Yetvart Danzikyan
Tam bir tarih vermem mümkün değil, ama bir zamandır, hadi 20-25 yıldır diyelim, savaşlar artık bir merkezden fırlatılan füze ler ve İnsansız Hava Araçları (İHA) ile gerçekleştiriliyor. Bu İHA’ları duydukça da insan ister istemez şu “İnsansız” lafı na gelip takılıyor. Tamam, bundan önceki savaşlar çok mu insaniy di? Değildi elbette. Gencecik insanlar masa başındaki siyasetçile rin aldıkları kararlar yüzünden cephelerde can veriyor, siviller de bu savaşlardan nasibini alıyor, hayatta kalanlar, annesiz babasız ya da evlatsız, koca bir travmayla baş etmeye çalışıyorlardı. Şimdi yeni bir çağa girdik. Gelişen askeri teknoloji, o tekno lojiye sahip ülkelerin istedikleri yere füze ya da İHA’larla saldırı lar düzenlemesine “imkan” veriyor. Böylesi bir dünyada en geliş kin teknolojiye sahip ülke ya da ülkeler tüm uluslararası siyaseti dizayn eder hale geliyor. Bu füzeler ya da araçlar, askeri hedefle ri değil de sivilleri ya da İran’da gördüğümüz gibi onlarca çocuğu öldürdükleri zaman birkaç kurum itiraz etse de, değişen bir şey olmuyor. Füzeler ve İHA’lar ateşlenmeye devam ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı bu “insansız”lığın son örneklerinden oldu, oluyor. Bu saldırı karşısında İran da kendi füzelerini ABD ve İsrail ile müttefik olan ülkelere fırlatıyor, hatta bir füze de Türkiye semalarında havada vuruldu. Biz ise sosyal medyada ve her gece televizyonlarda bir yer lerden yükselen dumanları görüyoruz. Sonrasında ise yıkın tılar. Ne oldu, neresi vuruldu, o görüntüler gerçekten vurul duğu öne sürülen yere mi ait?



