BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Dürzi lider Şeyh Hikmet el-Hicri:

Sadece özerklik değil, bağımsız bir bölge istiyoruz

Dürzi lider Şeyh Hikmet el-Hicri:

İsrail basınına konuşan Dürzilerin ruhani liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri, Şam hükümetini “El Kaide’nin doğrudan devamı olarak kurulmuş, IŞİD tarzı bir hükümet” olarak nitelendirdi. Şam hükümetinin “Yalnızca Dürzileri değil, tüm azınlıkları ortadan kaldırmayı” istediğini belirten El-Hicri, “Özerk yönetim değil, bağımsız bir Dürzi bölgesi talep ediyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ – Suriye’deki Dürzilerin ruhani liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri, Süveyda ve Dürzi topluluğunun geleceğine ilişkin İsrail basınına açıklamalarda bulundu.

Tel Aviv merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin internet haber sitesi ynet’ten Einav Halabi’ye konuşan El-Hicri, geçici Şam hükümetini “El Kaide’nin doğrudan devamı olarak kurulmuş, IŞİD tarzı bir hükümet” olarak nitelendirdi.

“TÜM AZINLIKLARI ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORLAR”
*Süveyda ve çevresi, Dürzi güçlerinin kontrolünde bulunuyor. İsrail, Hermon Dağı ile Kuneytra ve çevresini (mor renkle gösterilen) Aralık 2024’ten bu yana işgal altında tutuyor. (Harita: Liveuamap)

El-Hicri, “Önceki rejim de bize karşı hareket etti; ancak mevcut olan en acımasızı. Yalnızca Dürzileri değil, kendileri gibi olmayan tüm azınlıkları ortadan kaldırmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl temmuz ayında yaşanan ve 2 binden fazla Dürzi’nin hayatını kaybettiği saldırıları hatırlatan El-Hicri, “Bu, Suriye’nin karanlık rejimi ve Şam’dan faaliyet gösteren tüm terör grupları tarafından alınmış bir karardı. Bu bir soykırımdı” ifadelerini kullandı.

“İSRAİL’İN BİZİ SOYKIRIMDAN KURTARAN TEK ÜLKE OLDUĞU SIR DEĞİL”

Temmuz 2025’ten bu yana Süveyda’nın tam seferberlik hâlinde olduğunu belirten El-Hicri, Suriye geçici hükümetinin hâlen vilayetin yüzde 5’ine denk gelen ve yakılmış durumda olan 36 köyü kontrol ettiğini söyledi.

“Son katliam, topluluğumuzu korumak için kimseye güvenemeyeceğimizi kanıtladı” diyen El-Hicri, “İsrail’in, soykırım devam ederken askeri olarak müdahale eden ve bizi kurtaran dünyadaki tek ülke olduğu bir sır değil. Bu, katliamı gerçekten durduran hava saldırılarıyla gerçekleşti” diye belirtti.

“BAĞIMSIZ BİR DÜRZİ BÖLGESİ TALEP EDİYORUZ”

İsrail ile Suriye’deki Dürziler arasındaki bağların yeni olmadığını vurgulayan el-Hicri, sözlerini şöyle sürdürdü:

×

Bu ilişki Esad rejiminin düşüşünden çok önce kuruldu. Kan ve aile bağları var; bu doğal bir bağ. İsrail, hukuka ve uluslararası normlara dayalı bir devlet. Bizim de özlemini duyduğumuz ideoloji bu. Barış yanlısıyız, saldırgan değiliz ve özgün kimliğimizi korumak istiyoruz. Biz sadece özerk yönetim değil, bağımsız bir Dürzi bölgesi talep ediyoruz.

“Kendimizi İsrail’in stratejik çerçevesinin bir parçası ve İsrail’le müttefik bir güç olarak görüyoruz. Bu ilişki uluslararası düzeyde ve son derece önemlidir. Gelecekteki düzenlemeler için tek sorumlu ve yetkili aktör İsrail’dir.

“SURİYE BÖLÜNMEYE GİDİYOR, GELECEK BU”

“Temel taleplerinin tam bağımsızlık” olduğunu belirten El-Hicri, geçiş sürecinde “İsrail gözetiminde bir özerk yönetimin mümkün” olabileceğini ifade ederek, “Suriye bölünmeye, özerk ve bağımsız bölgelerin oluşumuna doğru gidiyor. Gelecek bu. Orta Doğu’da azınlıklar ve bölgesel istikrar için daha iyi bir gelecek böyle inşa edilecek” ifadelerini kullandı.

×

NELER OLMUŞTU?
Süveyda Ulusal Hastanesi bahçesinde katledilen Dürzilerin cenazeleri.

Geçici Şam hükümetinin Savunma Bakanlığı’na bağlı silahlı gruplar ve IŞİD, 13 Temmuz’da Suriye’nin güneyindeki Dürzi kenti Süveyda’ya saldırmaya başlamıştı.

Saldırılarda Şam güçlerinin 765 sivil Dürzi’yi  yargısız infaz ettiği belgelenmiş, toplam can kaybı da 2 bini geçmişti. Birleşmiş Milletler’den (BM) 9 uzman tarafından Süveyda’da yaşanan hak ihlallerine ilişkin 23 Ağustos’ta yayınlanan raporlarda saldırılar sırasında 105 kadın ve kız çocuğu kaçırıldığı, aralarında 80 kadın ve kız çocuğunun da bulunduğu 763 kişinin akıbeti bilinmediğini açıklanmıştı.

Suriye geçici hükümeti Dışişleri Bakanlığı, Ürdün Dışişleri Bakanlığı ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasında 16 Eylül’de “Süveyda Krizine İlişkin Yol Haritası” imzalanmıştı. Ancak Süveyda’daki Yüksek Hukuk Komitesi bu yol haritasını reddetmişti.

Kent Şam yönetiminin ablukası nedeniyle hâlâ derin bir insani ve ekonomik krizin içinde.

16 Eylül “yol haritası”, Ürdün-ABD desteğiyle insani yardımların artmasını ve uzlaşma sürecini başlatmıştı. Fransa ve AB, 17 Temmuz ve 19 Eylül açıklamalarında ateşkese uyulmasını ve yardım erişimini vurgulamıştı. Ancak, 26 Eylül’de İsrail-Suriye görüşmelerinde “insani koridor” anlaşmazlığı çıkmıştı; Netanyahu’nun asker ve silahtan arındırılmış tampon bölge talebi, Şam’ı tedirgin etmişti.

Şara hükümetinin Süveyda’daki ağır ablukası ve ateşkese rağmen saldırıları aralıklarla sürüyor.

NYT’den Süveyda raporu | “İnfaz mangaları: Suriye’de bir dönüm noktası”

Benzer Haberler

Raporlar dikkate alınmadı |

AYM işkence başvurusu için 'usül'den ihlal kararı verdi

“Apaçık nefret suçu” |

TRT'den LGBTİ+ karşıtı belgesel: "Gökkuşağı faşizmi"

6 ayı aşkın süredir tutuklu bulunuyordu |

Akademisyen Aslı Aydemir hakkında tahliye kararı

Cansız bedeni bulundu l

İHD İzmir Şubesi eski Eşbaşkanı Ali Aydın öldürüldü

Özel, CTP Genel Başkanı İncirli ile görüştü |

Özel: Her iki parti kol kola iktidara yürüyor

Meclis’te Halep gündemi |

Koçyiğit: Orada Kürt’e sıkılan kurşun burada bize sıkılmıştır

Hatay’da Halep saldırısına tepki |

Hatimoğulları: Orada Kürt kanı döküldü