BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

ABD’nin Suriye’den çekilme sürecinde sona gelindi |

2 Mart’ta takvim tamamlanıyor

ABD’nin Suriye’den çekilme sürecinde sona gelindi |

2014’ten itibaren Suriye ve Rojava’da birçok üsse asker konuşlandıran ABD, askerlerini geri çekiyor. ABD’nin Suriye’den çekilmesinin 2 Mart’ta tamamlanması bekleniyor. Öbür yandan IŞİD tehditi yeniden canlanırken, ABD’nin Suriye’de yeni bir politikaya geçiş yaptığı belirtiliyor. 

Doğan CİHAN

ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un Suriye’nin kuzeyindeki (Rojava) askeri varlığını sonlandırma süreci kritik bir aşamaya ulaştı. Sahadaki askeri kaynaklara göre çekilme takviminin 2 Mart itibarıyla tamamlanması öngörülüyor. Süreç, yalnızca taktiksel bir yeniden konuşlanma değil; 2014’ten bu yana devam eden doğrudan saha varlığının sonlandırılması anlamına geliyor.

ABD’nin çekilme aşamasına geçmeden önce ülkede yaklaşık 1.000 askeri bulunuyordu. Uluslararası Koalisyon güçleri ise yaklaşık 12 yıldır sahadaydı.

ÇEKİLMENİN SEYRİ VE TAKVİMİ

Çekilme süreci güneyden kuzeye doğru kademeli biçimde ilerledi. Öncelikle çöl hattındaki kritik nokta boşaltıldı, ardından kuzeydoğudaki büyük üslerde tahliye başladı.

Son iki hafta içinde:

  • Güneydeki El-Tanf Üssü’nden Ürdün’e geçişler gerçekleşti.
  • Haseke’nin güneyindeki Şeddade üssü boşaltıldı.
  • Kuzeydoğuda Haseke kırsalındaki Kasrak Üssü’nde tahliye süreci başlatıldı.
  • Remilan Kharab al-Jir Üssü tahliye sürüyor.

Kasrak’a Irak’tan gelen boş kamyon konvoylarının girmesiyle birlikte ekipman transferi hız kazandı. Yaklaşık iki hafta sürmesi beklenen tahliye kapsamında birliklerin Federe Kürdistan Bölgesi’ne konuşlanacağı belirtiliyor.

Kimi kaynaklara göre, çekilmenin sahada fiili olarak tamamlanması birkaç haftayı bulabilir; ancak ana takvimin 2 Mart itibarıyla kapatılması planlanıyor.

STRATEJİK ÜSLER VE ANLAMLARI

1 – Haseke – Kasrak Üssü

Kasrak, ABD’nin kuzeydoğudaki en büyük askeri noktasıydı. Yaklaşık 1,7 km uzunluğundaki uçuş pistine sahip olan üs:

  • Lojistik merkez
  • Hava destek koordinasyon noktası
  • Petrol sahalarına ve ana ikmal hatlarına yakın bir kontrol alanı olarak kullanılıyordu.

Kasrak’ın boşaltılması, ABD’nin kuzeydoğuda kalıcı askeri varlık iddiasından fiilen geri adım attığı şeklinde değerlendiriliyor.

2- Remilan – Kharab al-Jir Üssü

Remilan yakınlarındaki Kharab al-Jir üssü, enerji sahalarına yakınlığı ve sınır hattına erişimi nedeniyle kritik öneme sahipti. ABD varlığı burada hava sahası kontrolü ve istihbarat faaliyetleri açısından belirleyiciydi.

Bu üssün boşaltılması, enerji sahaları üzerinden yürütülen denge politikasının zayıfladığına işaret ediyor.

3 – Şeddade Üssü

Şeddade üssü, Deyrizor hattına ve çöl bölgesine açılan stratejik bir kapıydı. Geçmişte IŞİD hareketliliğinin yoğun olduğu alanlara yakınlığı nedeniyle ileri operasyon noktası işlevi görüyordu.

Bu noktadan çekilme, ABD’nin doğrudan saha kontrolünden “uzaktan dengeleme” modeline geçeceğinin sinyali olarak yorumlanıyor.

4 – El-Tanf Üssü

El-Tanf Üssü, Ürdün–Irak–Suriye üçgeninde yer alan ve ABD’nin en kritik stratejik noktalarından biri kabul edilen üs konumundaydı.

Üssün temel işlevleri şunlardı:

  • İran’ın Irak–Suriye–Lübnan kara koridorunu kesmek
  • Şam–Bağdat otoyolunu denetim altında tutmak
  • İran destekli milislerin hareket alanını sınırlamak
  • Çöl hattında IŞİD geçiş ve örgütlenme alanlarını baskılamak
  • İsrail’in güney Suriye güvenlik stratejisine dolaylı destek sağlamak

Bu noktadan çekilme, hem İran’ın kara bağlantı stratejisi hem de çöl hattındaki güç boşluğu açısından yeni bir döneme işaret ediyor.

IŞİD RİSKİ VE GÜVENLİK BOYUTU

ABD, 2014 yılında Irak ve Suriye’de geniş alanları ele geçiren Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadele amacıyla sahaya müdahil olmuştu.

Son dönemde özellikle Deyrizor ve Rakka hattında IŞİD’in hücre tipi saldırılarının artış göstermesi dikkat çekiyor. Çekilme takviminin, IŞİD eylemlerinin yoğunlaştığı bir döneme denk gelmesi sahada soru işaretleri yaratmış durumda.

21 Şubat’ta IŞİD sözcüsü Ebu Huzeyfe el Ensari’nin yayımladığı ses kaydıyla Suriye geçici hükümetini hedef alması ve ardından Deyrizor ile Rakka’da yaşanan saldırılar, çekilme süreciyle eş zamanlı gelişti.

Askeri ve diplomatik kaynaklar, ABD’nin çekilme sonrasında İŞİD’e karşı mücadeleyi tamamen sonlandırmayacağını belirtiyor. Buna göre Washington’un, Federe Kürdistan Bölgesi ve Ürdün üzerinden hava operasyonları yürütmesi, uzaktan istihbarat desteği sağlaması ve sınırlı nokta operasyonları gerçekleştirmesi bekleniyor. Ancak sahada doğrudan askeri varlık olmaksızın uygulanacak bu “uzaktan dengeleme” modelinin, hücre tipi ve dağınık yapılanma biçimiyle hareket eden IŞİD’e karşı ne ölçüde etkili olacağı ise tartışma konusu olmaya devam ediyor.

ULUSLARARASI KOALİSYONUN GELECEĞİ 

Koalisyonun sahadaki askeri varlığının sona ermesi, Suriye dosyasının askeri eksenden diplomatik ve bölgesel denge eksenine kaydığını gösteriyor. Bu yeni dönemde yerel aktörlerin güvenlik sorumluluğunun artması, bölgesel güçler arasındaki nüfuz mücadelesinin daha görünür hale gelmesi ve sınırlı hava müdahaleleri ile özel operasyonların gündemde kalması bekleniyor. ABD öncülüğündeki yapı ise İŞİD ile mücadelede doğrudan saha kontrolünü büyük ölçüde Suriye geçici hükümetine devretmiş bir stratejiye yönelmiş görünüyor.

ABD SURİYE’DE YENİ BİR POLİTİKAYA GEÇİYOR 

ABD’nin Suriye’den çekilmesi, yalnızca üslerin boşaltılması değil; 2014’ten bu yana süren doğrudan askeri müdahale politikasının kapanışı anlamına geliyor.

2 Mart takviminin tamamlanmasıyla birlikte Suriye’de yeni bir güç dengesi dönemine girilmesi bekleniyor. Ancak bu, çatışmanın sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine oluşacak güç boşluğunun nasıl doldurulacağı, Suriye sahasında yeni bir jeopolitik rekabet döneminin kapısını aralayabilir.

Kimi askeri kaynaklara göre ABD, kuzeydoğuda küçük ve sınırlı bir birimi bölgede tutabilir. Ancak genel tablo, sahadaki ana askeri varlığın sona erdiğini gösteriyor.

Süreç, yalnızca bir çekilme değil; Ortadoğu’daki güç dağılımını yeniden şekillendirebilecek stratejik bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.

Benzer Haberler

CPJ’den 2025 raporu |

 Tüm dünyada 129 gazeteci öldürüldü

“Basında Sağlık Ödülleri” |

2026 kazananları açıklandı, tören 15 Mart'ta

CHP’den istifa edip AKP’ye katılmıştı l

Çerçioğlu'na 'ihaleye fesat karıştırma' davasında beraat

Namık Kemal Dinç yazdı |

Münih Konferansı’na dair tarihe notlar - I

DEM Partili Oluç:

Kürt meselesi, güvenlik meselesi olarak ele alınırsa çözüm olmaz

İmralı Heyeti üyesi Sancar:

Süreç artık siyasi ve hukuki zeminde karşılık bulmalı

“Raporun gereklerini yerine getirme zamanı” |

Kurtulmuş, Yeni Yol ve AKP'yi ziyaret etti

DEM Parti Sözcüsü Doğan:

Yargı kararları derhal uygulansın, kayyum rejimine son verilsin