Şükrü Aslan
Cumhuriyetin ilanına giden yıllarda ve sonrasında, ülkenin sosyolojisiyle ilgili temel meselelerde devlet politikaları, büyük ölçüde ‘raporlar’ üzerinden üretilmekteydi. Bu raporlar bir politik tutumu/tercihi belirleme ihtiyacına işaret ettiği gibi, daha önceden belirlenmiş politikaların meşrulaştırılması işleviyle de ilgiliydi. Raporlar devletin resmi kurumları tarafından ya da görevlendirilen parti ve/veya devlet yöneticileri tarafından yazılmıştı.
Bahse konu raporların bir kısmı Alevi kimliği ve toplumsal coğrafyalarıyla ilgiliydi. Görünüşe göre vatandaşının ‘etnisitesi’ ve ‘inancı’ ile ilgili olmayan devlet, gerçekte tam olarak bu kimliklere odaklanmış görünüyordu. Bunlardan birisi daha önce Kazım Karabekir’in danışmanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü yapmış olan parti müfettişi Esat Uras’ın yazdığı rapordu. 1925-1931 tarihleri arasında, Erzurum ve Kars illerini kapsayan CHP 4. Mıntıka Müfettişi olarak görev yaparken yazdığı rapor, CHP’nin ve yeni rejimin Alevilere bakışını göstermesi açısından ilginçti.



