Hediye Levent
Suriye’de Halep’in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Beni Zeyd Mahallerinde başlayan SDG’ye (Suriye Demokratik Güçlerine) yönelik saldırılar Haseke’ye kadar uzandı. Geçtiğimiz bir hafta içinde SDG, Fırat’ın doğusuna çekilmek zorunda kaldı. SDG’nin Fırat’ın batısındaki son iki noktası olan Deir Hafir ve Meskene’de de SDG’nin parçalanması başladı. Bir Kürt-Arap ittifakı olan SDG bünyesindeki savaşçıların yüzde 60-65’i Araplardan oluşuyordu. SDG içindeki en büyük Arap aşireti de Şammar aşiretiydi. Savaş döneminde aşiretin bir kısmı Şam’a destek verirken bir kısmı El Kaide ve IŞİD gibi yapılara katıldı, bir kısmı da SDG ile ittifak yaptı. Aşiretin bu parçalı yapısı SDG’nin dağılması aşamasında da kendini gösterdi. SDG Fırat’ın doğusuna çekilirken aşiretin mensuplarının bir kısmı SDG’den ayrıldı, bir kısmı ittifak içinde kalmaya devam etti. Bu nedenle düzenli bir çekilme de gerçekleşmedi. Sahadan gelen bilgilere ve görüntülere göre, SDG’nin sahadaki savaşçılarını organize bir şekilde geri çekme emri verecek vakti de olmadı. Geride epeyce silah ve mühimmat bırakan SDG’nin parçalanması sürerken Türkiye’nin desteklediği silahlı gruplar Şam adına Deir Ez Zor ve Rakka’ya girdi.
Aslında SDG’nin dağılacağına dair ilk ve en güçlü sinyal Suriye’deki Geçici Yönetimin Lideri Ahmed Eş Şara’nın Kürt açılımı adı altında bir açıklama yapması oldu. Kürtçeye resmi statü verildiğini ve Nevruz’un resmi bayram olarak tanındığını duyuran Eş Şara, aslında bir Kürt-Arap ittifakının dağıldığını da duyurmuş oldu. Aynı açıklamada Eş Şara, Rakka ve Deir Ez Zor’un Şam’ın kontrolüne geçeceğini söylemişti ancak Haseke’den bahsetmemişti. Böylece SDG’nin dağılarak Kürt-Arap ittifakı özelliğini yitireceği, Kürt etnik kimliği üzerinden Haseke’de yeni bir yapılanma olacağı da anlaşılmış oldu. Ancak Haseke’nin Suriye’nin tahıl ambarı olması, Türkiye ve Irak sınırında uzanması, havaalanı ve petrol gibi varlıkları elbette burada da huzursuzluğun bitmeyeceğini gösteriyordu, ki öyle de oldu. Haseke’de Arap nüfusun Kürt nüfustan fazla olması ve Arapların değişen güç dengesi ile birlikte taraf değiştirmesi Haseke’nin tamamının Kürtlere bırakılmayacağının anlaşılması için yeterliydi.



