BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ölü sayısı artıyor, nükleer tesisler faal, ABD yığınağı sürüyor |

Trump, İran'a son tarih verdi

Ölü sayısı artıyor, nükleer tesisler faal, ABD yığınağı sürüyor |

ABD’nin Ortadoğu’daki askeri yığınağı sürüyor ve Trump, İran’a müzakereler için son tarih verdiğini belirtti ve bir kez daha tehdit etti: “Şu anda İran’a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz.” Bu arada Haziran 2025’te ABD ve İsrail’in bombaladığı İran’ın nükleer tesislerinin yeniden faal olduğunu gösteren uydu fotoğları ortaya çıktı. Rejim karşıtı protestolarda yaşamını yitirenlerin sayısı ise her geçen gün artıyor.

HABER MERKEZİ – İran ve Rojhilat’ta (Doğu Kürdistan) 28 Aralık’ta başlayan rejim karşıtı protestoların üzerinden bir ay geçti ve insan hakları örgütleri ile yerel kaynakların paylaştığı verilere göre İran’ın protestoları bastırmak için uyguladığı şiddetin bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. Bununla birlikte ABD’nin İran’a olası müdahalesi de gündemdeki yerini koruyor.

×

HER GEÇEN GÜN AĞIRLAŞAN BİLANÇO

İran’daki rejim karşıtı protestoların üzerinden 33 gün geçti. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın (HRANA) bildirdiğine göre, şimdiye kadar teyit edilen toplam ölü sayısı 6 bin 479’a ulaştı ve bunlardan 6 bin 92’si protestocu, 118’i 18 yaş altı çocuk, 214’ü hükümete bağlı güçler ve 55’i protestocu olmayan siviller. 17 bin 091 vaka ise soruşturma hala soruşturuluyor. Yaralanan sivil sayısı 11 bin 20 olurken, 31 ildeki 203 şehirde toplam 660 protestoyla ilgili gözaltına alınanların sayısı ise dün itibarıyla 42 bin 486’ya çıkmıştı.

HRANA’nın sahadan teyit edebildiği kadarıyla açıkladığı bu veriler, pek çok kaynağa göre çok az.

Bu arada İran Güvenlik Konseyi, 21 Ocak’ta yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’i sorumlu tuttuğu protestolarda resmi olarak ölüm sayısını 3 bin 117 olarak duyurmuştu.

Ancak bu açıklamaların aksine gerçekte rakamların çok daha yüksek olduğuna işaret eden kaynaklar var.

19 Ocak’ta Reuters haber ajansına konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen bir İranlı yetkili, İran ve Rojhilat’taki protestolarda en az 5 bin kişinin öldüğünü doğrulamıştı.

İranlı yetkili, aynı zamanda en yüksek ölüm sayılarının Rojhilat’ta yaşandığını da belirtmişti. Norveç merkezli Kürt insan hakları örgütü Hengaw da protestolar sırasında rejimin en sert müdahalesinin Kürt illerinde yaşandığını bildirmişti.

En ağır sonuçlar Rojhilat’ta yaşanıyor | İran ilk kez 5 bin ölümü kabul etti

İnsan hakları örgütleri de resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını savunuyor. Bloomberg’in aktardığına göre, Birleşmiş Milletler’in İran’daki insan hakları özel raportörü Mai Sato, ülkedeki doktorlardan gelen bilgilere dayanarak, protestoların bastırılması sırasında ölen sivillerin sayısının 20 bin’in üzerinde olabileceğini ifade etti.

Yüzlerce kişinin fotoğrafları BBC’ye ulaştırıldı | İran’da öldürülenler tanınmaz halde

Ölüm vakalarının açıklananlardan çok daha yüksek olabileceğine ilişkin iddialar daha önce de gündeme gelmişti. İngiltere merkezli The Sunday Times gazetesi, sağlık çalışanlarının verilerinden hareketle, “protestolarda ölenlerin sayısının 16 bin ila 18 bin arasında olabileceğini” yazdı.

Ancak bu açıklamaların aksine, Münih Göz Merkezi Direktörü İranlı-Alman Profesör Amir Mobarez Parasta, 29 Ocak’ta Le Point’e verdiği röportajda, ülke genelinde kurdukları klinik ağ üzerinden 30 bin 304 sivil ölümü belgelediklerini açıklamıştı.

İranlı doktor klinik kayıtlarını açıkladı I ’30 bin 304 sivilin öldürüldüğünü belgeledik’

İran’daki ölü sayısı hakkındaki en çarpıcı iddialar ise Farsça yayın yapan dijital medya platformu İran Uluslararası’nın (Iran International) Yayın Kurulu’ndan gelmişti. Kurul tarafından incelendiği kaydedilen belgelere göre, 8-9 Ocak tarihlerinde ülke genelindeki protestoların bastırılması sırasında güvenlik güçleri tarafından 36 bin 500’den fazla İranlı öldürüldü.

Iran International’a göre, 8-9 Ocak’ta 36 sin 500’den fazla kişi öldürüldü 

TRUMP, İRAN İÇİN SON TARİH VERDİ VE UYARDI: ÇOK FAZLA GEMİ GÖNDERİYORUZ

Protestoları kanlı şekilde bastırmaya çalışan İran ile ABD arasındaki gerilim de artıyor.

ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisini Orta Doğu’ya konuşlandırmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, dün “Devasa bir armada İran’a ilerliyor“ diyerek, İran’a hızla masaya oturması ve “adil, eşit ve herkes için iyi bir anlaşma için görüşmesi” çağrısı yapmıştı.

Trump’tan bugün yeni bir açıklama geldi. Trump, Beyaz Saray’daki bir başkanlık kararnamesi imza töreninde, “Şu anda İran’a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz. Giden büyük bir donanma var. Umarım bir anlaşma yapabiliriz. Anlaşma yaparsak bu iyi olur; anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz” diye konuştu.

İran’a anlaşma için son tarih verdiğini de belirten Trump ayrıca, İran’a doğru ilerleyen Amerikan filosunun Venezuela için Karayipler’e gönderdiklerinden daha büyük olduğunu söyledi.

Trump’ın masasında hangi seçenekler var? 

AB DEVRİM MUHAFIZLARI’NI TERÖRİST İLAN ETTİ; İRAN MİSİLLEME YAPACAĞINI DUYURDU

Bu arada Avrupa Birliği de dün İran’a karşı önemli bir karara imza attı. AB, İran Devrim Muhafızları’nı “terör örgütü” olarak tanımladı.

“Protestoları kanla bastıran bir rejim” | AB’den İran Devrim Muhafızları için “terör örgütü” kararı

AB’nin bu kararına karşılık olarak bugünİran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’den açıklama geldi. Laricani, misilleme olarak AB ülkelerinin ordularının “terörist” kabul edileceğini ve bu durumun sonuçlarından AB liderlerinin sorumlu olduğunu belirtti.

×

ABD’NİN ORTADOĞU’DAKİ ASKERİ VARLIĞI NE KADAR?

ABD Başkanı Trump, “Şu anda İran’a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz“ derken, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da merak konusu oldu.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’na (CENTCOM) göre, USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve üç güdümlü füze destroyeri Arap Denizi’nde bulunuyor.

Uçak gemisi saldırı grubu geçen hafta Güney Çin Denizi’nden ayrıldı ve pazartesi günü Ortadoğu’ya ulaştı. Bölgede, ikisi Hürmüz Boğazı yakınlarında, diğeri Kızıldeniz’de seyreden üç ABD Donanması destroyeri daha bulunuyor. Bunlarla birlikte Basra Körfezi’nde üç tane daha küçük kıyı muharebe gemisi de bulunuyor.

Uçak gemisi saldırı grubunun gelişiyle yaklaşık 5 bin 700 ek askeri personel de bölgeye geldi. ABD’nin Ortadoğu’da, Katar’daki Al Udeid Hava Üssü de dahil olmak üzere birçok üssü bulunuyor. Al Udeid Hava Üssü , binlerce Amerikan askerine ev sahipliği yapıyor ve ABD Merkez Komutanlığı’nın ileri karargahı konumunda.

BÖLGEDE UÇAK YIĞINAĞI DA SÜRÜYOR

ABD Merkez Komutanlığı’nın 20 Ocak’taki açıklamasına göre, Hava Kuvvetlerine ait F-15E Strike Eagle savaş uçağı da artık Ortadoğu’da. Açıklamada, savaş uçağının “muharebe hazırlığını artırdığı ve bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklediği” kaydedildi.

Ayrıca İngiltere Savunma Bakanlığı geçen hafta Typhoon savaş uçaklarını Katar’a “savunma amaçlı” olarak konuşlandırdığını açıkladı.

Uçuş takip verilerini analiz eden uzmanlar, bölgeye doğru ilerleyen düzinelerce ABD askeri kargo uçağı olduğunu da fark etti.

Bütün bu gelişmeler, ABD’nin Haziran 2025’te İran’ı bombaladığı zamanları hatırlatıyor. Haziran ayında ABD ayrıca İran’ın karşı saldırısına hazırlık olarak Patriot füze sistemi gibi hava savunma teçhizatını da konuşlandırmıştı.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, dün yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Trump’ın “beklediği her şeyi yerine getirmeye hazır olacağını” söyledi. Bu açıklama, Trump’ın İran’ın nükleer programı konusunda bir anlaşmaya varılmasını istemesi ve “zamanın daraldığını” söylemesiyle aynı zamana denk geliyor.

×

NATANZ, İSFAHAN VE FORDO: İRAN’IN NÜKLEER TESİSLERİ YENİDEN FAALİYETTE Mİ?

ABD, olası bir müdahaleden önce İran için ileri sürdüğü en önemli şart, nükleer faaliyetlerden vazgeçtiğini kabul etmesi. İran ise, nükleer silahlarla ilgili müzakerele başlayabileceğini belirtmekle birlikte nükleer teknoloji konusunda kapıları kapatıyor. İran, aynı şekilde ABD’nin ön şart olarak ileri sürdüğü balistik füzeler için de müzakereye yanaşmıyor. Bugün Türkiye’ye gelen ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşen İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de bunu bir kez daha dile getirdi. Erakçi, muhtemel müzakerelerde çerçevenin yalnızca nükleer silah konusuyla ilgili olacağını ve füze kapasitesi gibi konuların müzakere konusu edilmeyeceğini tekrarladı.

Öbür yandan İran’ın nükleer faaliyetlerini sürdürdüğüne ilişkin dikkat çekici bir haber BBC’de yayımlandı.

Buna göre, uydu görüntüleri, Haziran 2025’te İsrail ve ABD bombalanan iki İran nükleer tesisinde faaliyet olduğunu gösteriyor; bu da Tahran’ın orada kalan malzemeleri kurtarma çabalarını gizlemeye çalıştığının bir işareti olarak yorumlanıyor.

Planet Labs PBC’den gelen görüntüler, İsfahan ve Natanz tesislerindeki hasar görmüş iki binanın üzerine çatıların inşa edildiğini gösteriyor; bu, İsrail’in Haziran 2025’te İran’la yaptığı 12 günlük savaştan bu yana ülkenin hasar görmüş nükleer tesislerinde uydudan görülebilen ilk büyük faaliyet.

Bu örtüler, uyduların yerdeki olayları görmesini engelliyor; şu anda İran’ın erişimi engellemesi nedeniyle Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) dedektiflerinin söz konusu tesisleri izlemesinin tek yolu bu.

Bu arada İran, iki tesisteki faaliyetler hakkında kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.

İsrail’in Haziran 2025’te İran’la 12 günlük bir savaş başlatmasından önce, İran’ın üç büyük nükleer tesisi bulunuyordu. İran uzun zamandır nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor. Ancak son yıllarda İranlı yetkililer giderek artan bir şekilde nükleer bomba edinme tehdidinde bulunuyorlar. Batı ülkeleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran’ın 2003 yılına kadar organize bir nükleer silah programına sahip olduğunu söylüyor.

Başkent Tahran’dan yaklaşık 220 kilometre güneyde bulunan Natanz tesisi, İran’ın uranyum zenginleştirme işlemlerinin büyük çoğunluğunun yapıldığı, yer üstü ve yer altı laboratuvarlarının bir karışımından oluşuyordu.

Haziran 2025’teki savaştan öcne IAEA, İran’ın orada gelişmiş santrifüjler kullanarak uranyumu yüzde 60’a kadar zenginleştirdiğini, bunun da silah yapımında kullanılan yüzde 90’lık seviyeden kısa ve teknik bir adım olduğunu belirtmişti. Saldırıya uğradığı sırada, bu malzemenin bir kısmının olay yerinde olduğu tahmin ediliyor.

İsfahan şehrinin dışındaki tesis, esas olarak santrifüjlere beslenerek döndürülüp saflaştırılan uranyum gazı üretimiyle biliniyordu.

Tahran’ın yaklaşık 95 kilometre güneybatısında bulunan Fordo adlı üçüncü bir bölgede ise bir dağın altında güçlendirilmiş bir zenginleştirme tesisi yer alıyordu.

Haziran 2025’teki savaşta İsrail önce bu tesisleri hedef aldı, ardından ABD sığınak delici bombalar ve Tomahawk seyir füzeleri kullanarak saldırılar düzenledi. Kasım ayında yayınlanan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde ABD saldırılarının “İran’ın nükleer programını önemli ölçüde zayıflattığı” belirtildi, ancak hasarın ayrıntılarına kamuoyuna ulaşmak zor oldu.

İran, saldırılardan bu yana Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) müfettişlerinin bu bölgeleri ziyaret etmesine izin vermedi.

İRAN’A YÖNELİK “GECE YARISI ÇEKİCİ” OPERASYONU 

İsrail, İran ile ABD arasında nükleer müzakere süreci devam ederken 13 Haziran 2025’te İran’ın çeşitli kentlerinde nükleer ve askeri tesisler ile sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar başlatmıştı.

İsrail’e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran 2025’te İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisine, sadece ABD’nin elinde bulunan ve “sığınak delici” denilen bombalarla “Gece Yarısı Çekici” adını verdiği operasyonla saldırılar düzenlemişti.

ABD Başkanı Donald Trump, saldırıları “büyük başarı” şeklinde nitelerken, medyaya sızan ilk hasar değerlendirme raporunda, saldırıların İran’ın nükleer programını “yok etmediği” sadece “birkaç ay gerilettiği” öne sürülmüştü.

Trump yönetimi ABD basınında çıkan haberlere sert tepki verirken, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Pentagon sızma hakkında soruşturma başlattığını duyurmuştu.

Benzer Haberler

Reşit Kibar davası l

'Adalet aramaya devam edeceğiz'

Aziz İhsan Aktaş davasında 4’üncü gün l 

'Sözleşmedeki imza tarihi düzeltilirse iddialar çöker'

GABB Eşbaşkanı Şedal’dan “Mürşitpınar” çağrısı:

Yardım TIR’ları bekliyor, sınır kapısının açılması gerekir

Gözaltında işkenceye maruz kalmıştı |

Diyar Koç hastaneden cezaevine götürüldü

Gazze Barış Planı’nda ikinci aşama |

Refah Sınır Kapısı açılıyor: Geçişler sınırlı olacak

Erdoğan, Pezeşkiyan’la telefonda görüştü |

Erakçi Ankara'da: Fidan'la PJAK'ı da konuştular

Erdoğan’dan “nihai rapor” açıklaması |

Sürecin yol kazası yaşamaması için üzerimize düşeni yapacağız