Eczacıydı, sendikal faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındı. Ancak kaydı olmasına rağmen gözaltı inkâr edildi. Kırıkkale yolunda işkence edilerek öldürülmüş halde bulundu ve kimsesizler mezarlığına gömüldü. Cenazesi bulunduktan sonra failler korundu. Cumartesi Anneleri Ayşenur Şimşek için adelet istedi.
HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri, kaybettikleri yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1087’nci kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Bu haftaki buluşmada, 28 Ocak 1995 tarihinde katledilen Ayşenur Şimşek’in failleri soruldu. Açıklamaya çok sayıda insan hakları aktivisti katıldı. Açıklamayı gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in ablası İkbal Eren Okudu.
Ayşenur Şimşek’in 31 yıldır gözaltına alındığının inkar edildiğini ve faillerin cezasızlıkla korunduğunu söyleyen İkbal Eren, şöyle devam etti:
Ailesi defalarca telefonla arandı; ‘Bu işleri bırakmazsa sonu kötü olur’ denilerek tehdit edildi. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ayşenur’un babasını karakola çağrılarak ‘Kızınız teslim olsun, yoksa onun için hiç iyi olmaz’ sözleriyle baskı altına alındı. Bu nedenle eve gelemeyen Ayşenur, ailesiyle düzenli olarak haberleşmeyi sürdürdü. Ancak 24 Ocak 1995 tarihinden sonra Ayşenur’dan bir daha haber alınamadı.”
“İŞKENCE EDİLEREK ÖLDÜRÜDÜ”
Ailenin devlet kurumlarına başvurduğunu ifade eden İkbal Eren, daha sonra yaşananları şöyle aktardı:
Arama kampanyası sürerken Milliyet Gazetesi’nde bir haber yayımlandı. Kırıkkale yolu üzerinde bulunan genç bir kadının cansız bedeninden söz eden bu haber üzerine aile Kırıkkale Savcılığı’na başvurdu.
Otopsi raporuna göre, Ayşenur Şimşek 28 Ocak 1995 tarihinde öldürüldü ve bedeninde ağır işkence izleri vardı; başından ve göğsünden ateşli silahla, yakın mesafeden vurularak katledilmişti. Bedeni 29 Ocak 1995 tarihinde Kırıkkale yolu kenarında bulunmuştu.”
“KİMSESİZLER MEZARLIĞINA GÖMÜLDÜ, FAİLLER KORUNDU”
Daha önce gözaltına alındığı için emniyette parmak izi bulunmasına rağmen, Şimşek’in cansız bedeninin üç hafta boyunca morgda bekletildiğini belirten İkbal Eren, şunları anlattı:
Aradan geçen 31 yıla rağmen Ayşenur Şimşek dosyasında etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmedi. Ayşenur’u kaybedenler, işkenceyle katledenler sistematik bir biçimde cezasızlık zırhıyla korundu. Cezasızlık politikasından devlet sorumlu.
Talebimiz açıktır; Ayşenur Şimşek dosyasındaki takipsizlik kararları derhal kaldırılmalı, zamanaşımı engelleri ileri sürülmeksizin dosya yeniden açılmalı; bağımsız, tarafsız ve etkin bir soruşturma süreci işletilmelidir. Hakikat açığa çıkana, adalet sağlanana kadar sormaktan vazgeçmeyeceğiz.”
“KATİLLERİ BİLİYORUZ”
Ayşenur Şimşek’in ablası Fatma Şimşek, “30 yıla aşkın süredir Ayşenur Şimşek’in katilleriyle ilgili olumlu bir gelişme yaşanmadı. Gözaltında kayıpların, evlerinde sokaklarında yargısız infazların hesabını sormaya devam edeceğiz. Katilleri biliyoruz. Bunlara hiçbir şey yapılmadığını hatta emir verenin daha güçlendiğini, devletin sağladığı imkanlar ile daha önemli yerlere geldiklerini görüyoruz” diye konuştu.



