İran’da bir kız okulunu hedef alan ve çoğu öğretmen ve öğrenci 168 kişinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin Reuters’a konuşan ABD’li yetkililer, saldırının sorumlusunun “büyük olasılıkla” ABD olduğunu söyledi. New York Times’ın araştırmasında da oklar ABD’yi gösteriyor. Kesinleşmesi halinde, bu ABD’nin bölgedeki en ağır sivil kayıplardan biri olarak kayda geçebilir.
HABER MERKEZİ – ABD ve İsrail saldırılarının ilk günü 28 Şubat’ta hedef alınan İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’nda çoğu öğretmen ve öğrenci 168 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada ayrıntılar netleşmeye başladı.
İran’da okul katliamı için toplu cenaze töreni | Çocuklar, küçük mezarlarda yan yana toprağa verildi
REUTERS: SORUMLU “BÜYÜK OLASILIKLA” ABD GÜÇLERİ
ABD’li yetkililer, Reuters’a saldırının sorumlusunun “büyük olasılıkla” ABD güçleri olduğunu aktardı.
ABD ordu müfettişlerinin yürüttüğü soruşturmaya göre, saldırının sorumlusunun büyük olasılıkla ABD güçleri olduğu değerlendiriliyor. ABD’li iki yetkili, soruşturmanın halen sürdüğünü ve henüz nihai bir sonuca ulaşılmadığını söyledi.
×ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth 4 Mart’ta yaptığı açıklamada, ABD ordusunun olayla ilgili inceleme başlattığını doğrulamıştı. Hegseth, basın toplantısında konuyla ilgili soruya, “Olayı soruşturuyoruz. Elbette sivilleri hedef almayız. Ancak konuyu inceliyoruz ve soruşturma devam ediyor” yanıtını vermişti.
NYT: MEVCUT KANITLAR ABD’Yİ GÖSTERİYOR
Öte yandan, The New York Times tarafından toplanan kanıtlar — yeni yayınlanan uydu görüntüleri, sosyal medya paylaşımları ve doğrulanmış videolar — okul binasının, İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından işletilen deniz üssüne yapılan saldırılarla aynı anda gerçekleşen saldırılarla birlikte vurulduğunu ortaya koydu.
NYT araştırmasına göre ABD güçlerinin, İran üssünün bulunduğu Hürmüz Boğazı yakınlarındaki deniz hedeflerine saldırdığına dair resmi açıklamalar, saldırıyı “büyük olasılıkla onların gerçekleştirdiğini” gösteriyor.
NYT’nin araştırmasına göre görünür silah parçalarının olmaması ve dışardan gelen muhabirlerin olay yerine ulaşamaması, tam olarak ne olduğunu belirlemeyi zorlaştırdı.

ULUSLARARASI HUKUK NE DİYOR?
Uluslararası insancıl hukuk, savaş durumunda tüm tarafları bağlayan ilkeler öngörüyor. “Ayrım ilkesi”ne göre, çatışmaların tarafları sivil ve askeri hedefler arasında bir ayrım gözetmek zorunda.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne göre; “askeri gereklilik ilkesi” ise meşru bir askeri amaca ulaşmak için gerçekten gerekli olan ve uluslararası insancıl hukuk tarafından başka şekilde yasaklanmamış tedbirlere izin veriyor. Silahlı çatışma durumunda tek meşru askeri amacın, çatışmanın diğer taraflarının askeri kapasitesini zayıflatmak olduğuna dikkat çeken komite, bu ilkenin genellikle insani zorunluluklarla çatıştığını da vurguluyor. Bu nedenle insancıl hukukun, askeri gereklilik ile insani zorunluluklar arasında bir denge kurmayı hedeflediği belirtiliyor.
ABD’NİN EN AĞIR SİVİL KATLİAMLARINDAN BİRİ OLABİLİR
Buna göre, “orantılılık ilkesi” askeri hedeflere yönelik olsa bile, “beklenen somut ve doğrudan askeri avantajla karşılaştırıldığında aşırı sayılacak ölçüde sivil can kaybına, sivillerin yaralanmasına, sivil nesnelerin zarar görmesine ya da bunların birleşimine yol açması beklenen saldırıları” yasaklıyor.
Saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğinin kesinleşmesi halinde, olay Washington’ın Orta Doğu’da yürüttüğü operasyonlar sırasında yaşanan en ağır sivil kayıplardan biri olarak kayda geçebilir.
Acil ve bağımsız soruşturma çağrısı | BM: Okul saldırısı, savaş suçu teşkil edebilir
NE OLMUŞTU?

İran devlet televizyonu, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü’t-Tayyibe Kız İlkokulu’na düzenlediği saldırıda 168 öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medya hesabından, öldürülen çocuklar için kazılan mezarların görselini paylaşmıştı. Erakçi, “Bunlar, ABD-İsrail’in bir ilkokula düzenlediği bombardımanda öldürülen 160’tan fazla masum küçük kız çocuğu için kazılan mezarlar. Cesetleri paramparça edildi. Bay Trump’ın vaat ettiği ‘kurtuluş’ gerçekte işte böyle görünüyor” demişti.
İsrail ordusu yaptığı açıklamada bahsi geçen zaman diliminde bölgede gerçekleşen bir saldırıdan haberdar olmadıklarını belirterek raporları inceleyeceklerini kaydetmişti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, ABD güçlerinin “bir okulu kasıtlı olarak hedef almayacağını” söylemişti.



