Hediye Levent
Bölgesel bir savaşın sınırlarının zorlandığı bugünlerde İran’dan Türkiye’ye büyük göçlerin olması ihtimali de her geçen saat artıyor. Amerika’nın ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları da şiddetini artırarak sürüyor.
1 Mart sabahından beri dünya basını ile birlikte Van’dan İran’a açılan Kapıköy Sınır Kapısında İran’dan gelenlerden gidişatı öğrenmeye çalışıyoruz. Kapıköy ile birlikte Türkiye-İran arasındaki diğer kapılardaki durumu da izliyoruz. Resmi açıklamalara göre 27 Şubat-1 Mart arasında Türkiye’ye gelen İran vatandaşı sayısı günlük birkaç yüz kişi ile sınırlı. 1 Mart’tan günümüze kadar da bu sayı çok değişmedi. İran’dan gelenlerin anlattıklarına göre bu sayının şiddetli saldırılara kıyasla düşük olmasının birkaç sebebi var gibi görünüyor.
İlk sebep İran tarafında ülkenin tamamına ilişkin kararların olağanüstü şartlar sebebiyle esnetilmesi ve yerel valiliklerin karar yetkisinin genişletilmesi. Bu da Türkiye’ye açılan sınır kapılarının bulunduğu kentlerdeki yöneticilerin, bazen gün içinde değişen kararlar alabildiği bir durumu ortaya çıkarmış gibi görünüyor. Bu çerçevede sınır kapılarından çifte vatandaşlığı olan İranlılar geçebilirken, sadece İran vatandaşlığı olanlar konusunda belirsizlik hakim. İranlı yetkililer “Sadece İran vatandaşlığı olanlar sınırdan geçemez” şeklinde resmi bir karar almış değil ancak sınır kapısında internet kesintisi, elektrik sorunu gibi gerekçelerle engeller çıkarıldığı anlatılıyor. Zaman zaman ve kısa sürelerle sistem arızasının giderildiği söylenerek sadece o sırada kapıda bekleyen ve İran vatandaşlığı olanların da geçişine izin veriliyor.



