34 sivil toplum örgütünün yayımladığı sonuç bildirgesinde, barışın yalnızca silahsızlanmayla değil, demokratikleşme, eşit yurttaşlık ve hakların güvence altına alınmasıyla mümkün olduğu vurgulandı.
HABER MERKEZİ – İnsan hakları, emek, ekoloji ve kadın örgütlerinin de aralarında bulunduğu 34 kitle örgütünün çağrısıyla düzenlenen Sivil Toplum Forumu’nun sonuç bildirgesi açıklandı. Bildirgede, Türkiye’de barışın yalnızca silahların susmasıyla değil, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık temelinde mümkün olabileceği vurgulandı. İktidarın süreci “silahsızlandırma” ile sınırlı tutma yaklaşımı eleştirildi.
Bildirgede, 2024’te ortaya çıkan çatışmasızlık ortamının önemli bir fırsat yarattığı ancak aradan geçen zamana rağmen Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik somut adımların atılmadığına dikkat çekildi. Sürecin adının dahi konulamadığı, otoriterleşmenin ise derinleştiği vurgulandı.
HUKUKSUZLUKLAR, KAYYUMLAR VE BASKI POLİTİKALARI
Forum katılımcıları, yargının siyasallaştırılması, belediyelere kayyum atanması, AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskıların barış zeminini zayıflattığına dikkat çekti. Kadınlara, LGBTİ’lere, Alevilere ve Kürtlere yönelik ayrımcı politikaların arttığı vurgulandı.
‘DEMOKRASİ İŞÇİNİN EKMEĞİDİR’
Bildirgede, savaş ve çatışma ortamının emekçilerin payını küçülttüğü, yoksulluğu ve güvencesizliği derinleştirdiği belirtildi. Asgari ücretin ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekilerek, “Demokrasi işçinin ekmeğidir” vurgusu yapıldı.
SURİYE VE BÖLGESEL SAVAŞ UYARISI
Suriye’de askeri çözümlerin yıkımı büyüttüğü belirtilen bildirgede, HTŞ yönetimi altındaki insan hakları ihlallerine dikkat çekildi. Türkiye’nin, sınır ötesi operasyonlar yerine Suriye halklarının meşru temsilcileriyle diyalog kurması çağrısı yapıldı.
Forumda, barış ve güven ortamının tesisi için atılması gereken acil adımlar da sıralandı. Bunlar arasında siyasi tutukluların serbest bırakılması, kayyum uygulamalarına son verilmesi, ifade ve örgütlenme özgürlüklerinin önünün açılması ve nefret siyasetinin terk edilmesi yer aldı.
Bildirgede ayrıca, sürecin toplumsallaşması için bir “sivil toplum izleme komisyonu” kurulacağı, barış zincirleri ve yerel forumlar yoluyla mücadelenin ülke geneline yayılacağı belirtildi. “Barış ve demokrasi kimsenin hediyesi değil, ortak mücadeleyle kazanılacaktır” denildi.



