Müslüm Yücel
Colani, HTŞ adlı bir örgütün lideridir ve söyledikleri ne Arapları ne de diğer halkları bağlar; özellikle Halep Tehciri ve katliamından sonra bir TV konuşması ve hiçbir resmiyeti olmayan bir kanunnameyle bu vasfı daha bir pekişmiş, nesneleşmeden öteye gitmemiştir. Nesneleşme insani özelliklerini kaybetmektir, o artık biri ya da birilerinin muamele aracıdır, insanlıktan çıkmıştır; nesnedir, metadır: alınıp satılan, kiraya verilen bir üründür, değerini asla kendisi belirleyemez, piyasa ona ne değer verirse, o, o kadardır; bu hem ahlaki, hem sosyal ve hem de psikolojik açıdan insana yakışmayan bir şeydir: Bu insanın bir tavrı yoktur, insana ait, kültürel ya da sosyal konumdan yoksundur, bir yere konulur, sırasında yeri bir anda değiştirilir, alınır, satılır; sahipleri tarafından arada parlatılır, piyasası yapılır ve sırası gelince uygun müşteriye verilir. Colani, nesnedir ve çevresinde yer alan, adına da kabine denilen kimseler de nesnenin alım ve satımını güçlendiren objelerdir. Bugün bu nesne, bir halkı temsil ettiklerini söylüyor ve diğer halklara da ulufe dağıtır gibi hak dağıtıyor! Dünün ve bugünün kelle kesen, kadın ve çocukları katleden canisi, bugün hami oluyor; hami, hamiyetten gelir, Colani dün ve bugün ki haliyle, bir hamiyet örneği göstermemiştir. Kürt Dağı’nda Kürtleri, Dürzi Dağı’nda Dürzileri ve bizzat kendi dilini konuşan ama mezhep olarak ondan ayrılan Alevileri katletmiştir; hak verecek biri değil, hesap sorulacak biridir; Türkiye gibi devletlerin yapması gereken de onu koruyup kollamak değil, uluslar arası bir mahkeme de yargılanmasına öncülük etmektir…
Colani, iki haftadan beri vicdanı olan herkesi yaralıyor. Nesneleşme itibariyle uyguladığı şiddet birilerinin işine yarıyordur belki ama komşu devletlerin iktidar yapısına da gelecekte zarar vereceği açıktır. Colani bir Kürt kızını balkondan attı, öldürdü, yaşlıları sokak ortasında dövdü, kadınlara en olmadık hakaretler etti ve bunları da bir erdemmiş gibi kayda alıp yaydı; öldürmeyi anlayabilir insan ama böyle alay edilmesini kimse anlayamaz. Halep’te de kimi yerlerde masum insanları bir dolmuşa bindirdi, bunlara “köpek gibi havlayın” dedi. Tutun ki Colani’nin eşini, kardeşini, anne ve babasını Kürtler bir dolmuşa koyuyor ve sonra bunlara “havlayın” diyorlar… En başta buna Kürtler itiraz ederler. Türklerin, Arapların ve komşu bütün halkların buna itiraz etmeleri gerekiyor… İnsan onuru dokunulmazdır…



