Suriye’de yaşanan gelişmeleri ve bu durumun Türkiye’deki sürece etkilerini değerlendiren İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, “Bu kadar önemli bir meseleyi iktidarın keyfine ve kısa vadeli hesaplarına bırakamayız” dedi. Suriye için “gerçekçi bir mutabakat” vurgusu yapan İmamoğlu, “Türkiye ancak barış, istikrar ve güvenin adresi olduğu sürece kendini koruyacaktır” dedi.
HABER MERKEZİ – Hakkında açılan davalardan tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Kürt sorununa ilişkin “Ülkenin güvenliği, vatandaşlarımızın eşitliği ve özgürlüğü” çerçevesini vurgulayarak, “Ülkenin selametine, milletin hayrına olmayan hiçbir işi desteklemeyiz” dedi. İmamoğlu, “Yurttaşları kimliklerine göre ayırıp buna göre hukuksal düzenleme yapmak sorunlarımızı çözmez” ifadelerini kullanırken, Suriye için “barış, uzlaşı ve mutabakat” çağrısı yaptı. Ekrem İmamoğlu, partisi ve kendisinin Kürt sorunuyla ilgili “Bu kadar önemli bir meseleyi iktidarın keyfine ve kısa vadeli hesaplarına bırakamayız” dedi.
‘DERDİMİZ AYRICALIK VERMEK DEĞİL, EŞİTLİĞİ SAĞLAMAK’
“Eşit yurttaşlık” vurgusuna ilişkin değerlendirmesinde ise İmamoğlu, “Derdimiz eşitliği sağlamak, kimseye ayrıcalık vermek değil. Derdimiz ulusal birliğimizi pekiştirmek, ulusal birliğimizi sarsmak değil” dedi.
SURİYE YORUMU: GERÇEKÇİ BİR MUTABAKATLA SONA ERMELİDİR
Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtlayan Ekrem İmamoğlu, Suriye’de yaşananlara ilişkin “Barışın, uzlaşının ve mutabakatın önemine dikkat çekmek istiyorum” dedi. Türkiye’nin “barış, istikrar ve güvenin adresi” olması gerektiğini belirten İmamoğlu, “Biz bu kavgaya seyirci de kalamayız, bunun içerisinde taraf da olamayız” ifadelerini kullandı ve şöyle konuştu:
“Türkiye olarak bize büyük bir görev düşüyor. 6 Ocak’ta Halep’te başlayan süreçle birlikte gelinen nokta, tarafların gerçekçi bir mutabakata varmasıyla sona ermelidir. Bu mutabakata yapacağımız katkı ve uzlaşının koruyucusu olma iradesi bizim için bir seçenek değil, görevdir. Suriye’de daha fazla çatışma ve savaşın ülkemize yararı değil, zararı olacaktır. Unutmayalım, Türkiye ancak barış, istikrar ve güvenin adresi olduğu sürece kendini koruyacak, kalkınacak ve bölgemizde önemli bir aktör olacaktır.”
‘BARIŞ BU TOPRAKLARIN EN BÜYÜK SERMAYESİDİR’
İmamoğlu, “Terörsüz ve Demokratik Türkiye süreci, bir siyasi tercih değil, devletin ve milletin ali menfaati için tamamına erdirmemiz gereken bir sorumluluktur” dedi ve “Yıllardır hasret çekilen barış, bu kadim toprakların en büyük sermayesidir” ifadelerini kullandı.
Rojava kuşatma altında; ateşkes ihlali ve Kobanî’de katliam endişesi



