24 Ocak’ta uzatılan ateşkesin beşinci gününe girilirken, Şam yönetime bağlı güçlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük kuşatma ve saldırıları ateşkese rağmen devam ediyor. Kobanî ve çevresindeki köyler ile Til Temir’e yönelik saldırılar sürüyor. DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in önceki gün geçici hükümetle Şam’da yaptığı görüşmeye ilişkin ise henüz bir resmi açıklama yapılmadı.
HABER MERKEZİ – Şam hükümetinin Savunma Bakanlığı’na bağlı güçlerin, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi [Rojava] topraklarına yönelik saldırıları ve kuşatması, ateşkese rağmen 16 Ocak’tan beri devam ediyor.
ÖZETLE: Şam yönetimine bağlı güçlerin saldırılarının gölgesinde 20 Ocak akşamı ilan edilen 4 günlük ateşkes, 24 Ocak’ta uluslararası güçlerin garantörlüğünde 15 gün uzatıldı. Ancak kuşatma ve saldırılar durmadı ve 100 binden fazla kişinin yerinden edilmesine neden oldu. Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Hasekê ve Kobanî kırsalında Şam bağlantılı grupların gerilimi tırmandırdığına ve ateşkese uymadığına dikkat çekiyor. Bu arada DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Özerk Yönetimin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in geçici Şam hükümetiyle Şam’da 27 Ocak’ta yaptığı görüşmeye dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
01.06 – ENTERNASYONALİST GENÇLER UÇAKTAN İNDİRİLDİ

Avrupa’nın farklı kentlerinden Suriye hükümeti güçlerinin Rojava’ya dönük saldırılarına karşı dayanışma amacıyla Mardin’e gelen ve dün gözaltına alınan enternasyonalist gençler, sınır dışı edilmek üzere bindirildikleri İstanbul’daki uçaktan zorla indirildi.
İstanbul Havalimanı Kargo Terminali’nde bekletildikleri öğrenilen gençler, uçaktan indirildikleri anları video kaydına aldı. Uçakta bulunan enternasyonal gençlerden biri, çektiği videoda şunları söyledi:
“Merhaba, biz Malene ve Hilde. İstanbul’dan Almanya’ya sınır dışı edilecekken uçağa takım elbiseli adamlar geldiler ve inmemiz gerektiğini söylediler. Anlaşılan bizi tekrardan gözaltına almak istiyorlar. Tüm bunlar olurken Türkiye, Suriye sınırında Kobanê’nin önüne panzerlerini yerleştirdi ve savaşa aktif olarak katılacak. Geçtiğimiz günlerde Suriye’nin geçici yönetimi ve Türkiye ordusunun gerçekleştirdiği bu saldırılara karşı protestolara katılmak için Türkiye’deydik.”
00.02 – DSG’DEN IŞİD OPERASYONU AÇIKLAMASI
Demokratik Suriye Güçleri (DSG), Hasekê kentinin El-Ghuwairan ve El-Nashwa mahallelerinde IŞİD’e bağlı grupların DSG güçlerine yönelik saldırısının ardından düzenlenen operasyona ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada “Güçlerimiz, bu akşam El-Ghuwairan ve El-Nashwa mahallelerinde orta ve hafif silahlar kullanarak güçlerimize silahlı saldırı düzenleyen IŞİD terör örgütüne bağlı hücreleri takip etme operasyonunu tamamladı. Operasyon sonucunda söz konusu hücrelerin üç üyesi tutuklandı. Güçlerimiz, bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik devam eden çabaların bir teyidi olarak, sivil halkımızı güvenlik talimatlarına uymaya ve şüpheli hareketleri bildirmeye çağırıyor” ifadeleri yer aldı.
22.12 – KIBRIS MECLİSİ’NDEN ROJAVA’YLA DAYANIŞMA KARARI
Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi, Yeşiller Partisi Milletvekili Alexandra Attalidou’nun sunduğu önerge üzerine, Şam hükümeti güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına karşı Kürt halkı ile dayanışma kararı aldı.
Meclis’te oy birliği ile alınan kararda saldırıların uluslararası hukuk ihlali olduğu vurgulandı.
Kararda öne çıkan başlıklar şöyle:
- Rojava’daki Kürt halkına yönelik saldırıların kınanması
- Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadeledeki rolünün kabulü
- Hol hapishanesinden IŞİD üyelerinin serbest bırakılmasından duyulan endişe
- Saldırılardan etkilenen halklarla dayanışma
- Ülkede zulüm gören demokratik güçlerle dayanışma
- Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB kurumlarına konuyu iletmesi
- AB ve üye devletlerin sivilleri koruması ve saldırıları durdurması
- Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarda uluslararası hesap verebilirlik
- BM’ye Rojava’ya engelsiz, güvenli ve sürekli insani yardım sağlanması çağrısı.
21.10 – ÖZERK YÖNETİM HEYETİ ŞAM’DA
Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in, geçici hükümet yetkilileriyle görüşmek üzere Şam’da olduğu bildirildi. Görüşme, 24 Ocak’ta uzatılan ateşkesin ardından Özerk Yönetim ile Şam yönetimi arasındaki ikinci temas.
21.03 – SENATÖRLER “KÜRTLERİ KORUMA YASASI”NI KONGREYE SUNDU
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Şam hükümeti güçlerinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarının ardından gündeme getirdiği “Kürtleri Koruma Yasası (Save the Kurds Act)” adlı yasa tasarısını Demokrat Partili Senatör Richard Blumenthal ile birlikte ABD Kongresi’ne sundu.
“Kürtleri Koruma Yasası” ABD Kongresi’ne sunuldu
20.32 – DANİMARKA ESKİ DIŞİŞLERİ BAKANI’NDAN ROJAVA MEKTUBU
Danimarka eski Dışişleri Bakanı ve halen Avrupa Parlamentosu Milletvekili olan Villy Søvndal, Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a Rojava’ya ilişkin bir mektup gönderdi. Søvndal, mektubunda Suriye’deki Kürtlerin karşı karşıya olduğu duruma AB’nin net ve tutarlı bir yanıt vermesi gerektiğini vurguladı.
Kürtlerin yalnızca sempatiye değil, somut desteğe ihtiyaç duyduğunu belirten Søvndal, “Rojava saldırı altındayken ve uluslararası toplum hareketsiz kalırken, tehlikeli bir mesaj gönderiliyor: demokrasi ve insan hakları için savaşanlar gerçekten ihtiyaç duyulduğunda bizim desteğimize güvenemezler. Bunda Avrupa’nın sorumluluğu var. Bu sadece ahlaki değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlikle ilgili” ifadelerini kullandı.
19.56 – KATALONYA PARLAMENTOSU’NDAN “ROJAVA ÖZERK YÖNETİMİ TANINSIN” ÇAĞRISI

Katalonya Parlamentosu, Rojava’ya dönük saldırılar ve mevcut duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Parlamento, 2021 yılında resmi olarak tanıma kararı aldığı Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin, bölgede tarihsel olarak karşı karşıya gelmiş topluluklar arasında bir arada yaşam için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca, Özerk Yönetim’in terörle mücadeledeki rolüne ve kadınların toplumsal ve siyasal yaşamdaki öncü konumuna dikkat çekildi.
Açıklamada “Kürt halkı ve yeniden inşa edilen özerk yapıların bir kez daha tanınması, Suriye’nin çok kültürlü yapısının ve Kürt halkının DAİŞ’e karşı mücadeledeki rolünün kabul edilmesi, Kobanê kentine uygulanan tecridin sona erdirilmesi” çağrısı yapıldı.
Parlamento ayrıca Kürt halkı, Aleviler ve tüm etnik ve dini azınlıklara yönelik olası katliamların önlenmesi için uluslararası toplumu acil önlemler almaya davet etti.
19.51 – AVRUPA KONSEYİ’NDE ROJAVA GÜNDEMİ

DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcüsü Berdan Öztürk, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Genel Kurulunda, “Ortadoğu’da siyasi kriz: İnsan haklarını ve tüm azınlık gruplarının haklarını koruma ihtiyacı” konulu acil gündem maddesinin görüşmelerinde Şam hükümeti güçlerinin Rojava’ya dönük kuşatma ve saldırılarına ilişkin konuştu. Öztürk, Suriye’deki son gelişmelerin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin acil olarak dikkatini gerektirdiğini söyledi ve yaşananların yalnızca bir “insani kriz” ya da bölgesel güvenlik meselesi olmadığını aynı zamanda “Avrupa’nın insan haklarına, demokratik değerlere ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığına doğrudan bir meydan okuma” anlamına geldiğini söyledi. Öztürk, Avrupa’nın insan hakları ve demokratik değerlere bağlılığının sınandığını söyledi ve “Rojava’yı savunmak özgür, eşitlikçi ve demokratik bir yaşam biçimini savunmak demektir” dedi.
18.26 – DÜNYA GIDA PROGRAMI KONVOYU HASEKÊ’YE ULAŞTI
Dünya Gıda Programı’na (WFP) ait 10 kamyondan oluşan insani yardım konvoyu, Cizîrê Kantonu’na bağlı Hasekê kentine ulaştı.
Kamyonlarda, geçici hükümete bağlı grupların saldırıları sonrası göç etmek zorunda kalanlar için temel gıda malzemeleri bulunuyor. Yardımlar önce depolara ardından da Rakka, Tabka ve Efrîn–Şehba bölgelerinden zorla göç ettirilen yurttaşlara ulaştırılacak.
18.15 – KOBANÎ’DE PYD’DEN AÇIKLAMA

Şam güçlerinin kuşatması altındaki Kobanî’de Demokratik Birlik Partisi (PYD) tarafından basın açıklaması düzenlendi.
“Bugün, kentimizi savunma hakkımızı ve halkımızın güvenliğini garanti altına alacak etkili bir siyasi desteğe ihtiyaç vardır” denilen açıklamada Rojava’yla dayanışma amacıyla Türkiye, Kürdistan, Avrupa ve dünyanın birçok ülkesinde düzenlenen dayanışma gösterilerinin önemine vurgu yapıldı.
Açıklamada, “Bu destek, yalnızca direnişimizi güçlendirmekle kalmamakta, aynı zamanda halkımızın her türlü zulüm ve yıkım girişimine karşı ayakta kalacağını da teyit etmektedir. Bu dayanışma, kararlılığımızı güçlendirecek ve tüm halklarını birlik ve işbirliği içinde kucaklayan demokratik bir Suriye’nin geleceğinde meşru haklarımızı elde edebileceğimizi pekiştirecektir. Dünyanın özgür halklarından gelen bu destek, Kobanê’nin tüm özgür halklar için bir direniş ve sabır mirası ve sembolü olduğunu teyit etmektedir” denildi.
18.03 – FRANSA’DAN SURİYE AÇIKLAMASI

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, ülkesinin Suriye’de istikrarın desteklenmesi ve bölgesel güvenliğin korunması için çabalarını sürdüreceğini belirterek, IŞİD’in Suriye topraklarına yeniden dönmesine yönelik her türlü girişimin engellenmesine odaklandıklarını söyledi.
Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği toplantısı öncesinde basına konuşan Barrot, Paris’in terörle mücadeleye yönelik uluslararası çabalara destek verme konusundaki kararlılığını vurguladı. Bu alanda etkili sonuçlar alınabilmesi için uluslararası koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Barrot ayrıca, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye geçici yönetimi arasındaki ateşkes anlaşmasını desteklediklerini belirterek, müzakerelerin sürdürülmesinin sahada istikrarın güçlendirilmesi ve olumlu sonuçlar elde edilmesi açısından kilit önemde olduğunu ifade etti.
18.00 – DEM PARTİ’DEN TMMOB VE KAFKAS DERNEKLERİNE ROJAVA ZİYARETİ
DEM Parti Şam yönetimi güçlerinin Rojava’ya dönük saldırılarını gündeme aldığı siyasi parti ve sivil toplum örgütü ziyaretlerini sürdüyür. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ve MYK üyelerinden oluşan bir heyet, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Halkevlerini ziyaret etti. DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü Yüksel Mutlu ve Örgütlenmeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz’den oluşan bir heyet ise Kafkas Dernekleri Federasyonu’nu ziyaret etti. Görüşmelerde; Rojava’ya yönelik saldırılar, Kobanî başta olmak üzere Rojava’ya insani koridorun açılması gibi konulara dair değerlendirmelerde bulunuldu.
17.37 – HUKUK ÖRGÜTLERİNDEN ROJAVA ÇAĞRISI
Uluslararası hukuk örgütleri ve hak savunucuları, Şam yönetimi güçlerinin Rojava’ya dönük saldırılarının durması ve Kuzey ve Doğu Suriye bölgesinin statüsünün tanınması amacıyla bir çağrı metni yayınladı.
Uluslararası İnsan Hakları ve Demokrasi Derneği (MAF-DAD) tarafından paylaşılan ve birçok hukuk kurumu ve 100’ü aşkın insan hakları savunucusunun imzaladığı çağrıda BM Güvenlik Konseyi, BM İnsan Hakları Komitesi, İşkenceye Karşı Komite, Avrupa Konseyi Başkanlığı, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin sorumluluklarını yerine getirmesi istendi.
Çağrıda şu ifadeler yer aldı:
“Rojava’ya karşı askeri saldır derhal durdurulsun.
Rojava’nın hukuki ve siyasi statüsü uluslararası hukuka uygun olarak tanınsın ve korunsun.”
İmzacı kurumlar şöyle:
דAsociación Venezolana de Juristas, CRED/GILI ( Center of Elaboration and Research on Democracy/ Group of İnternational Legal Intervention), Cyprus Democratic Lawyers Association, Defend International Law, ELDH(European Association of Lawyers for Democracy & World Human Rights), Giuristi Democratici – Italia, IACTA COOPERATIVA DE ABOGADAS, Italian Democratic Lawyers, MAF-DAD e.V. (Association for Democracy and International Law), Permanent Peoples’ Tribunal, Red Jurídica S. Coop. Mad.”
16.44 – AVRUPA KONSEYİ RAPÖRTÖRÜ: KÜRTLERLE DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde Suriye ve İran’a ilişkin hazırlanan karar tasarısı, tartışmalardan sonra kabul edildi.
AKMP, “Orta Doğu’nun genelinde yaşanan istikrarsızlık ile İran İslam Cumhuriyeti ve Suriye Arap Cumhuriyeti’nde özellikle azınlık topluluklarını orantısız biçimde etkileyen ağır insan hakları ihlalleri karşısında, bölgede kalıcı barış ve istikrarın yalnızca uluslararası hukuka saygı ve sivillerin korunmasını önceleyen siyasi çözümler yoluyla sağlanabileceğini” belirtti. Kabul edilen karar tasarısında Suriye’ye ilişkin bölümde “Suriye’deki Kürt toplulukların yanı sıra Hristiyan, Alevi ve Dürzi azınlıkların güvenliği konusunda ciddi kaygılarını” ifade eden AKPM, “bu ihlallerin sorumlularının uluslararası toplum önünde hesap vermesi gerektiğini, ateşkes anlaşmasına uyulmasını, diyaloğun sürdürülmesini ve şiddetin sona erdirilmesini” istedi.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde (AKMP) Suriye ve İran’a ilişkin karar tasarısının hazırlayan raportör Piero Fassino, ANF’ye konuştu. “Mesaj açıktır. Biz Kürt halkını destekliyoruz” diyen raportör Piero Fassino, Şam yönetimini devam eden ateşkese uymaya çağırdı. Kürtlerin, IŞİD’e karşı verilen öncülüğünü yaptığını hatırlatan Fassino, “Kürtlerle dayanışma içindeyiz. Bunun yanında Kürt nüfusun tüm haklarına ve Kürt otoritesine saygı gösterilmesinden yanayız. Tüm uluslararası kurumlar ve devletler Colani’ye açık bir mesaj göndermeli. Yani şunu demeli: Biz geçişi destekliyoruz ama geçişe destek Suriye toplumunun tüm bileşenleri ve burada yaşayan tüm azınlıklara saygıdan geçer” ifadelerini kullandı.
15.38 – MAZIDAĞI: ROJAVA’YI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ
Geçici Şam hükümetinin saldırılarının protesto edildiği bir diğer yer Mardin’in Mazıdağ ilçesiydi. Mazıdağ’da yapılan yürüyüşe polis izin vermedi, kalabalık kitle polisi protesto ederek yürüyüşe devam etti. DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz, Mardin Valiliği ve Mardin Emniyet Müdürlüğü’nün günlerden bu yana uygulamaları ile provokasyon peşinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Biliyorsunuz Rojava’da günlerdir abluka var. Orada 6 çocuk açlıktan, soğuktan öldü. Bugün bu uygulamaları yapanlar o katliamcıların yanında duranlardır. ‘Ankara’da Kürtlerle barışıyorum ama Rojava’da Kürtlere saldırıyorum’ diyorsanız yanılıyorsunuz. Bizler Rojavayı yalnız bırakmayacağız” dedi.
15.32 – VAN’DA ON BİNLERCE KİŞİ ROJAVA İÇİN YÜRÜDÜ
Geçici Şam hükümetinin Rojava’ya yönelik saldırıları protesto ediliyor. Van’da on binlerce kişi yürüyüş yaptı. “Bijî Berxwedana Rojava” sloganlarının atıldığı yürüyüşe DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır da katıldı. Bayındır, yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Kadınların örgüsü nasıl DAİŞ’i yendiyse, HTŞ ve ona destek veren zihniyeti de yenecek. Dünya bilsin, biz barış ve özgürlük içerisinde bu meseleyi çözmek istiyoruz. Ama Kürtleri statüsüz bırakmak isteyenler bilsin ki, biz buradayız ve sonuna kadar direneceğiz. Tüm Kürtler şuan Rojava için mücadele ediyor.
Kürtleri Rojava’da yok etmek istiyorlar. Kürtlere yönelik soykırım kararı Şam’da değil Ankara’da veriliyor. Her gün ‘Kürtler kardeşimizdir’ diyorlar. Siz her gün kardeşinize bunu yaşatacaksanız. Biz sizin bu ahlaksız kardeşliğinizi kabul etmiyoruz.
Rojava halkımız tamam demeye ve haklarına ulaşana kadar biz burada direneceğiz. Biz insanlık ve halkımızın özgürlüğü için yürüyoruz. Biz barış için yürüyoruz.”
14.56 – BARIŞA İHTİYACIM VAR KADIN İNİSİYATİFİ’NDEN ÜÇ TALEP
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, günlerdir kuşatma altında tutulan Kobanî kentinin sınırındaki Suruç’ta açıklama yaptı. Ankara ve İstanbul’dan gelen çok sayıda kadın Suruç Meydanı’nda buluştu. “HTŞ çetelerine destek Suriye’de katliam demek, kadınlar direnen Kürt halkının yanında” pankartı açan kadınlar, sık sık “Jîn, jiyan, azadî”, “Rojavalı kadınlar yalnız değildir” sloganları attı. İnisiyatif adına yapılan açıklamada şunlar denildi:
×
“Buradan bir kez daha, 30’a yakın ülkeden 216 kadın ve LGBTİ+ örgütünün imzasıyla duyurulan üç acil talebimizi hatırlatıyoruz:
* Kürt halkına ve Suriye’deki tüm diğer halklara karşı saldırılar bir an önce durdurulsun. Kobanê kenti üzerindeki kuşatma kaldırılsın, yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak malzemelerin girişi sağlansın. Türkiye’de devlet bunu hemen bugün buradan bir koridor açarak yapabilir.
* Suriye’de Kürtlerin ve diğer halkların kendi kaderlerini belirleme ve uygun gördükleri yöntemle kendi kendini yönetme hakkı tanınsın, dışarıdan bunu engellemek için kanlı müdahalelere son verilsin.
* Sivil halka, direnişçilere, kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik savaş suçları son bulsun. Bu suçları işleyen IŞİD ve HTŞ çeteleri (ve altındaki diğer gruplar) yaptıklarından sorumlu tutulsun, hesap verebilirlikleri sağlansın.”
14.52 – BUCAK: YÜZLERCE TIRLIK YARDIM HAZIR, AMA İKTİDAR KAPIYI AÇMIYOR
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi ile birlikte Kobanî’nin sınır komşusu Suruç’a giden Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, yüzlerce TIR’lık yardımı Kobanî’ye göndermeye hazır olduklarını, ancak iktidarın Mürşitpınar Sınır Kapısı’nı açmadığını dile getirdi. Serra Bucak, “Amed’de bir kampanya başlattık. İstiyoruz ki bu kampanya her yere yayılsın. Kapının derhal açılmasını istiyoruz. Bu kampanya sınırları aşacak, aşmalı” dedi.
14.48 – ÖRGÜLÜ SAÇ PANKARTI GEREKÇESİYLE BELEDİYEYE BASKIN
DEM Partili Cizre Belediyesi hizmet binasına sabah saatlerinde saçları örgülü kadınların yer aldığı “Jin, jiyan, azadî” yazılı pankart asıldı. Bunun üzerine polis, belediye binasına baskın düzenledi. Herhangi bir resmi tebligat olmaksızın zorla hizmet binasına giren polisler, belediyenin çatısına çıkarak, pankartı söktü. “Savcının sözlü talimatı var” diyen polisler, belediye personeli Hasan Candoruk’u gözaltına alarak, ilçe emniyet müdürlüğüne götürdü.
12.45 – KOBANÎ’DE İNSANİ KRİZ: İLAÇ, SÜT VE BEBEK MAMASI İÇİN „ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR“
Kuşatma altında bulunan Kobanî’de elektrik ve su kesintileri, ilaç, yakıt ve tıbbi malzeme kıtlığıyla birleşince, sağlık tesisleri hizmet vermekte zorluk yaşıyor ve hastaların en temel ihtiyaçları bile karşılanamıyor. Göçlerle birlikte kent nüfusunun iki katına çıktığını belirten Ronahî TV Muhabiri Mihemed Mustafa, “Kentte ilaç, süt ve bebek maması için alarm zilleri çalıyor” dedi.
Kuşatma altındaki Kobanî’de insani kriz | İlaç, süt ve bebek maması için “alarm zilleri çalıyor”
14.31 – BARROT: KÜRTLERİN HAKLARINI GÜVENCEYE ALAN BİR ANLAŞMAYA VARILMASI İÇİN KARARLIYIZ
Fransa Dışişleri Bakanı Jean Noël Barrot, Suriye ve Rojava’daki gelişmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Barrot, şunları belirtti:
“Suriye: Suriye’deki arabuluculuk çabalarımız ve Cumhurbaşkanının (Emmanuel Macron) kişisel özverisi sayesinde bir kan dökülmesi önlendi ve ateşkes sağlandı. Kürtlerin haklarını güvence altına alan ve IŞİD’in yeniden ortaya çıkmasını engelleyen bir anlaşmaya varılmasını sağlamaya kararlıyız.”
Syrie : Grâce à nos efforts de médiation en Syrie et à l’implication personnelle du Président de la République, un bain de sang a été évité, un cessez-le-feu est intervenu. Nous veillons à ce qu’un accord intervienne qui garantissent les droits des Kurdes et prévienne toute… pic.twitter.com/pa2kQnV2uC
— Jean-Noël Barrot (@jnbarrot) January 29, 2026
14.26 – HATİMOĞULLARI VE BAKIRHAN, BABACAN İLE GÖRÜŞTÜ
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ı parti genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmede Suriye ve Rojava’daki son durum ile Türkiye’de süren barış süreci ele alındı. Ziyaretin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında diyalog, demokratik çözüm ve insani yardım koridoru çağrıları öne çıktı.
Hatimoğulları ve Bakırhan, Babacan ile görüştü | Diyalog, çözüm ve insani yardım koridoru çağrısı
14.10 – FİDAN VE BARRACK BİR KEZ DAHA GÖRÜŞTÜ
Dişişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ile bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin içeriğine ilişkin bilgilendirme yapılmadı.
Fidan ve Barrack, 20 Ocak’ta da bir görüşme gerçekleştirmişti. Öncesinde ise ikili 13 Ocak’ta görüşmüştü.
Bu arada Barrack ile DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 22 Ocak’ta Erbil’de bir araya gelmiş ve 18 Ocak’ta Şam yönetimi tarafından duyurulan anlaşmanın ele alındığı duyurulmuştu. Öte yandan 27 Ocak’ta Mazlum Abdi ve İlham Ahmed, Şam’da geçici hükümet yetkilileriyle bir araya gelmişti, 18 Ocak’ta duyurulan anlaşmasının ele alındığı kaydedilen görüşmeye dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
13.55 – GRAHAM’IN “KÜRTLERİ KORUMA YASASI” İÇİN İMZA KAMPANYASI
ABD’nin Cumhuriyetçi Senatörü Lindsey Graham, 27 Ocak’ta, geçici Şam hükümetinin Rojava’da devam eden saldırılarıyla ilgili olarak, Kürtlere karşı “düşmanca eylemlerde bulunan herhangi bir hükümet veya gruba karşı” bu hafta ABD Kongresi’ne “Kürtleri Koruma Yasası (Save the Kurds Act)” adıyla bir yasa tasarısı sunacağını açıkladı.
Graham’dan peş peşe açıklamalar | “Save the Kurds Act yasa tasarısı sunacağım”
Graham’ın sözünü ettiği yasa tasarına Senatörlerin destek vermesini sağlamak ve böylece tasarının Kongre’nin gündemine alınması için geniş kapsamlı bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanya Change.org üzerinden yürütülüyor.
13.41 – SOHR AFRİNLİ AİLELER İÇİN ÇAĞRIDA BULUNDU
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Afrin’den zorla göç ettirildikten sonra Tabqa ve Rakka’ya, geçici Şam hükümetinin son saldırıları nedeniyle bu kez de Kobanî’ye sığınmak zorunda kalan ailelerin durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Ailelerin, sert kış koşulları ve temel ihtiyaç maddelerindeki ciddi yetersizlik nedeniyle ağır bir insani kriz yaşadığına dikkat çeken SOHR, Kobanî’de yerinden edilenlerin kaldığı tüm okullarda elektrik, su ve ısınma bulunmadığını aktardı. Açıklamada “Etkili bir insani yardımın ulaştırılamaması, ailelerin yaşadığı trajediyi daha da derinleştiriyor” denildi.
SOHR açıklamasında son günlerde bazı yardım kuruluşları ve Suriye Kızılay’ı tarafından gönderilen yardımların, yerinden edilenlerin asgari ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu, hatta bu yardımların çoğu okulda kalan ailelere hiç ulaşmadığını bildirdi.
SOHR aktivistlerinin Kobanî’de bir okulda kalan yaklaşık 60 Efrinli aileyle iletişim kurdukları ve bu ailelerin hiçbir yardım almadığının teyit edildiği belirtilen açıklamada ailelerin, özellikle çocukların dondurucu soğuk ve insanlık dışı yaşam koşulları nedeniyle hayati risk altında olduğu belirtilerek acil insani yardım çağrısı yapıldı.
12.37 – WSJ WASHINGTON’DAKİ “ROJAVA TARTIŞMASI”NI YAZDI
Geçici Suriye hükümetinin Rojava’ya yönelik saldırılarının ABD’de tartışmalara yol açtığı kaydediliyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, konuyla ilgili yayımladığı haberde şunları aktardı:
“Tartışmanın odağında, ABD’nin İslam Devleti’ni (IŞİD) yenilgiye uğratmada kilit rol oynayan Kürt öncülüğündeki grubu desteklemeye devam edip etmemesi ya da bu desteği Suriye’nin yeni cumhurbaşkanı lehine sona erdirmesi yer alıyor.
Washington’un, Şara’nın Kürtlerin kontrolündeki toprakları ele geçirme çabalarına destek verip vermemesi konusundaki görüş ayrılığı; Başkan Trump’ın en etkili danışmanlarından biri olan Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve yeni cumhurbaşkanını destekleyen diğer isimlerle, bölge konusunda derin deneyime sahip güçlü ABD’li milletvekilleri ve yetkililer arasında yaşanıyor. Bu ikinci grup, İslam Devleti’ne karşı bir set olarak Kürtlerin öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) desteklenmesi gerektiğini savunuyor.
Barrack ve destekçileri, yeni liderin yıllar süren iç savaşın ardından ülkeyi birleştirmek için son ve en güçlü umut olduğunu söylüyor. Diğer tarafta ise ABD’li milletvekilleri ve yetkililer, Şara’nın iktidarı hızla merkezileştirme girişimlerine destek verilmesinin, Washington’un bölgedeki en güvenilir terörle mücadele ortağı olan SDG’yi zayıflatma riski taşıdığı uyarısında bulunuyor.”
11.41 – KOBANÎ’DE DİYALİZ HASTANESİ KAPANMAK ÜZERE
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Şam güçlerinin tam kuşatma altına aldığı Kobanî’de insani durumun gittikçe kötüye gittiğini bildirdi. Gözlemevi’ne göre elektrik, su ve iletişim kesintileri, ilaç, yakıt ve tıbbi malzeme kıtlığıyla birleşince, sağlık tesisleri hizmet vermekte gittikçe zorluk yaşıyor ve hastaların en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamama tehlikesi giderek artıyor.
Saldırılar ve kuşatmanın sürdüğü Kobanî’de 30 hastanın tedavi gördüğü Diyaliz Hastanesi kapanmayla karşı karşıya. Kentteki hastaneler, eczaneler ve sağlık merkezlerinde ilaç sıkıntısı yaşanırken, Diyaliz Hastanesi’nde tedavi gören 30 böbrek hastasının yaşamı ciddi risk altında.
11.37 – MANCHESTER CITY-GALATASARAY MAÇINDA ROJAVA PROTESTOSU
UEFA Şampiyonlar Ligi‘nde dün akşam İngiltere’de oynanan Manchester City-Galatasaray maçının 50’nci dakikasında sahaya giren 3 taraftar, Rojava’ya dönük saldırıları açtıkları Federe Kürdistan Bölgesi bayrağı ile protesto etti.
Manchester City Galatasaray Maçında Rojava ile dayanışma eylemi yapıldı. Üç kişi sahaya inerek Kürdistan Bayrağı açtı. Maç bir süre durdu. pic.twitter.com/s49VwSQ2sv
— metinyoksu (@metinyoksu) January 28, 2026
10.45 – SOHR: RAKKA’DA BİR SİVİL “HEVAL” DİYE SESLENİNCE KURŞUNA DİZDİLER
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Şam hükümeti güçlerinin Rakka‘ya başlattığı saldırılar sonrası yerinden edilen ve kentten Kobanî’ye doğru yola çıkan bir grup siville görüştü.
Afrinli olduğunu belirten H.D. yolda yaşadıklarını şöyle anlattı: “Ailemle birlikte bombardıman altında Rakka’dan kaçtık. Yolda arabamız silahlı bir grup tarafından durduruldu. İlk başta Kürt güçleri olduklarını sandık, ancak şoför onlara ‘heval’ (arkadaş) diye selam verince, hemen kurşuna dizilerek idam edildi. Aracına el koydular. Şoförün akrabamız olup olmadığını sorduklarında ‘hayır’ dedik, bunun üzerine paramızı ve altın takılarımızı çalıp bizi ortada bıraktılar. Çocuklarla birlikte yağmur altında uzun bir mesafe yürüyerek Hasekê’ye ve ardından Qamişlo’ya ulaştık.”
09.51 – SES, KOBANÎ İÇİN SAĞLIK BAKANLIĞI’NA BAŞVURDU: SAĞLIK HİZMETİ VEREBİLİRİZ
Kobanî’ye tıbbi hizmet ve insani yardım götürülmesi için Sağlık Bakanlığı’na koridor açma talebinde bulunduklarını belirten SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, “Sağlık Bakanlığı bunu organize edecekse her türlü desteği veririz, kendisi organize etmeyecekse de bize bir kapı, bir koridor açsın, biz gidelim. Tıbbi malzeme ve personel eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu süreci aşmak adına gönüllü olarak biz ve diğer sağlık emek ve meslek örgütlerinin de destekleriyle oraya gidip sağlık hizmetlerini verebiliriz“ diye konuştu.
08.58 – 16 BARODAN ORTAK AÇIKLAMA: MÜRŞİTPINAR KAPISI AÇILSIN
Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Dersim, Diyarbakır, Iğdır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van barolarından yapılan ortak açıklamada, Kobanî’de devam eden çatışmalar ve derinleşen insani krizin başta kadınlar olmak üzere çocuklar, yaşlılar ve hastalar ile siviller açısından hayati bir noktaya ulaştığı belirtildi.
Temel gıda, sağlık ve barınma ihtiyaçlarına erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı bu süreçte, sivillerin yaşam hakkının ağır bir tehdit altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu koşullar altında, Türkiye sınırları içerisindeki Mürşitpınar Kapısı’nın kapalı tutulması ve Kobanîê’ye yönelik insani yardım geçişlerinin engellenmesi, uluslararası insancıl hukuk ve temel insan haklarıyla bağdaşmamaktadır. Yardım koridorlarının kapalı tutulması, insani krizi derinleştirmekte ve telafisi güç sonuçlar doğurmaktadır” denildi.
08.44 – ROJAVA’DA İNSANİ KRİZ SÜRÜYOR: YARDIMA İHTİYAÇ VAR
Geçici Şam hükümetinin 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinin ardından Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgelerine yönelik devam eden saldıları ve kuşatması, on binlerce kişinin göç etmesine yol açtı. Mezopotamya Ajansı’nın (MA) bildirdiğine göre, sadece Kobanî’ye göç edenlerin sayısı en az 200 bin ve diğer kentlere göç edenlerin sayısı da bundan daha az değil.
Halep, Rakka, Tabka başta olmak üzere birçok yerden evlerini terk etmek zorunda kalan on binlerce insan Kobanî, Hasekê ve Qamişlo’ya yığılmış durumda. Özellikle Kobanî’ye yönelik kuşatma nedeniyle kentte gıda, elektrik, su ve ilaç sıkıntısının ciddi boyutlara ulaşmasını beraberinde getirdi. İnsani krizin yaşandığı Kobani’ye hala yeterli yardımlar ulaştırılmazken, Qamişlo ve Hasekê bölgelerinde ciddi miktarda yardıma ihtiyaç var.
ANHA ajansının bildirdiğine göre, Qamişlo ve Hasekê’nin bağlı olduğu Cizre kantonunda, yerinden edilmiş kişiler için şimdiye kadar 123 merkez (okul, cami, akademi, klinik, kurum ve kuruluş) açıldı. Birçok aile hala araçlarda mahsur kalmış durumda ve yeniden yerleştirme çalışmaları devam ediyor.
Şu ana kadar Sêmalka sınır kapısından Rojava’ya 365’ten fazla yardım kamyonu ve 20 tanker dizel yakıt ulaştı. Yardım malzemeleri doğrudan Qamişlo şehrine gönderiliyor ve Qamişlo ile Amûdê’de depolanıyor. Dün Birleşmiş Milletler Hasekê’ye 30 yardım kamyonu gönderdi ve bu yardımların Kobanî’ye ulaştırılması isteniyor, ancak Şam hükümetinin kuşatması sürüyor.
08.00 – QAMIŞLO’DA İLACA İHTİYAÇ VAR
Qamişlo Hastanesi‘nde görev yapan doktor Ahmed İsa İsa, Şam hükümetine bağlı güçlerin saldırısı sonrasında kentteki mülteci sayısında ciddi bir artış yaşandığını ve bu nedenle de hastanelerin birçok ilaca ihtiyaç duyduğunu belirterek, ilgili taraflardan yardım istedi.
דATEŞKES ANLAŞMASI” VE ŞAM HÜKÜMETİYLE YAPILAN GÖRÜŞMELER
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, 25 Ocak’ta Ronahi TV’ye verdiği röportajda, Şam yönetimi ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi ve birçok konuda mutabakat sağlandığını açıkladı. “Anlaşmaya göre, Suriye hükümet güçleri Kürt şehirlerine girmeyecek, ancak kurumlarımız hükümet kurumlarıyla birleşecek” diyen Abdi, Şam yönetimine Savunma Bakan Yardımcısı ve Haseke Valisi de dahil olmak üzere hükümet pozisyonlarına atanacak isimler önerdiklerini ama henüz mutabakat sağlanmış bir listenin olmadığını belirtti. Abdi, “Kobani ve Qamışlo için istediklerimizi Afrin ve Serekanîye için de istiyoruz. Sonuç alana kadar direnişe devam edeceğiz” dedi.
4 Ocak’ta DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de aralarında bulunduğu Özerk Yönetim heyeti, Şam’a gitmiş ve 10 Mart Mutabakatı ile ilgili görüşme yapmıştı. Ancak görüşmeler sürerken, geçici Şam hükümeti toplantıyı iptal etmişti.
Bir gün sonra ise, 5 Ocak’ta Şam hükümeti ile İsrail ve ABD heyetleri Fransa’nın başkenti Paris’te görüşmüş ve 6 Ocak’ta da Şam hükümetine bağlı gruplar Kürt nüfusun yoğun olduğu Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılara başlamıştı.
Halep saldırısı sonrasında ilan edilen ateşkese rağmen, Şam hükümetine bağlı güçler, 16 Ocak’ta Halep’in doğusundaki Dêr Hafir’ı hedef almış ardından da Tabka ve Rakka’ya saldırı başlatmıştı.
Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, 18 Ocak’ta varılan bir mutabakatla, tüm cephelerde ateşkes ilan edildiğini ve DSG’nin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu ve siyasi-idari adımları içeren 14 maddelik bir çerçeve üzerinde uzlaşıldığını ileri sürmüştü.
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi aynı gün yaptığı açıklamada, “Varılan ittifaka dair Şam’dan döndükten sonra daha detaylı konuşacağız. Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi ki öyle planlanmıştı, daha fazla ölüm ve sivillerin anlamsız kayıplarının yaşanmaması için Dêrazor ve Rakka güçlerini Hesekê bölgesine geçirme konusunda bir ittifaka varıldı. Bizler bölgemizin özgünlüğünü koruyacağız” ifadelerini kullanmıştı.
Ardından 19 Ocak‘ta Abdi, Şara ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasında Şam’da bir görüşme gerçekleşmiş ancak olumsuz sonuçlanmıştı.
Görüşmeye katılan YPJ Genel Komutanı Rohilat Efrin, “Bize ‘Hesekê ve Kobani’yi derhal boşaltın, silahları bırakın ve orduya tek tek katılın’ dediler. Bunu bir oldu bittiye getirmek istediler ki belli ki önceden planlanmıştı. Bu teslimiyet dayatmasını kabul etmedik” demişti.
ABD’nin arabuluculuğu sonrası 20 Ocak’ta 4 günlük ateşkes ilan edilirken, Mazlum Abdi ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, 22 Ocak’ta Erbil’de Tom Barrack ve CENTCOM yetkilileriyle görüşmüştü.
Barrack, görüşmenin 18 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın ele alındığını ve tarafların ateşkesin sürdürülmesi konusunda hemfikir olduklarını duyururken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la da ateşkes konusunda görüştüklerini açıklayan Abdi ise “Mevcut ateşkesi korumak ve gerçek bir entegrasyonu sağlamak için tüm imkânlarımızla ve ciddi bir şekilde çalışacağız” demişti.
Şam hükümeti ve DSG, 24 Ocak akşamı yaptıkları açıklamalarda, ateşkesin 15 gün uzatıldığını duyurmuştu.



