ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağı sürüyor ve Trump İran’ı tehdit ediyor. Rejim karşıtı protestolara katılan binlerce kişinin öldürüldüğü İran’a yönelik olası bir müdahale konuşuluyor. Trump’ın masasında farklı seçenekler olduğu kaydediliyor: Rejim değişikliği, Hamaney’i devirip yerine “ılımlı” bir lider getirmek veya sadece nükleer hedefleri vurmak… Türkiye ve Arap ülkeleri ise, kendilerini doğrudan etkileyeceği için olası bir askeri müdahaleye karşı lobi faaliyeti yürütüyor.
HABER MERKEZİ – İran ve Rojhilat’ta (Doğu Kürdistan) 28 Aralık’ta başlayan rejim karşıtı protestoların üzerinden bir ay geçti ve insan hakları örgütleri ile yerel kaynakların paylaştığı verilere göre İran’ın protestoları bastırmak için uyguladığı şiddetin bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. Bununla birlikte ABD’nin İran’a olası müdahalesi de gündemdeki yerini koruyor.
İranlı doktor klinik kayıtlarını açıkladı I ’30 bin 304 sivilin öldürüldüğünü belgeledik’
ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisini Orta Doğu’ya konuşlandırmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, dün “Devasa bir armada İran’a ilerliyor“ diyerek, İran’a hızla masaya oturması ve “adil, eşit ve herkes için iyi bir anlaşma için görüşmesi” çağrısı yapmıştı.
“Zaman daralıyor“ diyen Trump’ın İran için ileri sürdüğü şartlar, nükleer faaliyetlerin tamamen durdurulması, balistik füzelerden vazgeçilmesi ve İsrail dahil bölge için tehdit olmaktan çıkması. ABD, bu şartlar çerçevesinde İran ile müzakere yapılabileceğini ileri sürerken, İran nükleer teknolojiden vazgeçmeyeceğini dün bir kez daha duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin barışçıl nükleer teknolojiye sahip olma hakkını güvence altına alan ve nükleer silah edinmemesini de garanti eden bir anlaşmaya hazır olduğunu belirtti.
“Devasa bir armada İran’a ilerliyor” | Trump tehdit etti; İran’dan şartlı anlaşma yanıtı
TRUMP’IN MASASINDA HANGİ SEÇENEKLER VAR?
Trump “Bir sonraki saldırı daha kötü olacak. Buna izin vermeyin” derken, sonraki adımın ne olabileceğine ilişkin tartışmalar da sürüyor. Reuters haber ajansı, çok sayıda kaynağa dayandırdığı haberinde, Trump’ın, İran’a karşı güvenlik güçlerine ve liderlerine yönelik hedefli saldırılar da dahil olmak üzere protestocuları cesaretlendirmek için çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini bildirdi.
ABD’li iki kaynağa göre, Trump “rejim değişikliği” için koşullar yaratmak istiyor ve bunun için de, protestoculara hükümet ve güvenlik binalarını ele geçirebilecekleri güvenini vermek amacıyla, Washington şiddetten sorumlu tuttuğu komutanları ve kurumları hedef alma seçeneklerini değerlendiriyor.
Batılı bir kaynağa göre ise, Trump’ın amacı “rejimi devirmek”ten ziyade liderlikte bir değişiklik yaratmak gibi görünüyor. Bu durum, ABD müdahalesinin hükümette toptan bir değişiklik olmaksızın cumhurbaşkanını değiştirdiği Venezuela’dakine benzer bir sonuç doğurabilir.
Bir diğer seçenek de, Ortadoğu’daki ABD müttefiklerine ulaşabilecek balistik füzelere veya nükleer zenginleştirme programlarına yönelik, kalıcı etki yaratmayı amaçlayan çok daha büyük bir saldırı ve bu seçenek de masada duruyor.
Bütün bu olasılıklarla birlikte Trump’ın henüz nihai kararını vermediği kaydediliyor.
İSRAİLLİ YETKİLİYE GÖRE DIŞ MÜDAHALE VE İÇ MUHALEFET BİRLEŞMELİ
Reuters’ın haberinde görüşlerine yer verilen üst düzey bir İsrailli yetkili, İsrail ve ABD’nin amacının rejim değişikliği olduğunu belirtmekle birlikte, hava saldırılarının tek başına buna yetmeyeceğine dikkat çekti. “Eğer rejimi devirecekseniz, sahaya asker göndermeniz gerekir” diyen yetkili, ABD’nin İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i öldürmesi durumunda bile İran’ın “yerine geçecek yeni bir lideri olacağını” kaydetti.
İran liderliğinin karışıklıklar nedeniyle zayıfladığını ancak protestoları tetikleyen derin ekonomik krizin devam etmesine rağmen kontrolü elinde tutmaya devam ettiğini belirten İsrailli yetkiliye göre, İran’ın siyasi gidişatını değiştirebilecek tek şey dış baskı ve örgütlü iç muhalefetin birleşmesi.
TÜRKİYE VE ARAP ÜLKELERİ OLASI SALDIRIYA KARŞI LOBİ FAALİYETİ YÜRÜTÜYOR
Bu arada Türkiye ve bölgedeki Arap ülkelerinin olası bir müdahaleye karşı oldukları da kaydediliyor. Dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, olası bir müdahale yerine İran ile müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğine işaret ederken, Hürriyet gazetesi yazarı Hande Fırat’a göre, önceki gün Trump ile telefonda görüşen Erdoğan da aynı görüşü dile getirdi ve ABD ile İran arasındaki müzakerelere aracılık edebileceklerini söyledi.
Reuters da Arap yetkililerin hava gücünün tek başına sonuç vermeyeceğine ve Hamaney devrilse bile yerine çok daha sertlik yanlısı bir yönetimin gelebileceğine inandıklarını aktardı.
Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Mısır, İran’a yönelik olası bir saldırıya karşı lobi faaliyeti yürütüyor. Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a Riyad’ın hava sahasının veya topraklarının Tahran’a karşı askeri eylemler için kullanılmasına izin vermeyeceğini söyledi. Reuters’a konuşan bir Arap kaynak, “Amerika Birleşik Devletleri tetiği çekebilir, ama sonuçlarına katlanmayacak. Biz katlanacağız” dedi.
OLASI BİR MÜDAHALENİN DOĞURABİLECEĞİ SONUÇLAR VE KORKULAR
Bütün bu seçenekler ve olası beklentilerden hareketle Reuters’ın aktardığına göre, durum şöyle:
דBölge genelinde, Körfez’den Türkiye’ye kadar yetkililer, Tahran’a sempati duydukları için değil, mezhepsel ve etnik fay hatlarıyla bölünmüş 90 milyonluk bir ulusun içindeki karışıklığın İran sınırlarının çok ötesinde istikrarsızlığa yol açabileceği korkusuyla, çöküştense kontrol altında tutmayı tercih ettiklerini söylüyorlar. Batılı diplomatlardan ikisi, parçalanmış bir İran’ın, 2003’teki ABD’nin Irak işgalinden sonra olduğu gibi iç savaşa sürüklenebileceği, bunun da mülteci akınına, İslamcı militanlığın artmasına ve küresel bir enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının aksamasına yol açabileceği konusunda uyardı.”
ERAKÇİ TÜRKİYE’YE GELİYOR: GÖRÜŞÜLECEK KONULARDAN BİRİ KÜRTLER
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, yarın Türkiye’yi ziyaret edecek. Anadolu Ajansı’nın (AA) Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, görüşmede iki ülke ilişkileri, bölgesel güvenlik, Gazze, Suriye ve PJAK konuları ele alınacak.
ÇİN MASAYA DÖNMEYE ÇAĞIRDI
Bu arada İran’a yönelik olası bir müdahaleye karşı Çin de teyakkuza geçmiş durumda. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin dün gerçekleştirilen oturumunda konuşan Çin’in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, Washington ve Tahran arasında tırmanan askeri gerilime ilişkin Pekin’in endişelerini dile getirdi. Büyükelçi Fu Cong, ABD’nin bölgedeki hamlelerini eleştirerek, “Güç kullanımı sorunları çözemez. Her türlü askeri macera, bölgeyi ancak ucu açık ve tahmin edilemez bir derinliğe itecektir” dedi. Çinli diplomat, tarafları diplomasi masasına dönmeye ve bölgesel güvenliği tehlikeye atacak adımlardan kaçınmaya çağırdı.
×İRAN’A YÖNELİK ”GECE YARISI ÇEKİCİ” OPERASYONU
İsrail, İran ile ABD arasında nükleer müzakere süreci devam ederken 13 Haziran 2025’te İran’ın çeşitli kentlerinde nükleer ve askeri tesisler ile sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar başlatmıştı.
İsrail’e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran 2025’te İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisine, sadece ABD’nin elinde bulunan ve “sığınak delici” denilen bombalarla “Gece Yarısı Çekici” adını verdiği operasyonla saldırılar düzenlemişti.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıları “büyük başarı” şeklinde nitelerken, medyaya sızan ilk hasar değerlendirme raporunda, saldırıların İran’ın nükleer programını “yok etmediği” sadece “birkaç ay gerilettiği” öne sürülmüştü.
Trump yönetimi ABD basınında çıkan haberlere sert tepki verirken, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Pentagon sızma hakkında soruşturma başlattığını duyurmuştu.



