BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Bu anlaşma, Kürt bölgelerinin özgünlüğünün korunmasıdır” |

Mazlum Abdi anlaşma hakkında konuştu

“Bu anlaşma, Kürt bölgelerinin özgünlüğünün korunmasıdır” |

DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, bugün geçici Suriye hükümetiyle imzalandığı duyurulan anlaşma hakkında konuştu. Anlaşmaya dair detayları anlatan Abdi, yeni bir mücadele dönemine girdiklerini söyledi.

HABER MERKEZİ – Demokratik Suriye Güçleri (DSG), dün Genel Komutanları Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in Şam’da geçici hükümet yetkilileri ile yaptığı görüşmeye ilişkin yayımladığı açıklamada “kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde” ateşkes sağlandığını ve iki taraf arasında “askeri ve idari güçlerin aşamalı olarak entegrasyonu” konusunda mutabakata varıldığını duyurdu. Geçici Şam hükümeti de söz konusu anlaşmaya ilişkin açıklama yaparak mutabakata varıldığını açıkladı.

“Üç DSG tugayından bir askeri tümen” | DSG: Askeri ve idari güçlerin entegrasyonu için mutabakata varıldı

Konuyla ilgili DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Ronahi TV’ye konuştu. Abdi’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

×Umduğumuz şeyleri elde ettiğmizi söylersek doğru olmaz, hedeflerimiz bundan daha yüksekti. Fakat elde ettiğimiz şeyler de azdır, isteklerimize göre değildir dersek de, şimdiye kadarki emeği küçümsemiş oluruz.

Bu anlaşmanın önemli kısmı, Kürt bölgelerinin özgünlüğünün korunmasıdır; her yönüyle, askeri, güvenlik, idari ve hatta siyasi açıdan… Bir yere kadar kazanımlar korunmuştur.

Elbette istenilen her şey değil, bunlar mücadele konusudur.

Her şeyden önce şunu söyleyebilirim: Kültür, eğitim alanında şimdiye kadar yapılanlar elbette korunacak. Eğitim, çocuklarımızın şimdiye kadar yaptığı eğitim resmileşecek. Bu anlaşmada var. Böylece eğitimlerine devam edebilmeleri için görüşmeler sürecek elbette, ilgili bakanlıkla, bu kazanımları korumak için, eğitimlerini sürdürebilmek için.

İdari açıdan; Kürt bölgeleri diyoruz, Cezire olsun, Kobani olsun, her alanda, her kademede bölge halkı tarafından yönetilecek, hatta diyebilirim ki şimdiye kadar yönetenler başka bir şekilde görevlerini sürderebilecekler.

Güvenlik açısından; yine şimdi var olan güçlerimiz tarafından güvenlik sağlanacak ve bunlar Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlanacaklar, yöneticileri de şimdiye kadar bu işi yürütenler olacak, bunlar tarafından bu iş yürütülecek.

Sonuçta, halkımızın devrim sürecinde kazandığı bu kurumlar, Kürt bölgelerinde olanlar, Kürt köy ve şehirlerinde bunlar değişmeyecek, devam edecekler.

Bu da az bir düzey değil, devrimin çok sayıda kazanımı korunacak.

Ve fakat, uğruna mücadele ettiğimiz en büyük hedeflerimizde, statü meselesinde, başka meselelerde eksik şeyler var. Bunlar için de mücadelemizi sürdüreceğiz.

Biz devrimin kazanımlarını koruduk, Cezire’de, Qamişlo’da, Kobani’de, Derik’te… DSG tugaylar şeklinde resmi olarak Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlanacak, bu güçler bulundukları bölgeleri savunacak.

(Kobani kuşatması) Bu kalkalacak, sonlanacak. Bugün anlaşmayı imzaladık, 3 gün sonra yürürlüğe girecek. Buna göre askeri güçler geri çekilmeli. Cezire’deki güçler geri çekilecek. Kobani’ye gelen güçler de geri çekilecek. Bizim güçlerimiz de şehirlerden çekilecek. Bunlar şehir kıyılarında askeri yerlerinde kalacaklar.

Afrin, Serê Kaniyê, Grî Spî; bunlar farklı, bunlar bizim kontrolümüzde değil. Onların durumu da sonlanmalı. Serê Kaniyê ve Afrin Kürtlerin kentleridir. Kürt bölgeleri için yaptığımız anlaşma, Afrin için de geçerli olmalı. Belki zaman gerekebilir, ama anlaşma Kürt kentleri için yapıldı, Afrin de bunlardan biridir, biraz zor olabilir, zaman gerekebilir; çünkü bazı güçlerin de çıkması gerekiyor. Fakat anlaşmada var, dönüşler olacak, yerel yönetimlerde onlar da yer alacak. Kürt kentleri için yapılan anlaşma Afrin için de geçerli olacak.

İç Güvenlik Güçleri yerlerinde kalacaklar. Kurumlar yeniden kurulacak. Ama İç Güvenlik yerinde kalacak.

Özerk yönetim tarafından yürütülen kurumlar, ilgili bakanlıklarla yeniden yapılandırılacak, bu kurumlarla ilgili kişiler tespit edilmeli, görevlendirilmeli, bu da Vali tarafından yapılacak, bu valilik DSG ve Kürtler tarafından belirlenecek.

Kurumların sorumluları için, durumları uygun olanlar tespit edilecek ve görevlerine devam edecekler.

(Yeniden saldırı olma ihtimali)

Bu anlaşma savaş sürecinde yapıldı. Bu süreçte uluslararası güçler de bizimleydi, burada, Erbil’de, Şam’da bizimleydiler; özellikle de ABD ve Fransa içindeydi, onların ciddi bir sorumluluğu var. Onların da bir farkındalığı oldu. Trump bizzat kendisi konuştu Şam’la, Fransa Cumhurbaşkanı konuştu. Dün de telefonda konuştuk, biz henüz anlaşmayı imzalamamışken; (Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron) garantör olacağını bizzat söyledi. Garantörlüklerini yerine getirmeleri gerekiyor.

(Esir alınanlar…)

Biz bu konuda anlaşmıştık, Cumhurbaşkanıyla (Ahmed El Şara) konuşmuştuk, anlaşmıştık, ancak yerine getirilmesinde gecikme oldu. Madem şimdi anlaşma imzalandı, bizim öncelikli sorumluluklarımızdan biri esir düşenleri geri getirmektir. Anlaşmamızda var, fakat takip edilmesi ve yerine getirilmesi gerekiyor.

(Mazlum Abdi ne yapacak?)

Devlet işlerinde yer almam için çok teklif geldi. Ben arkadaşlarımı önerdim, öyle de yapacağım. Halkımın içinde olacağım, halkımla olacağım, ciddi sorumluluklarımız var, halkımızın birliğini ilerletmeliyiz. Bu görüşmeler için Kürt birliği kurumunu oluşturmamız lazım, ben burada rolümü oynayacağım, kısaca halkımın içinde olacağım. Bu anlaşmada eksik bulduğumuz şeyler için mücadele edeceğiz.

(Günlerdir süren eylemler)

Kürt halkının tutumuyla başımız diktir, Kürt halkı birliğini ve mücadelesini daha da yükseltti, sadece Rojava’da değil, her üç parçada ve diasporada çok iyiydi. Bunun uluslararası alanda, savaşın durmasında önemli, büyük bir etkisi oldu. Herkesi selamlıyorum, çok büyük rolleri oldu bu süreçte.

Siyasi partiler de büyük işler yaptı. Kürtlerin büyük partileri, Güneydekiler (Federe Kürdistan Bölgsei), liderleri, hepsi de her gün bizimleydiler, onlar da rollerini oynadılar, yapabildiklerini yaptılar, etkileri oldu, hem manevi hem de manevi destek verdiler, bize güç verdiler.

2011’den bu yana Rojava halkıyla birlikteyiz; her yerde, Halep’te, Afrin’de, Qamişlo’da, Cezire’de, her yerde geri durmadılar, onlar da bizimle birlikte ön cephedeydiler, bizim gibi mücadele ettiler, bedel verdiler. Önümüzdeki dönemde de birlikte mücadele edeceğiz. Birlikte çok zor zamanlar geçirdik, biz bütün zorlukları atlattık, bir kez daha yeni bir adım attık, şimdi de zorlukları aşacağız, siyasi mücadelemizde de birlikte devam edeceğiz.

Çoğu kişinin bu anlaşmadan razı olmadığını biliyorum, ben de farkındayım, ben de memnun değliim, ama bu şartlarda mümkün olanı yaptık, bir saldırının önünü aldık, bazı kazanımları koruduk, sonrasında mücadelemizle istediğimizi elde etmeye çalışağız.

Yeni bir mücadele aşamasına giriyoruz. Bu da ceraset, çalışma gerektiyor. Halkımız yerine dönmeli, özellikle Haseke’deki halkımız. Halkımız eleştirsin, ama mücadeleyi bırakmamalı, kazanımlarımızı korumalıyız.

 

Haber güncellenecek… 

Benzer Haberler

Reşit Kibar davası l

'Adalet aramaya devam edeceğiz'

Aziz İhsan Aktaş davasında 4’üncü gün l 

'Sözleşmedeki imza tarihi düzeltilirse iddialar çöker'

GABB Eşbaşkanı Şedal’dan “Mürşitpınar” çağrısı:

Yardım TIR’ları bekliyor, sınır kapısının açılması gerekir

Gözaltında işkenceye maruz kalmıştı |

Diyar Koç hastaneden cezaevine götürüldü

Gazze Barış Planı’nda ikinci aşama |

Refah Sınır Kapısı açılıyor: Geçişler sınırlı olacak

Erdoğan, Pezeşkiyan’la telefonda görüştü |

Erakçi Ankara'da: Fidan'la PJAK'ı da konuştular

Erdoğan’dan “nihai rapor” açıklaması |

Sürecin yol kazası yaşamaması için üzerimize düşeni yapacağız