Kobanî Özerk Yönetimi, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan 29 Ocak Anlaşması’na rağmen Şam yönetiminin engellemeleri nedeniyle kentte kuşatmanın çeşitli uygulamalarla devam ettiğini açıklayarak, Şam hükümetine abluka ve engelleri kaldırma çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ – Kobanî Özerk Yönetimi, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında varılan 29 Ocak Anlaşması’nın gereklerinin kentte Şam hükümeti tarafından uygulanmadığını açıkladı.
Yazılı bir açıklama yayımlayan Kobanî Özerk Yönetimi, kente ve çevresine Şam güçlerince yapılan saldırıların üzerinden 50 gün geçtiğini hatırlattı. Açıklamada, kentte internet kesintileri, seyahat engellemeleri ve yakıt tedariğinin engellenmesi gibi uygulamalarla kuşatmanın sürdüğü belirtildi.
Açıklamada Şam yönetimine 29 Ocak Anlaşması’nın hükümlerini uygulama çağrısı yapıldı ve şu ifadeler yer aldı:
דHükümetin, Kobanî şehri ve kırsalındaki her türlü abluka ve engeli kaldırmak da dahil olmak üzere, bölgenin idari, kültürel ve hukuki özgünlüğüne saygı göstererek ve bölge halkına ülke içinde ortaklık temelinde yaklaşarak, bu anlaşmayı gecikmeksizin uygulaması gerektiğini vurguluyoruz. Bu, bölgede barışın sağlanmasına, Suriye’nin yeniden inşasına ve 15 yıllık savaş ve karışıklığın yol açtığı yıkımın giderilmesine yardımcı olacaktır.”
Açıklamada ayrıca anlaşmanın garantör devletlerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapılarak, hükümet yetkililerine bölgenin özgünlüklerini, halkının değerlerini ve haklarını göz ardı etmeden, ertelemeden ve geciktirmeden anlaşma hükümlerini uygulamaları için baskı yapılması istendi.
דDahası, geçici hükümetin Kobanî bölgesi dışından birini bölge lideri olarak ataması gibi adımları, anlaşmanın şartlarına ve bölge halkının iradesine aykırıdır ve bölgenin kendine özgü özelliklerini ve devrim yıllarında yaptıkları büyük fedakarlıkları göz ardı etmektedir. Suriye’deki Kürt halkı, iradelerini ihlal etmeye çalışan her tarafa karşı topraklarını savunmak için yıllarca mücadele etmiş ve direnmiştir. En zor koşullar altında işlerini yönetmek, özgürlük ve onur içinde yaşamak ve haklarını savunmak için büyük fedakarlıklar yapmışlardır. Bu mücadelede binlerce şehit ve yaralı vermişlerdir. Bu nedenle, bu kurbanlara ve bu bölgelerin kendine özgü özelliklerine saygı duymak, hükümetin yerine getirmesi gereken bir görevdir.”



