Hollanda Temsilciler Meclisi üyeleri Kati Piri, Hanneke van der Werf ve Derk Boswijk, Şam güçlerinin saldırısı altındaki Kobanî’nin su, elektrik ve internetten yoksun bırakıldığı kuşatma ve Rojava’ya yönelik saldırılar nedeniyle Hollanda Dışişleri Bakanlığı’ndan acil müdahale, baskı ve sorumluluk talep etti.
HABER MERKEZİ – Hollanda Temsilciler Meclisi üyeleri Kati Piri (PvdA – İşçi Partisi), Hanneke van der Werf (D66) ve Derk Boswijk (CDA), Şam güçlerinin saldırısı altındaki Kuzey ve Doğu Suriye bölgesi (Rojava) kentlerinden Kobanî’de kuşatma nedeniyle yaşanan insani krize dikkat çekmek amacıyla Hollanda Dışişleri Bakanlığı’na sorular yöneltti.
Kati Piri sosyal medya platformu X’teki resmi hesabından yaptığı paylaşımda, “Dışişleri Bakanlığı’na Suriye’deki Kürtlerin son derece endişe verici durumu hakkında bir dizi soru yönelttik.500.000 nüfuslu Kobani şehri su, elektrik ve internetten mahrum durumda. Acil insani yardıma ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Samen met collega’s @hannekevdwerf en @DerkBoswijk set vragen gesteld aan Min BZ over de zeer zorgelijke situatie van Koerden in Syrië.
De stad Kobani met 500.000 burgers is afgesloten van water, elektriciteit en internet. Humanitaire hulp is acuut nodig. pic.twitter.com/lZNrGDpl3m
— Kati Piri (@KatiPiri) January 25, 2026
Üç milletvekili Dışişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:
×
- Suriye geçiş hükümetine bağlı birliklerin, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne karşı yürüttüğü askeri kampanya ve Kobani kentinin tamamen ablukaya alınması hakkında bilginiz var mı?
- Bir kentin su, elektrik ve internetten tamamen yoksun bırakılmasını hükümet bir savaş suçu olarak nitelendiriyor mu? Eğer hayırsa, neden?
- Hükümet, Avrupa Birliği ile iş birliği içinde ya da bağımsız olarak, Kobani ablukasının ve Kürtlere yönelik silahlı saldırıların derhal durdurulması için Suriye hükümeti üzerinde nasıl bir baskı kurmaktadır?
- Hükümet, Suriye geçiş yönetiminin ve ona bağlı milislerin, Kuzey Suriye’deki Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik son eylemlerini nasıl değerlendirmektedir?
- Hükümet, Süveyda’da Dürzilere ve kıyı bölgelerinde Alevilere yönelik yaşanan olayların ardından Kürtlere karşı olası bir katliamdan endişe duymakta mıdır? Eğer hayırsa, neden?
- Hükümet, Türkiye’nin Kürtlere yönelik askeri kampanyada aktif bir rol oynadığını; bu kapsamda Suriye güçlerine finansman ve eğitim sağladığını ve ciddi insan hakları ihlallerinde kullanılan insansız hava araçlarını devreye soktuğunu teyit edebilir mi? Ayrıca diplomatik baskı uygulandığına dair bilginiz var mı?
- Hükümet, Suriye ordusunda cihatçı unsurların, eski IŞİD ve El Kaide mensuplarının bulunduğunun ve orduya ya da Şam yönetimine bağlı milislerin ciddi insan hakları ihlallerine karıştığına dair yeterli kanıtların olduğunun farkında mıdır? Eğer hayırsa, hükümet Suriye’deki duruma ilişkin bilgileri hangi yollarla toplamaktadır?
- Hükümet, Kürt güçlerinin IŞİD’in yenilgiye uğratılmasında, sözde IŞİD hilafetinin dağıtılmasında ve 9 bin IŞİD tutuklusunun gözetiminde oynadığı önemli rolü kabul etmekte midir? Eğer kabul ediyorsa, hükümetin bugün Kürtlere destek olma yönünde bir sorumluluğu olduğunu da düşünüyor mu?
- Hükümet, şu anda bazı IŞİD cezaevlerinin Suriye ordusunun kontrolüne geçtiği ve yüzlerce IŞİD mensubunun kaçmış ya da serbest kalmış olabileceği güvenlik durumunu nasıl değerlendirmektedir? Bu durum Hollanda için nasıl bir güvenlik riski oluşturmaktadır?
- Hükümet, Kürtler ve diğer azınlıklar için özerkliğin anayasal güvence altına alınmasının ve kültürel ile siyasi hakların yeni Suriye anayasasında tanınmasının barışın korunması açısından hayati olduğunu düşünüyor mu? Eğer hayırsa, neden?
- Rojava olarak bilinen Kürt bölgesinde kadın haklarının güvence altına alındığı ve yönetimde ve yargıda kadın-erkek eşitliğinin esas alındığı bilinmektedir. Hükümet, bu eşitliği korumak için hangi somut adımları atmaktadır?
- Suriye otoritelerinin son dönemdeki uygulamaları, bir yandan Suriye ile, diğer yandan Hollanda ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin normalleşmesi üzerinde nasıl bir etki yaratmaktadır?
- Hükümet, Avrupa Birliği içinde, yardım fonlarının koşullarına sıkı biçimde uyulması için nasıl bir baskı uygulamaktadır? Hükümet, bu koşulların şu an Suriye rejimi tarafından yeterince yerine getirildiğini düşünüyor mu?
- Hükümet, Suriye otoriteleriyle yapılan tüm temaslarda bağımsız denetim, suçların yargılanması ve azınlıkların korunması yönünde ısrar edilmesini talep eden Piri önergesini nasıl hayata geçirmiştir?
- Azınlıklara yönelik tüm saldırılar ışığında, hükümet neden Suriye İnsan Hakları Gözlemevi için ek kaynak ayırmamaya karar vermiştir? Bu kararını gözden geçirmeye hazır mıdır? Eğer hayırsa, neden?
- Hükümet, IŞİD’e karşı 15 yıl süren ittifakın ardından ABD’nin Kürtlere verdiği desteğin sona ermesini nasıl değerlendirmektedir?
- Hükümet, son haftalarda Hollanda’daki Kürt diasporasıyla temas kurmuş ve onların kaygılarını dinlemiş midir? Eğer hayırsa, bunu yapmaya hazır mıdır?
- Yukarıdaki soruların her birini ayrı ayrı yanıtlayabilir misiniz?
Kati Piri ayrıca Instagram hesabından yaptığı paylaşımda da Şam güçlerinin saldırıları sırasında YPJ’li bir kadının saç örgüsünün (kezî) kesilerek “bir erkeğe hediye edildiği” görüntülerin sosyal medyaya düşmesinin ardından kadınların başlattığı saç örme kampanyasına atıfta bulunarak bir paylaşımda bulundu.




