Necmiye Alpay
9 Mart 2026 Pazartesi günü başlayan 402 sanıklı İBB duruşmasında yargıç bir ara Ekrem İmamoğlu’na “Sen” adılıyla seslenmiş. Doğal olarak, güçlü protestolarla karşılaşmış bu sesleniş. Çünkü, hukukçuların çok kullandığı bir terimle söylersek, söz konusu olan “hayatın doğal akışına aykırı” bir kullanımdır. Her ne kadar yargıçlar bazen sanıklara “sen” diye seslenseler de, Ekrem İmamoğlu’nun kişiliği kadar, taşıdığı sıfatlar da böyle bir kullanımı alenen olanaksız kılmaktadır.
Dolayısıyla, protestolar fazlasıyla haklı.
Benim aklımdan bunun yanı sıra, yargıcın köy kökenli ve henüz kökeninin etkilerinden tam olarak kurtulamamış olması olasılığı da geçti. Bazen bir heyecan ânında öz denetiminizi yitirip bir anlığına geçmişinize döner ve olmayacak bir söz sarfedersiniz; bu yargıcın da öyle bir ân yaşamış olması olasıdır. Ne de olsa, hızlı şehirleşmenin etkilerine hâlâ rastlanan bizim toplumumuzda bu tür yerini şaşırmış “sen”ler de son bulmuş değildir ve tipik köylülük belirtilerindendir. Köy kültürü kendi içinde ne kadar saygınsa, her kültür gibi yerini bulamadığında o ölçüde yadırgatıcıdır; tıpkı köyünden hiç çıkmamış birine sizli bizli seslenmek gibi!
Söz konusu yargıcın kendisini bir an için Kral François’ya seslenen Kanuni kıratında saymış olması da akla gelebilir ama, bu tabii bütünüyle olasılık dışı.



