BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Hatimoğulları: Herkesi soykırımı durdurmaya çağırıyorum |

Bakırhan: Rojava umuttur, direniştir, teslim olmayacak

Hatimoğulları: Herkesi soykırımı durdurmaya çağırıyorum |

“Rojava sadece bir toprak parçası değil. Rojava umuttur. Rojava direniştir” diyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Kürtlere teslimiyet dayatıldığını, bin yıldır teslim olmayan Kürtlerin bugün de teslim olmayacağını vurguladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları ise, herkese katliamı durdurmaya çağırdı.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Şam yönetiminin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına karşı grup toplantısının Nusaybin’deki Sınır Parkı’nda yaptı.

Eş Genel Başkanlar Eş Genel Başkanlarımız Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın katılımıyla düzenlenecek açıklama öncesi, binlerce kişi Demiryolu Kavşağı’nda buluşarak saldırıları protesto etmek amacıyla Sınır Parkı’na yürüdü.

“Rojava, direniştir, vidandır, özgürlüktür, teslim alınamaz” pankartının açıldığı yürüyüşte “Biji berxwedana Rojava” sloganlarıyla saldırılara karşı başlatılan direnişe destek verildi.

Yürüyüşün ardından başlayan grup toplantısında ilk sözü Tülay Hatimoğulları aldı. Hatimoğulları, sınırın sıfır noktasında olduklarını, öbür tarafta Kürtlerin şiddetli bir savaş tehlikesi altında olduğunu, Şam hükümetinin 10 Mart Mutabakatı ilgili görüşmelerin sürdüğü sırada masayı devirdiğini ve ardından Kürt halkına yönelik katliam başlatıldığını söyledi.

“KATLİAMA MARUZ KALANLARIN SORUMLULUĞU ŞARA, IŞİD VE ONLARI DESTEKLEYEN GÜÇLERDEDİR”

Türkiye’deki medyanın yalan haberler yaydığını, 10 Mart Mutabakatı’na uymayan tarafın Şam hükümetinde bulunan HTŞ ve Şara yönetimi olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, “Bugün orada sivil halkımız başta olmak üzere katliama maruz kalan herkesin sorumluluğunu Şara yönetimindedir, HTŞ’dedir, IŞİD’dedir ve onları destekleyen uluslararası güçlerdedir” dedi.

CUMHUR İTTİFAKI’NA TEPKİ: SAVAŞI TÜRKİYE’DEN YÖNETİYORLARMIŞ GİBİ

AKP-MHP’nin Cumhur İttifakından gelen açıklamalara tepki gösteren Hatimoğulları, “Cumhur İttifakının sözcülerinin yaptığı açıklamaya bakılacak olursa sanki savaşı ve çatışmayı Türkiye’den yönetiyormuş gibi” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

דBir yandan Türkiye’de Kürt’e ‘kardeşim’ diyecek ‘İç barışı tesis edeceğim’ diyecek öte yandan oradaki operasyonları yönetecekler.

Temizlik hareketi başlamalı diyorlar Rojava’da. Temizlik! Neyi neyden temizliyorsunuz? Rojava toprağını Kürt’ten mi temizlemeye çalışıyorsunuz?

BATIL OLAN SİZSİNİZ

Ey batılı kıblesi olarak gören iktidar ve yandaşları, ey iktidardan güç zehirlenmesi yaşayanlar demokrasi istemek, savaş karşıtı olmak, kadın özgürlüğünü istemek, anadiliyle eğitim hakkını istemek batıl mıdır?

Batıl olan nedir biliyor musunuz? Batıl olan Türkiye’de Kürt’e kardeşim deyip gerçek kardeşliği görmemektir. Batıl HTŞ ile el tutuşmaktır. Batıl olan paramiliter güçlerin ve çeteleri örgütleyip eğitip donatıp onları Suriye topraklarında Alevi canlarımızı, Dürzi kardeşlerimizi, Kürt kardeşlerimizi katlettirmektir. Onun önünü açmaktır Batıl olan. Batıl olan sizsiniz, sizsiniz, sizsiniz.”

“TÜRKİYE’DE HTŞ SÖZCÜSÜLÜ YAPIYORSUNUZ”

Hükümet Sözcüsü Ömer Çelik’in “DSG sürece darbe yapmak istiyor“ sözlerine de tepki gösteren Hatimoğulları, asıl darbenin Şam hükümetini oluşutran HTŞ ile el tutuşanlar ve savaşa onay verenler ile bunlara göz yummanlar olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, “HTŞ sözcülüğü yapıyorsunuz Türkiye’de. O yüzden bu süreci sabote etmek isteyen tam da sizsiniz ve sizin açıklamalarınızdır” dedi.

ERDOĞAN’A TEPKİ: “NEYİN TEBRİKİ BU?”

Erdoğan’ın Şam geçici hükümetini tebrik ettiğini hatırlatan Hatimoğulları, şöyle konuştu:

דBiz buradan cumhurbaşkanına soruyoruz. ‘Kürt kardeşlerimiz katlediliyor’ diye mi HTŞ’yi tebrik ediyorsunuz. Ortada bir savaş var. Neyin tebriki bu?  Barışın istikrarın egemen olduğu bölge huzur içinde yaşar diyor. Bizler yıllar yılıdır DEM Parti olarak dedik ki, Türkiye’de iç barışımızı tahkim edelim. Uluslararası güçlerin bölgede kurmaya çalıştığı komploya karşı hep beraber uyanık olalım dedik. Bunun için iç barışımızı tahkim edelim dedik.

Ama iç barışı konuştuğumuz bu günlerde huzurdan bahsettikleri bu günlerde, Suriye’de Kürtler katledilirken Türkiye’deki Kürtlerin duygusunu görmeyen bir huzur olabilir mi? Düşüncesini görmeyen bir huzur olabilir mi? İnsanlar gece gündüz uyumuyor. Herkes ayakta. Bugün Nusaybin’de sınırın sıfır noktasındayız. Ve inanın 7’den 90’ına kadar herkes bugün bu yürüyüşte ve sınırın ötesinde katledilen kardeşleri için gözyaşı döküyor. İşte süreci bozan sizsiniz. Türkiye’de barış sürecinde inancı zayıflatan sizlersiniz. Vazgeçin bundan, vazgeçin bundan. Artık yeter! Edi bese!”

“KATLİAMI ROJAVA TOPRAKLARINA KAYDIRDILAR”

Şam hükümetinin Alevileri, ardından da Dürzileri katlettiğini hatırlatan Hatimoğulları, katliamın bu kez Rojava topraklarına kaydırıldığını ifade etti. Soykırıma hayır diyeceklerini vurgulayan Hatimoğulları, Paris’te Şam hükümeti ve İsrail arasında yapılan anlaşmanın ardından bir uluslararası komplonun tertiplendiğini söyledi. Hatimoğulları, şunları belirtti:

“Türkiye’de hükümet adına konuşan bakanlar, sözcüler her fırsatta diyorlar ki ‘SDG ya da Suriye’nin öz yönetimi başka devletlerle iş tutuyor‘ Biz başından beri ısrarla şunu söyledik. Suriye’deki Kürt halkıyla, onların siyasi iradesiyle Türkiye görüşmeler gerçekleştirsin dedik. Türkiye’nin iç barışı konuşurken Suriye’nin iç barışını da konuşalım, destekleyelim dedik. Ama bundan siz imtina ettiniz. Ve şimdi bahsini ettiğiniz devletler komplo geliştirenlerle beraber aynı yerde saf tutup sözüm ona Müslüman kardeşim dediğin Kürdü katlediyorsun. Buna asla izin vermeyeceğiz. Rojava halkı yalnız değildir. Bunu herkes böyle bilmeli ve böyle bilecek.”

“ROJAVA DEMEK KADIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE IŞİD KARŞITLIĞI DEMEKTİR” 

Hatimoğulları, Rojava’nın kadın özgürlüğü, IŞİD karşıtlığı demek olduğunu vurguladı ve çağrıda bulundu:

“Buradan bütün dünyaya çağrımızı yinelemek istiyoruz. Bütün uluslararası, demokrasi güçleri, insan hakları savunucuları, soykırım karşıtları, göç dayanışmacıları, göçmenlerle dayanışanlar, herkesin ama herkesi şu an Suriye’deki Kürt soykırımını durdurmaya davet ediyorum. Türkiye’deki bütün muhalif kesimleri, demokratları, devrimcileri, aydınları, yazarları, gazetecileri, ezcümle herkesi ve başta siz değerli halklarımızı bütün demokratik haklarımızı kullanarak bu savaşa hep beraber dur diyelim, dur diyelim.”

BAKIRHAN: ROJAVA HALKIYLA BİRLİKTEYİZ

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kuzey ve Doğu Suriye’de bir katliam yaşandığına dikkat çekerek, “Rojava’da Kürtler tek, dünya bir olmuş. Kürtlere düşmanlık yapıyor, soykırım yapıyor. Kürtlerin kimliksiz bir şekilde, dilsiz bir şekilde, statüsüz bir şekilde yaşaması için düşmanlık yapıyorlar. Bizler dün olduğu gibi bugün de Rojava’da onuru için, kimliği için, dili için mücadele eden Rojava halkıyla birlikteyiz. Oradaki Kürt kardeşlerimizle birlikteyiz. Orada her gün Kürtler gibi katledilen Alevi kardeşlerimiz, Dürzi halkıyla beraber olduğumuzu bir kez daha buradan Nusaybin’den sınırdan haykırıyoruz“ diye konuştu.

“ROJAVA UMUTTUR, ROJAVA DİRENİŞTİR”

Rojava’nın sadece bir toprak parçası olmadığını, bunu en başta da hükümetin ve uluslararası güçlerin bilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, “Rojava umuttur, Rojava direniştir. Rojava o çölde halkların kardeşçe, eşitçe bir arada yaşadığı bir umuttur. O umudu öldürtmeyiz. O umudu yok ettirmeyiz. Oradaki yaşam umuduyla bugün burada olduğu gibi her daim Türkiye’nin, Kürt illerinin her yerinde dayanışma içerisinde olacağımızı bir kez daha haykırmak istiyoruz“ dedi.

“KÜRTLERE KİMLİĞİNİZDEN, DİLİNİZDEN VAZGEÇİN DİYORLAR; BUNDAN VAZGEÇİN”

Kürtlerden kimliklerinden ve kazanımlarından vazgeçmelerinin istendiğini belirten Bakırhan, “Kürt, dilini konuşmasın diyorlar. Kürt gençleri Kobani’de, üniversitede kendi ana diliyle eğitim görmesin istiyorlar. Kürtler teslim olsun istiyorlar. Peki biz oradaki soydaşlarımızın onursuz bir yaşamı seçmelerini istiyor muyuz? Kürtleri yalnızlaştırmak isteyen, yok etmek isteyen, kimliksiz bırakanlara diyoruz ki bu akıl dışı yaklaşımlarınızdan vazgeçin. Kürtler o toprakların asli unsurlarından birisidir. Yüzyıllardır oradadır ve olmaya devam edecektir“ ifadelerini kullandı.

“10 MART MUTABAKATINA UYMAYAN EL ŞARA’DIR, SURİYE REJİMİDİR”

Şam yönetiminin Halep’teki katlaimlarını “alçakça bir pusu“ olarak niteleyen Bakırhan, 10 Mart Mutabakatı’na uymayanın geçici Cumhurbaşkanı Şara ve yönetimi olduğunu vurguladı. Kürtlerin bu saldırıyı hiçbir zaman unutmayacağını belirten Bakırhan, hükümete yakın medyanın ise algı oluşturmaya, Kürtlerin dil ve kimliğini tehdit olarak göstermeye çalıştığını kaydetti. Bakırhan, “Bir de utanmadan sabah akşam çıkıp kürsülerde Türk Kürt kader birliği yaptı diyorlar. Sınırın ötesinde düşmanlık yaptığın Kürt’le nasıl bir kader birliği yapmışsın? Bunu söyler misin? Bir taraftan buradan barış elini uzatacaksın. Diğer tarafta Rojava’da yaşayan halkımızın katledilmesine çanak tutacaksın ve Kürt-Türk kader ortaklığı yaptı diyeceksin. Bu riyakarlıktır. Bu sahtekarlıktır. Bu riyakarlıktan bir an önce herkes vazgeçmelidir“ dedi.

×

KÜRTLER BİN YILDIR TESLİM OLMADI, OLMAZ! 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına tepki gösteren Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kürt’ü düşman gören, Kürt’ü toprağından sökmeye çalışan, Kürt’ü katletmeye çalışanlara çanak tutan bir yaklaşım mı kader birliğidir? Kürt’ün kaderi neden kimliksiz olsun Sayın Bahçeli, Kürt’ün kaderine niye statüssüzlük, kimliksizlik, dilsizlik düşsün?

Recep Tayyip Erdoğan da kavimiyetçilik bizim kadim kadim kültürümüzün reddettiği bir hastalıktır diyor. Soruyorum Erdoğan’a Kavimiyetçilik bir hastalıksa niye senin bakanın çıkıp Suriye Arap Cumhuriyeti diyor? Bundan iyi kavmiyetçilik olur mu? Önce kendi içerisi içindeki bu hastalığı ortadan kaldırmaya çalış.

Numan Kurtulmuş, Kürtlerin onuru, Türklerin gururu diyordu. Hadi oradan hadi! Kürt’ün onurunu Rojava’daki insanları katliamla karşı karşıya getirerek mi sağlayacaksın? Madem Kürt’ün onuru diyorsun, 10 gündür Rojava’da insanlar katlediliyor. O Selefiler, o cihatçılar Kürt kadınlarının başlarını kesiyor. Niye sesini çıkarmıyorsun? Niye itiraz etmiyorsun? Niye bir şey demiyorsun Sayın Kurtulmuş? Ancak Kürtlere teslimiyet dayatıyorlar. Kusura bakmayın bin yıldır Kürtler teslim olmadı. Şimdi asla olmaz.

NAHÇIVAN’A ÖZERKLİK, KÜRTLERE STATÜSÜZLÜK DİYEN HERKES RİYAKARDIR

Nahçıvan’daki Azerilere özerklik, Kuzey Kıbrıs’taki Türklere devlet, Kürtlere statüsüzlük, kimliksiz diyen herkes riyakardır. Kürt düşmanıdır. Bu tarihe böyle geçecektir.

Kürtler kimliksiz, statüsüz yaşasın diyeceksiniz. Bir de kardeşiz diyeceksiniz. Hamaset de değil. Yeter. Kürt’e karşı yaptığınız hamaset yeter. Ferasetle, akılla başları hocama olmak üzere Türkiye başta olmak üzere barışı, demokrasiyi, insanların eşit yurttaş olduğu bir zemin için çalışın, çabalayın.

barış herkese kazandırır. Şu anda Rojava’daki düşmanlık kimseye kazandırmaz. Türkiye’de 25 milyon Kürt var. Bu düşmanlığı kabul etmiyor. Bunu unutmayacak.

50 MİLYON KÜRT’E SESLENİYORUM

Dünyada yaşayan 50 milyon Kürt’e sesleniyorum. Gün birbiriyle kavga etme günü değil. Gün bu Kürt karşıtı karşısında bir olma, birlik olma, omuz omuza mücadele etme günüdür. Eksiklerimizi, yetmezliklerimizi konuşabiliriz. Ama gün katliamla karşı karşıya kalan Rojava’daki Kürtlerle dayanışma günüdür. Dayanışmayla bu katliamı önleyebiliriz. Dayanışmayla bu Selefileri durdurabiliriz. Kan döken, barış karşıtı olan bu güçleri dayanışmayla, mücadeleyle ancak yola getirebiliriz. Öfkenizi kendi içinize değil, Kürtlere düşmanlık yapanlara karşı kusun. Öfkenizi kendinize değil, Kürtleri statüsüz, kimliksiz, bırakanlara karşı harekete geçirin.

KİM KİMİ TEMSİL EDİYOR HÜKMÜNÜ SİZ VEREMEZSİNİZ

SDG, bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Alevileri, Türkmenleri, Ezidileri, seküler yaşamdan yalanı olan Arap halkını temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Kim kimi temsil ediyor hükümlerine kimse size izin vermez. Asıl siz temsil etmiyorsunuz. Vazgeçin lütfen. Kimin kimi temsil ettiği değil sorunumuz. Rojava’da bir katliam var, bir kıyım var. Onu önlemektir bizim sorunumuz. Gelin birlikte Kürt katliamı karşısında duralım. 25 milyon Kürt’ün soydaşlarıyla dayanışalım. Size tehdit olan Kürtler değil. Bu selefi güçlerdir. Şu andaki yönetimdir.

MÜSLÜMAN KARDEŞLERİME: KÜRT ÜMMET DEĞİL Mİ?

Bir çağrım da gerçek anlamda ümmet kardeşliğini savunan Müslüman kardeşlerimedir. Yani onları bu konuşmanın dışında bırakıyorum. Ya Kürt ümmet değil mi? Kürt’te de Kürt’te Kabe’de yan yana omuz omuza değil misiniz? Selahattin Eyübi Kürtlerin atası değil mi? Bu dini korumak için, kurtarmak için kahramanca, fedekarca savaşan Selahattin Eyyubi’yi unuttunuz mu? Bugün onun İslamiyet’i savunduğu topraklarda onun torunları katlediliyor. Kimliksizliğe, statüssüzlüğe terk ediliyor ve siz susuyorsunuz. Evet, gerçek Müslüman kardeşlerim. Bu katlama, bu kırıma sizlerin de ses çıkarmanızı istiyoruz. Kürt’ü katledenlerin partisinde, gazetesinde, iş yerinde, televizyonunda çalışmayın. Bu yaşananlar bir güven testidir. Ümmet kardeşliği zulme karşı durmaktır.

QAMİŞLO’YA SESLENİYORUZ: BİRİZ, BİRLİKTEYİZ

Qamışlo’ya sesleniyoruz. Biriz, birlikteyiz. Binê xetê serê xetê tune. Em yekin, em ê yekbin, em ê yek bimînin.Günlerce sokaklarda dinlenen halkımıza bin kez şükranlar olsun. Size layık olmak için gece gündüz durmadan dilinizi, kimliğinizi, onurlu eşit bir yaşamınızı sağlayıncaya kadar arkadaşlarımızla birlikte kararlıca mücadele edeceğimizin sözünü veriyorum. Anneler merak etmeyin. Biz güçlüyüz, biz inançlıyız, biz haklıyız, biz kararlıyız, biz kazanacağız.”

Benzer Haberler

Şam’ın saldırıları sürüyor |

Fidan'la görüşen Barrack, ABD'nin önceliğinin değiştiğini duyurdu

Sivil Toplum Forumu l

'Barış yalnızca silahların susmasıyla değil, demokratikleşmeyle mümkün'

HDK davası l 

Gazeteci Elif Akgül ile siyasetçi Mehmet Saltoğlu beraat etti

DEM Parti:

Bayrak indirme olayını kesinlikle kabul etmiyoruz

“Kürt bölgelerinin korunması kırmızı çizgimizdir”  |

Mazlum Abdi’den Şam’a "diyalog masası" çağrısı

Hatimoğulları: Herkesi soykırımı durdurmaya çağırıyorum |

Bakırhan: Rojava umuttur, direniştir, teslim olmayacak

“Endişeyle takip ediyoruz, barışçıl bir çözüm bulunmalı” |

Özel: Kürtlere yönelik saldırgan söylemleri reddediyoruz