BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Aile Yılı’nın bilançosu I

Yüz binlerce kadın ‘ailevi nedenlerle’ çalışma hayatını bıraktı

‘Aile Yılı’nın bilançosu I

Türkiye’de iktidarın aile merkezli politikaları ve bakım hizmetlerindeki kamusal eksiklikler, kadınların işgücü piyasasından çekilmesini hızlandırıyor. 2025’te 404 bin kadın “ailevi nedenlerle” çalışmayı bıraktı. Bu kadınların 174 bini üniversite mezunu.

HABER MERKEZİ- Türkiye’de kadın istihdamına ilişkin veriler, aile merkezli sosyal politikaların kadınları giderek daha fazla ev içi rollere sıkıştırdığını gösteriyor. Birgün Gazetesi’nden Havva Gümüşkaya imzalı haberde yer alan resmi verilere göre 2025 yılında 404 bin kadın “ailevi nedenlerle” çalışma yaşamından ayrıldı. Bu kadınların 174 bininin üniversite mezunu olması, nitelikli kadın emeğinin de işgücü piyasasından çekildiğini ortaya koyuyor.

Kadın istihdamına ilişkin tartışmaların odağında ise bakım yükü yer alıyor. Kamusal ve ücretsiz kreşlerin yetersizliği ile özel kreş ücretlerinin yüksekliği, birçok kadını çalışmak yerine çocuk bakımını üstlenmeye yöneltiyor. Benzer şekilde yaşlı bakımının da büyük ölçüde aile içinde ve çoğunlukla kadınlar tarafından üstlenilmesi, kadınların iş hayatında kalmasını zorlaştıran başlıca etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

MİLYONLARCA KADIN İŞGÜCÜNDEN MAHRUM

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 itibarıyla çalışma çağındaki 21 milyon 548 bin kadın işgücüne dahil değil. Bu kadınların 5 milyon 925 bini ev işleriyle meşgul olduğunu, 3 milyon 846 bini ise ailevi ve kişisel nedenlerle çalışamadığını belirtiyor. Başka bir ifadeyle çalışmayan kadınların yaklaşık yüzde 45’i ev işleri ve ailevi sorumluluklar nedeniyle işgücü piyasasının dışında kalıyor.

Veriler son yıllarda bu eğilimin hızlandığını da gösteriyor. 2021’de yaklaşık 2,3 milyon olan “ailevi nedenlerle çalışamayan kadın” sayısı, 2025’te 3,8 milyona yükseldi. Bu grubun 806 binini üniversite mezunu kadınlar oluşturuyor. Böylece ailevi nedenlerle işgücüne katılamayan her beş kadından biri yükseköğrenim görmüş kişilerden oluşuyor.

EN ÇOK ETKİLENEN YAŞ GRUBU 25-39

Kadınların işgücünden çekildiği yaş aralığı da dikkat çekiyor. 2025 sonu itibarıyla 30–34 yaş grubunda 780 bin kadın, 35–39 yaş grubunda 645 bin kadın, 25–29 yaş grubunda ise 623 bin kadın ailevi nedenlerle çalışamadığını belirtiyor. Böylece kariyer açısından en üretken dönem olarak kabul edilen 25–39 yaş aralığında 2 milyondan fazla kadın işgücü piyasasının dışında kalıyor.

TÜİK’in doğum istatistikleri de bu tabloyla örtüşüyor. Türkiye’de ilk doğumdaki ortalama anne yaşı 27,3 olarak hesaplanırken, büyük şehirlerde bu yaş daha da yükseliyor. Uzmanlara göre çocuk ve yaşlı bakımının kamusal olarak desteklenmemesi, kadınların çalışma hayatından kopmasını hızlandıran en önemli faktörlerden biri.

KADIN EMEĞİ ‘YEDEK İŞGÜCÜ’NE DÖNÜŞÜYOR

Kadın hareketi ve emek örgütleri, aile merkezli sosyal politikaların kadınları ekonomik bağımsızlıktan uzaklaştırdığını savunuyor. Esnek ve uzaktan çalışma modellerinin çoğu zaman kadın istihdamını artırmak yerine ev içi yükleri artırdığı, kadınları ücretli emek ile ev içi bakım emeği arasında sıkıştırdığı belirtiliyor.

Uzmanlara göre bakım hizmetlerinin kamusal olarak güçlendirilmemesi, kadınların işgücüne katılımını sınırlayan yapısal bir sorun yaratıyor. Bu nedenle kadınların ekonomik bağımsızlığını koruyacak sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Benzer Haberler

Faik Bulut yazdı |

Dr. Mara Karlin’in Kongredeki sunumu: Suriye’nin geleceği

İstanbul’da 8 Mart yasağı l

Yollar trafiğe kapatıldı, ulaşım kısıtlandı

İBB davası öncesi |

Silivri’de eylem yasağı kararı

8 Mart çağrı ve eylemleri |

"Örgütlenelim, özgürleşelim"

Savaşın 9. günü |

Petrol depoları hedefte, can kaybı artıyor -CANLI BLOG

TBMM’de gündeminde bu hafta l

Fidan ve Güler kapalı oturumda İran bilgilendirmesi yapacak

İBB davası öncesi CHP’den açıklama l

'İmamoğlu’na kurulan kumpas Trump-AKP ortak yapımıdır'

Özel’den İran tepkisi:

Türkiye’nin içinde bulunduğu durum içler acısı