Fikri Sağlar
İktidarın ülkemizde her gün ortaya çıkardığı dertler, adeta dünü aratıyor… Rahmetli Süleyman Demirel’in ülke siyasetine soktuğu felsefenin doğruluğunu da teyit ediyor…
“Dün dündür, bugün bu gündür!“
Bu politikada, yarın da dün olacağı için verilen sözlerin pek anlamı kalmıyor! Yani siyasette “Dün de bugün de hemen unutulur. E yarına bakarız!” hali var…
Asgari ücret tartışması hala devam ediyor! Çünkü ilk kez AKP iktidarında, “asgari ücret” açlık sınırının altında belirlendi… TÜRKİŞ’in belirlemelerine göre açlık sınırı 29 bin 828 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 TL’ye yükseldi. Asgari ücret ise, 28 bin 075…
***
Kısaca, ülkemizde çalışanların yaklaşık % 62’sinin elde edeceği aylık gelir, açlık sınırının altında olacak…
Oysa asgari ücret, adı üzerinde bir çalışan yaşamını sürdürmek için elde edilen en düşük gelirdir…
Kaldı ki Kasım 2025 verilerine göre 4 kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gereken gelir ise 29 bin 828TL’dir.
Verilen asgari ücret, sadece beslenmek adına bile yeterli değil… İktidarın belirlediği bu rakamla çalışan, “aile fertleriyle birlikte açlığa mahkum edilmektedir!”
İktidar, emekçiye “açlıktan kurtulma yolu olarak, ya ses çıkarmadan emeğinin sömürmesine izin vermesi ya da hırsızlık yapması tercihe zorluyor…
Yani bu tablo bile, uygulanan “ucube rejimin”, yurttaşları bilerek ahlaki çöküntünün içine sürüklediğini gösteriyor…
Bu durum, vahşi kapitalizmin toplumu emekçiler üzerinden yaptığı çökertme uygulamasının korkutucu tablosudur!



