DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, İran’daki savaşa dikkat çekti ve Türkiye’de devam eden süreç için uyardı: “Türkiye bu kaos ortamında barış sürecini doğru ve stratejik biçimde değerlendirmelidir. Süreci zamana yayma dönemi artık sona ermelidir.”
HABER MERKEZİ – Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUHAY-DER) ve Medeniyet Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Derneği (MEBYA-DER) tarafından iftar verildi. İftada DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaşa ve Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Türkiye’deki sürece değindi. Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
“DEMOKRATİK BİR İRAN’IN İNŞASI İÇİN ADIMLAR ATILMALI”
Biz halklar olarak çözümü füzelerin yaşam alanlarımızı bombalamasında görmedik. İran’daki çözüm ne emperyalist güçlerin işgal politikaları ne de molla rejiminin baskıcı ve otoriter yönetimidir. Her iki taraf da bu politikalarından vazgeçmelidir. Hakkarililer olarak sınırın öte yanında akrabalarımız, komşularımız var. Savaş derhal bitmeli ve ateşkes ilan edilmelidir. İran’da başta Kürt halkı olmak üzere Beluciler, Azeriler ve diğer halklar ile kadınların nasıl bir yönetim istiyorlarsa o doğrultuda demokratik bir İran Cumhuriyeti’nin inşası için somut adımlar atılmalıdır.
“SÜRECİ ZAMANA YAYMA DÖNEMİ SONA ERMELİLDİR”
27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı barış ve demokratik toplum çağrısının üzerinden bir yıl geçti. Geçtiğimiz 27 Şubat’ta Ankara’da bir araya gelerek bu bir yıllık süreci değerlendirdik ve gelen yeni mesajı halkımızla paylaştık. Bu süreç sürüncemede bırakılacak bir süreç değildir. Ortadoğu’da savaşın yayılma riski artarken atılması gereken somut adımlar vardır. Türkiye Dışişleri Bakanlığı bugün Hatay’ın Dörtyol ilçesine balistik mühimmat olduğu belirtilen bir cismin düştüğünü açıkladı. Savaşın Türkiye’ye sıçramasını istemiyoruz. Türkiye bu kaos ortamında barış sürecini doğru ve stratejik biçimde değerlendirmelidir. Süreci zamana yayma dönemi artık sona ermelidir. Ortadoğu’daki gelişmeler ışığında süreci yavaşlatmak ateşe körükle gitmek anlamına gelir.”



