Veysi Sarısözen
Savaş tüm bölgeye yayılma istidadında. Yayılır mı, bilemem. Ama yayılırsa Türkiye’nin ne yapacağı hakkında fikrim var.
Fikrimi açıklayabilmek için önce, Trump’ın İspanya ile her türlü ekonomik ilişkiye, bu devlet ABD’ye İspanya’daki askeri üsleri kullanma izni vermediği için son verdiğini hatırlatmalıyım. Hatırlatmam gereken asıl husus, İspanya’nın bir NATO ve AB ülkesi olduğudur.
İkinci işaret edeceğim husus Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçtiğimiz gün TRT’deki konuşması. Şöyle diyor:
“Aslında siber istihbarat, sinyal istihbaratı, önleyici istihbarat, hava izlerinin bulunması, görüntü istihbaratı-uzaydan…Yani bir defa bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen, hani İsrail’le, Amerika’yla ağız dalaşına bile orada şey yapmaman lazım.”
“Şey” kelimesi Fidanvari “diplomatik” sıkı ağızlılık. Dediği açık: “Sen bu halinle bırakalım İsrail ve Amerika’yla savaşmayı, onlarla ağız dalaşına bile girmemelisin.”
İran’a dönük sarfedilen bu sözler, Türk dış politikasının şu andaki çaresizliğini (bir istihbaratçı için asla affedilmeyecek bir ihtiyatsızlıkla) itiraf etmekten başka hiçbir anlam taşımıyor. Çünkü İran’ın yapamadığı “ev ödevleri” Fidan’ın ağzından kaçırdığı gibi “uzay” teknolojisine bağlı olduğuna göre, Türk devletinin de “ev ödevlerini” uzaya elin uzay aracıyla “astronot” gönderme dışında yapmasının söz konusu bile olmadığı konuşmasında fena halde sırıtıyor. Fidan biraz da Erdoğan’ı uyarıyor ve “biz bu halimizle İsrail ve Amerika’yla ağız dalaşına giremeyiz” demiş oluyor.



