BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Hukuk örgütlerinden 8 Mart öncesi açıklama l

'İstanbul Sözleşmesi yaşatır'

Hukuk örgütlerinden 8 Mart öncesi açıklama l

Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetin katlanarak sürdüğü Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkması kararı kadın ve hukuk örgütlerinin tepkisine neden oluyor. Kadınlar 8 Mart öncesi birçok ilde düzenledikleri eylemlerle İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi talebini bir kez daha gündeme getirdi.

HABER MERKEZİ – Hak ve hukuk örgütleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında yaptıkları eylemlerde artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi çağrısı yaptı.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) şubeleri ile bazı kentlerde barolar tarafından kadına yönelik şiddette yaşanan artışa dikkat çekildi.

İSTANBUL

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, “ Erkek egemen aile kadınları öldürüyor” pankartıyla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy ve Cumartesi Anneleri’nin de katıldığı açıklamada İHD İstanbul Şubesi Başkanı Jiyan Tosun konuşma yaptı.

2021’den günümüze kadar katledilen kadınların verisini paylaşan Jiyan Tosun, “2021 yılında 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 217 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2022 yılında 334 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 245 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2023 yılında 315 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 248 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2024 yılında 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 259 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi. 2025 yılında 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 297 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi” dedi. Tosun bu tablo karşısında İstanbul Szöleşmesi’ne dönülmesi çağrısı yaptı.

ANKARA

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart’a dair Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı. Çok sayıda avukatın katıldığı açıklamada katledilen kadınları anmak için karanfiller taşındı. Basına açıklama yapan Kadın Hakları Merkezi Başkanı Sevil Ceylan Erkat, kadınların yalnızca açık şiddetle değil “şüpheli” denilerek cinayetlerin üzerlerinin örtülmeye çalışıldığını belirterek, “Etkin soruşturma yürütülmeyen her dosya, karartılan her delil, korunmayan her kadın ve eril yargı pratiğiyle verilen her ‘takipsizlik’ kararı, bu cinayetlerin suç ortağıdır. Şüpheli bırakılan her kadın ölümü, failleri cesaretlendiren birer açık kapıdır. Bizler o kapıları adaletin gücüyle kapatmaya kararlıyız” diye konuştu.

Erkek savcıların failleri yargılaması gerekirken failleştiğine dikkat çeken Sevil Ceylan Erkat, “Kadınların can güvenliğinin sağlandığı, emeğinin sömürülmediği, karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği ve hiçbir kadının ‘makbul kadın’ kalıplarına zorlanmadığı bir Türkiye’yi inşa edene kadar durmayacağız. Yaşasın feminist mücadelemiz! Yaşasın kadın dayanışması!” dedi.

İZMİR

İHD İzmir Şubesi, kadına yönelik şiddete ilişkin taleplerini dile getirmek için Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. İHD İzmir Şubesi yöneticisi avukat Nazlı Turan geçen hafta 1 gün içinde 6 kadının katledildiğini hatırlatarak, siyasal iradenin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu tamamen gündemden çıkarmış durumda olduğunu ifade etti. Kadına yönelik şiddetin çeşitli uygulamalarla meşrulaştırıldığını vurgulayan Nazlı Turan, “Biz kadınlar güvende değiliz. Yaşam güvencemiz yok” dedi.

DİYARBAKIR

İHD Diyarbakır Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi dernek binasında açıklama yaptı. Açıklamada kadına yönelik şiddetin arttığına dikkat çekilerek İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden imzalanması çağrısı yapıldı. İHD Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Suzan Mehmetoğlu Aksoy, “Kadına yönelik şiddet politiktir. Devlet dili ne kadar sert, ayrıştırıcı ve ötekileştirici olursa şiddet de o ölçüde artar. Biz kadınlar yaşamdan yanayız. İstanbul Sözleşmesi yaşatır. İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalayın” ifadelerini kullandı.

DERSİM

İHD Dersim Şubesi, son süreçte artan kadın cinayetlerine ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Açıklamaya kentte bulunan siyasi parti ve sivil l toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.

Dersim Milletvekili Ayten Kordu, kadınların 4 duvar arasına sıkıştırılmak istendiğini ifade ederek şunları söyledi: “Aile yılı diyerek kadınları 4 duvar arasına hapsetmek isteyen, kadınları erkeklere muhtaç kılmaya çalışan bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Bugün de bu sömürge zihniyeti devam ediyor. Sadece erkekler tarafından değil erkek zihniyetini taşıyan siyasal iktidar tarafından var olan İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilerek, 6284 Kadını Koruma Yasası’nı etkin uygulanmamasını sağlayarak kadınlar katlediyor” dedi.

MERSİN

ÖHD Mersin Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Mersin Adliyesi önünde açıklama yaptı. “Jin jiyan azadî” pankartının açıldığı eylemde basına açıklama yapan ÖHD Kadın Komisyonu üyesi Sebahat Gençtarih, kadınların özgürlük arayışının bastırılamayacağını, susturulamayacağını ifade ederek, “Kadınların yaşam hakkını savunmaya, cezasızlık politikalarına karşı mücadele etmeye ve kadınların eşit ve özgür bir yaşam hakkı için yürüttüğü mücadelede yanlarında durmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz. Biliyoruz ki, kadınların özgür olduğu bir dünya, herkes için daha adil ve daha özgür bir dünya olacaktır” dedi.

İHD Mersin Şubesi Kadın Komisyonu ise Mersin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. “Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, eşitliği savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamada, konuşan İHD Mersin Şube Sekreteri Fatoş Sarıkaya, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının kadınların güvenliğini zayıflattığını ifade etti. Fatoş Sarıkaya, devletin kadınları korumaya yönelik daha etkili politikalar geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, “Biz insan hakları savunucusu kadınlar olarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesinin birinci koşulunun İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmek olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ söylemi içi boş bir slogan değildir. Bu sözleşme, erkek egemen zihniyetle mücadele etmek üzere kadınların emeğiyle hazırlanmış, uluslararası kabul görmüş bir şiddet önleme mekanizmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenleri İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalamaya davet ediyoruz. Unutulmamalıdır ki kadına yönelik şiddet politiktir. Devlet dili ne kadar sert, ayrıştırıcı ve ötekileştirici olursa, şiddet de o ölçüde artar” dedi.

BATMAN

İHD Batman Şubesi ve Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binası önünde yaptıkları eylemde “Erkek egemen aile yapısı kadınları öldürüyor” pankartı açtı. Ortak metni okuyan İHD Eşbaşkanı Melek Atalay, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesini istedi.

ŞIRNAK

ÖHD ve İHD Şırnak şubeleri ile Şırnak Barosu, Cizre’de bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

×

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

İstanbul Sözleşmesi (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele Hakkındaki Avrupa Konseyi Sözleşmesi), 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan, kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemeyi, mağdurları korumayı ve failleri cezalandırmayı amaçlayan, taraf devletler için bağlayıcı en kapsamlı uluslararası sözleşmedir.

Sözleşme, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet dahil olmak üzere, aile içi veya kadına yönelik her türlü şiddeti kapsar. Sözleşme kapsamında imzacı devletler, şiddeti önlemek, mağdurlara sığınak ve hukuki yardım sağlamak, şiddet uygulayanları etkili şekilde cezalandırmak için hukuki ve idari tedbirler almakla yükümlüdür.

Türkiye, 2012 yılında sözleşme kapsamında 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu yürürlüğe koydu.

TÜRKİYE, CUMHURBAŞKANI KARARI İLE SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLDİ

Ancak sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olan Türkiye, 20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile sözleşmeden çekilen ilk ülke oldu. Uluslararası sözleşmelerden çekilmek için Cumhurbaşkanı kararının yeterli olmamasına rağmen bu konuda Danıştay’a yapılan başvurular ise sonuçsuz kaldı. Kadınlar o tarihten bu yana sözleşmeye geri dönülmesi için mücadele ediyor.

Benzer Haberler

Tanju Özcan görevden uzaklaştırılmıştı |

Bolu Belediye Meclisi'nde başkanvekili seçimi yapıldı

İBB davası öncesi son değerlendirme l

İmamoğlu ve 104 kişinin tutukluluğuna devam kararı

Süreç yasaları “nisan sonu Meclis’e gelir” |

Buldan: Öcalan 8 Mart için bir bildirge hazırladı

İmamoğlu’nda dava öncesi açıklama l

'Çılgınlığın son perdesi açılıyor'

Adalet Bakanı Gürlek’ten açıklamalar |

Umut hakkı, İmralı'nın statüsü, Demirtaş'ın durumu...