BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Hürmüz krizi’: İran tehdit ediyor, fiyatlar artıyor |

Petrol piyasasını sarsan Hürmüz Boğazı neden önemli?

‘Hürmüz krizi’: İran tehdit ediyor, fiyatlar artıyor |

İran’ın bölge ülkelerindeki petrol ve doğalgaz tesislerini hedef alması ve Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişini engellemesi, küresel çapta fiyat artışlarına yol açıyor. İran tehditlerini sürdürüyor, ABD durumun geçici olduğunu savunuyor, Uluslararası Enerji Ajansı ise petrol rezervlerinin serbest bırakılması kararını duyurdu. Peki, Hürmüz Boğazı’nın yaşanan durum üzerindeki etkisi ne? Detayları haberde…

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, petrol piyasasını vurmaya devam ediyor. Savaş nedeniyle İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişine kapatmasıyla petrol fiyatlarında ciddi artış yaşandı. Bu nedenle Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) devreye girdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 2 Mart’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişlerine izin verilmeyeceğini, geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu. Bu tehdit daha sonra da tekrarlandı. Son olarak bugün İran ordusu sözcüsü İbrahim Zolfakari, ABD’ye hitaben “Petrolün varil fiyatının 200 dolara çıkmasına hazırlanın, çünkü petrol fiyatı bölgesel güvenliğe bağlı ve siz bu güvenliği istikrarsızlaştırdınız” dedi.

Petrol varil fiyatı Pazartesi günü (9 Mart) 120 dolara dayandı, ancak ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın yakında bitebileceğine ilişkin açıklamasıyla 90 dolar civarına indi ve hala da bu oranda devam ediyor. Ancak yaşanan gelişmeler petrol piyasasında gerilimi düşürmeye yetmiyor ve Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçişi hala sorunlu.

Deniz güvenliğini izleyen kuruluşlara göre, Basra Körfezi’nde savayın başlangıcından bu yana vurulan gemi sayısı 14’e yükseldi. Bu gemilerin İran tarafından gerçekleştirilen saldırılarla hedef alındığı kaydediliyor.

İRAN’IN TEHDİTLERİNE KARŞI ABD’NİN NE TÜR ÖNLEMLERİ VAR?

ABD’nin İran donanmasını büyük oranda imha etmesinin ardından Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerini önlemek için İran’ın bu kez de deniz mayınlarını devreye koyduğu belirtiliyor. Küçük teknelerle mayınların saldırı amaçlı kullanıldığı belirtilirken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) şimdiye kadar en az 60 mayın taşıyan küçük geminin batırıldığını duyurdu.

ABD, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tehdidine karşı bir diğer tedbir olarak kendi donanma gemilerini devreye koyacağını duyurmuştu. Trump’ın açıkladığı bu plan, şimdiye kadar yürürlüğe girmiş değil. Bunun da İran’ın saldırılarından kaynaklandığı belirtiliyor.

ABD, ayrıca Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksama nedeniyle sigorta şirketlerinin zararlarının minimalize edilmesi amacıyla 20 milyar dolarlık bir önlem paketi açıklamıştı. Böylece yaşanan tedirliğin azaltılması ve zararın minimalize edilmesi amaçlanıyor.

İran’ın tehditlerine yönelik ABD Başkanı Trump, 10 Mart’ta sert bir açıklama yaptı. Trump, İran’ın boğazı abluka altına alması halinde “yirmi kat daha sert” karşılık vermekle tehdit etti, ancak ABD yetkilileri boğazı açmak için herhangi bir askeri plan açıklamış değil.

ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI’NDAN PETROL REZERVLERİNİ SERBEST BIRAKMA KARARI

Yaşanan petrol krizine karşı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) harekete geçti ve tarihindeki en büyük miktarda acil durum petrol rezervini serbest bırakma tavsiyesinde bulundu. Paris merkezli IEA, üye ülkelerinin acil durum rezervlerinden 400 milyon varil petrolü kullanıma sunacağını açıkladı.

Bu miktar, IEA’nın 32 üye ülkesinin Rusya’nın Ukrayna’yı topyekün işgaline yanıt olarak 2022’de serbest bıraktığı 182,7 milyon varilin iki katından fazla. Bu ülkeler şu anda 1,2 milyar varilin üzerinde kamu acil durum petrol stoğuna ve devlet yükümlülüğü altında 600 milyon varil endüstri stoğuna sahip.

Almanya, Avusturya, Japonya ve Güney Kore, İran’daki savaş nedeniyle enerji fiyatlarındaki artışları hafifletmek amacıyla IEA’nın talebi üzerine petrol rezervlerinin bir kısmını piyasaya süreceklerini duyurdu.

AB “BAĞIMLILIĞIN BEDELİNİ ÖDÜYOR”: 10 GÜNDE 3 MİLYAR EURO

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Strasbourg’da düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda İran’daki savaşın etkileriyle ilgili dikkat çekici veriler paylaştı.

“Ortadoğu’daki durumun enerji üzerindeki etkisini şimdiden görüyoruz” diyen von der Leyen, son yıllarda aldıkları önlemler sayesinde Avrupa’nın fosil yakıt ithalatına daha az bağımlı hale gelmesine rağmen dalgalanmalardan etkilendiklerini ifade etti. G7 enerji bakanlarının dün bir araya geldiğini, bugün de G7 liderlerinin video konferans düzenleyeceklerini söyleyen von der Leyen şöyle konuştu:

“Ne tür önlemler alırsak alalım, istikrarsız bölgelerden önemli miktarda fosil yakıt ithal ettiğimiz sürece savunmasız ve bağımlı oluruz. Enerjinin her zaman bir bedeli var. Çatışmanın başlangıcından bu yana gaz fiyatları yüzde 50, petrol fiyatları ise yüzde 27 arttı. Savaşın 10 günü Avrupa’daki vergi mükelleflerine fosil yakıt ithalatında ek 3 milyar eunoya mal oldu. Bu, bağımlılığımızın bedelidir.”

Bu arada von der Leyen, “Mevcut krizde bazıları uzun vadeli stratejimizi terk etmemiz ve hatta Rus fosil yakıtlarına geri dönmemiz gerektiğini savunuyor. Bu stratejik bir hata olur. Bizi daha bağımlı, savunmasız ve zayıf hale getirir. Bu nedenle, uzun vadeli stratejimize sadık kalmalıyız” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün (10 Mart) yaptığı açıklamada “sinyal gelmesi” halinde Avrupalı şirketlerle doğalgaz konusunda yeniden çalışmaya hazır olduklarını söyledi. Putin’in bunun Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılması ve Rusya’nın belirlediği şartların kabul edilmesi ile mümkün olduğunu da belirtti.

×

HÜRMÜZ BOĞAZI: NEDEN ÖNEMLİ VE ETKİLENEN PETROL MİKTARI NE?

Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı’nın  İran’ın tehditleri nedeniyle kapanması, küresel enerji piyasaları açısından kritik sonuçlar ortaya çıkardı. Bu gelişmeyle birlikte günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı kaydediliyor.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80’i Asya pazarına gitti.

Geçen yıl Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla ham petrol ve petrol ürünü ihraç eden ülke Suudi Arabistan oldu. Ülke, günlük 5 milyon 430 bin varil ham petrol ve 800 bin varil petrol ürünü sevk etti. Bunu günlük 3 milyon 320 bin varil ham petrol ve 310 bin varil petrol ürünü ihracatıyla Irak izledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) günlük 2 milyon 20 bin varil ham petrol ve 1 milyon 220 bin varil petrol ürünü, İran günlük 1 milyon 690 bin varil ham petrol ve 720 bin varil petrol ürünü, Kuveyt günlük 1 milyon 400 bin varil ham petrol ve 970 bin varil petrol ürünü, Katar günlük 730 bin varil ham petrol ve 690 bin varil petrol ürünü ihraç etti.

Suudi Arabistan-Kuveyt tarafsız bölgesinden günlük 350 bin varil ham petrol ihraç edilirken Bahreyn günlük 210 bin varil petrol ürünü sevk etti.

Irak, İran, Kuveyt, Katar ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirirken yalnızca Suudi Arabistan ve BAE alternatif güzergaha sahip ve mevcut savaş nedeniyle bu güzergahlar da güvenli bulunmuyor.

Geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan 112 milyar metreküpten fazla sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatı da yapıldı. Bu miktar, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine denk geldi. Sevkiyatların yaklaşık yüzde 90’ı yine Asya pazarına gitti.

Dünyanın ikinci en büyük LNG ihracatçısı Katar’ın 112 milyar metreküplük ihracatının yaklaşık yüzde 93’ü, BAE’nin ise 7 milyar metreküplük ihracatının yüzde 96’sı Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Kuveyt’e yapılan teslimatlar ve Dolphin boru hattı üzerinden Umman’a iletilen doğal gaz dışında, bu hacmin küresel piyasalara ulaştırılmasında mevcut LNG sıvılaştırma tesisleri dışında başka bir alternatif bulunmuyor.

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sorunun yanı sıra İran’ın saldırıları nedeniyle Kuveyt, Katar, Irak, Suudi Arabistan gibi birçok bölge ülkesi ayrıca petrol ve doğalgaz tesislerini kısmen veya tamamen kapatmak zorunda kaldı. Bu da ayrıca ciddi kayıplara yol açıyor.

Benzer Haberler

En az 31 kadını da ilgilendiriyor |

Uysal: Umut hakkı Kürt meselesiyle doğrudan bağlantılı

Berkin Elvan anıldı |

"Benim hesabım Recep Tayyip Erdoğan’la"

Gazi Katliamı’nın 31. yıldönümü |

Yaşamını yitirenler mezarları başında anıldı

İBB davasında 3. gün |

Sanıkları savunma yapıyor: 'Ben neden 285 gündür tutukluyum?'

Erdoğan’dan diplomasi çağrısı |

Savaş bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalı

Akın Gürlek’ten ‘İBB davası’ açıklaması l

'Mahkeme salonları siyaset arenası değildir'