye ve Kürtler Diyalogda: Barış, Uzlaşı ve Demokrasi” başlıklı konferansa katıldı.
“KÜRTLERİN HAKLARININ GARANTİSİNİ SAĞLAMAK İÇİN MÜNİH’E GİTTİK”
Avrupa Birliği Türkiye Yurttaş Komisyonu (EUTCC) ve AP İlerici Sosyalist ve Demokratlar İttifakı Grubu tarafından Avrupa Parlamentosu‘nda organize edilen yuvarlak masa toplantısına katılan Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, program sonrası Nûmedya24‘e özel bir röportaj verdi.
*Münih Güvenlik Konferansı sonrası şimdi de Brüksel’desiniz. Senenin başında “Kürtler menüde” ancak Münih’ten sonra artık “masada” yorumları yapıldı. Kısa sürede bu değişim nasıl gerçekleşti?
Suriye’deki Kürtlerin sorunu şuan bütün dünyanın gündemindedir diyebiliriz. Ancak bu bazen uluslararası güçlerin çıkarları doğrultusunda gündemleşiyor. Halkların haklarını çıkarları uğruna kullanmak isteyenler oluyor. Hem buna bağlı hem de Suriye’nin içinde yaşadığı duruma bağlı. Suriye’deki iç sorunun en kısa zamanda çözüme kavuşması lazım. Entegrasyonun 10 Mart Mutabakatı kapsamında sağlanmasını istedik ancak ne Suriye hükümeti ne de Suriye siyasetine etki eden diğer güçler, hazır değillerdi. Bu yüzden durum, uzun süre belirsiz kaldı. Münih Güvenlik Konferansı’na yeni Suriye’de Kürtlerin haklarının garanti altına alınmasını sağlamak için katıldık.
ESİR TAKASI NEDEN HALEN YAPILMADI?
*Başta son çatışmalar sırasında olmak üzere süreç boyunca çok sayıda savaşçınız ve sivil insan esir alındı. Anlaşmada da esir takasının sağlanması konusunda mutabakat sağlanmıştı. Esir takası neden halen yapılamadı?
Şam hükümeti ile aramızda yapılan 29 Ocak Anlaşması çerçevesinde esir takası yapılması konusunda mutabık kalındı. Ancak Şam hükümetinin tutumu nedeniyle bu henüz gerçekleşmedi. Bu konuda heyetler arasında çeşitli görüşmeler yapıldı ancak henüz esirlerin değişimi yapılmadı. Anlaşma temelinde üzerlerine düşen sorumluluğu ne yazık ki yerine getirmiyorlar. Bunu sürekli geciktiriyorlar.
“HEM TÜRKİYE’YE HEM ŞAM’A SÖYLEDİK”
*Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması için bazı girişimler vardı. Türkiye ile doğrudan ya da dolaylı bir görüşmeniz oldu mu?
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılmasını insani temelde istedik. Kuzey [Türkiye] halkımız oradan insani yardım göndermek istedi, insani yardım geçsin diye biz de hem Türkiye’ye hem de Şam’a kapının açılması gerektiğini söyledik. Ancak bu kabul edilmedi.
24 ŞUBAT’TA PARİS ZİYARETİNDE KİMİNLE GÖRÜŞTÜLER?
*YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrîn ile birlikte 24 Şubat’ta Fransa’daydınız. Orada kimlerle görüştünüz?
Fransa ile ilişkilerimiz ve görüşmelerimiz sürüyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile görüştük. 29 Ocak Anlaşması’nın hayata geçirilmesi konusunda görüş alışverişimiz her zaman devam ediyor ve bu konu üzerine yoğunlaştık.
ŞAM ANLAŞMAYI BOZARSA…
*”Özerklik” yerine daha sınırlı bir “yerel yönetim”de anlaşma sağladınız. Özerklik talebiniz halen var mı? Anlaşma bozulursa, ne yapacaksınız, B planınız nedir?
Rojava şemsiyesi altında bütün bileşenlerin ve bölgenin özgünlüğünün korunması amacıyla yerinden yönetimin korunması gerekiyor. Bu konuda Şam ile mutabakat sağladık zaten. Bu anlaşmada da imzalandı. Dahası coğrafyanın özgünlüğü temelinde de bu, önemli bir madde.
Umuyoruz ki anlaşma bozulmaz hatta aksine anlaşmanın bir an önce ilerlemesi gerekiyor. Yeni bir anayasanın yazım sürecinin başlaması lazım. Temsilcilerimizin Şam’daki ilgili bakanlıklara katılımı sağlanmalıdır, bunlar önemli maddelerdir. Şu ana kadar gerçekleşen entegrasyon hep bizim tarafta gerçekleşti fakat Şam’da bunu göremedik.
Şu anki temel ısrarımız anlaşmanın bir an önce hayata geçmesi yönündedir. Bunun dışında anlaşmanın bozulması ya da uygulanmamasını biz kesinlikle tercih etmiyoruz ki bu savaşın önünü açacaktır. Ancak savunma savunmadır, eğer bir halk soykırım tehdidiyle karşı karşıya kalırsa kendisini koruyacaktır.
Mithat Sancar, AP’de Nûmedya24’e konuştu: DEM Parti, komisyon raporuna neden “evet” dedi?




