Cegerxwîn, ölümünün 41’ıncı yıldönümünde çeşitli etkinlikerle anılıyor. Bu yazıda biz de bir yazıyla analım istedim. Onu bir anlık Stockholm’de masasının başında kurgulayalım: Omuzları, taşıdığı yükün değil, yılların ve memleket hasretinin ağırlığıyla çökmüştü. Şehmus, nam-ı diğer Cegerxwîn (Ciğeri Kanlı), Stockholm’ün bembeyaz ve soğuk sessizliğinde, ta Kamışlı’dan, Gercüş’ün Hesar köyünden getirdiği ateşi körüklüyordu. Masasının üzerindeki lamba, eski defterlerini aydınlatıyordu; sayfalar, bir zamanlar çobanlık yaptığı topraklardan, medresenin loş koridorlarından ve isyanın harlı günlerinden sızan mürekkeple doluydu.
Şara’ya öfke: “Colani’yi kabul eden terörü meşrulaştırır” |
Berlin’de binlerce kişi Rojava için yürüdü
“Adil bir denge kurulmadı” |
AYM’den cezaevlerinde ‘görüş dinlemeye’ ihlal kararı
Cezaevinde düşüp başından yaralandı l
Tayfun Kahraman hastaneye kaldırıldı
Aynı günde, aynı saatte, aynı yerde l
Katledişinin 19. yılında Hrant Dink anıldı
“Suriye ordusunun operasyonu takdire şayandır” |
Erdoğan: Suriye'de hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz
“Bir iç savaş tasarlanmak isteniyor” |
Bakırhan: Saldırılar, devam eden sürece de açık bir sabotaj
Meclis Komisyonu yazım ekibi 4. kez toplandı |
MHP'li Yıldız: Uzlaşma sağlandı, süreç yasası var
CHP’den açıklama l
"Demokratik Suriye'nin varlığı bizim için önemli"



