BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Terör ne, terörist kim? Kararı kim veriyor!…

Fikret Başkaya

Neoliberal küreselleşme çağında, terör, terörist, terör örgütü, terörle mücadele retoriği, bir kötülüğü defetmekten çok, emperyalist hegemonyayı dayatmanın, oligarşik çıkarları güvence altına almanın, gerici-halk düşmanı iktidarların ömrünü uzatmanın, devletleri çökertmenin, toplumların dokusunu parçalamanın, sınırlı hakları ve özgürlükleri de yok etmenin, muhalefeti etkisizleştirmenin bir aracı haline getirilmiş bulunuyor…

Paradoksal olan bir şey de terör örgütü denileni asıl peydahlayıp, araçlaştıranların bir de terörle mücadele şampiyonu sayılmalarıdır. Mesela, Taliban, bir ABD-Suudi Arabistan-Pakistan ortak yapımıydı. Afganistan’daki ilerici-laik rejimi çökertmek, Sovyetler Birliğini püskürtmek amacıyla peydahlandı, eğitildi-donatıldı, finanse edildi ve kullanıldı… Amaç hasıl olunca da ‘terör örgütü’ sayılıp lânetlendi… Başlarda ABD, Taliban’ı, genel olarak da cihatçı grupları “özgürlük savaşçısı” sayıyordu… Özgürlük savaşçıları ‘neden ve nasıl terörist’ oldular? Eğer, saçma ‘gerekçelerle’, utanç verici yalanlarla Irak çökertilmemiş olsaydı, İŞİD diye bir bela ortaya çıkar mıydı? Kaldı ki, hiçbir ülkeyi işgal etmenin bir gerekçesi olamaz…

Uzağa gitmeye gerek yok: ABD’nin ‘azılı terörist’ sayıp başına 30 milyon dolar ödül koyduğu, binlerce kişinin katili Ahmet eş-Şara (Colani), şimdi Suriye’nin “saygı değer devlet başkanı” … Avrupalı siyasetçilerin gözbebeği… Artık ‘Beyaz Saray’da’ ağırlanıyor…

Terörün bir tanımı var. Az çok ne olduğu belli. Fakat “terörist” ve “terör örgütü” için aynı şey söz konusu değil… Durum, bu iki kelimeyi kullananların, araçlaştıranların niyetine göre değişiyor… Şimdilerde terörist ve terör örgütü kelimeleri, rejimin muteber saymadığı siyasi muhalifleri şeytanlaştırmanın, cezalandırmanın, etkisizleştirmenin bir aracına dönüştürülmüş durumda. Bizim dilimizde terörün karşılığı tedhiştir ve tedhiş, ‘dehşet verme, dehşete düşürme, şaşırtma, korkutma, yıldırma’ demeye geliyor. Oysa, bir baskı ve şiddet yöntemi olarak terör, devletin tanımında vardır, onda mündemiçtir ve devletle yaşıttır. Devlet, şiddet kullanma tekeline sahip yegâne aygıttır. Bidayette de baskı, şiddet, korku, yıldırma, korkutma sayesinde, zora dayanarak tesis edilmiştir ve varlığını şiddeti, baskıyı, terörü sürekli kullanarak, manipüle ederek sürdürmüştür… Fakat egemen söylem devletin kendi şiddetini, kendi tedhişini tedhiş, kendi terörünü terör saymaz. Zira, neyin terör, kimin terörist olduğuna devletin adamları, onların akıl hocaları, egemen ideolojiyi/resmî ideolojiyi üretip yayan bilimi kendilerinden menkul zevat, “konunun uzmanı” denilenler karar verir… Boşuna, “nereye bakıldığı değil, nereden bakıldığı önemlidir” denmemiştir… Bir devlet ne kadar büyükse ne kadar güçlüyse, tedhiş [terör] uygulama, dayatma yeteneği de o kadar büyüktür. Şimdilerde terörle mücadelenin sembolü sayılan Amerika Birleşik Devletleri en büyük terörist devlettir. Tabii en büyük teröristin ‘terörle mücadelenin sembolü’ sayılması da rahatsız edici bir ironidir… ABD’nin İkinci Emperyalist Savaş sonrasında Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da, Orta-Doğu’da 55-60 milyon insanı hunharca katletmesi ‘devlet terörü’ değil miydi?

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Benzer Haberler

Libération: 600 ile 6 bin arasında ölüm I 

İran’da rejim saldırısının bilançosu ne?

KCK’den Halep açıklaması:

Ateşkes ve süreci sabote ediyor

Federe Kürdistan Bölgesi’nde temaslar |

Amedspor heyeti, Mesud Barzani ve Mesrur Barzani'yle görüştü

Ünlülere yönelik ‘uyuşturucu’ soruşturması |

3 kişi tutuklandı, 4 kişi serbest bırakıldı

Özel’den ’10 Mart Mutabakatı’ açıklaması:

Türkiye müzakere ve diplomasiden yana tutum almalı

AKP Sözcüsü Çelik’ten ‘DSG’ açıklaması |

DEM Parti'nin 'Türkiye'ye davet edilmeli' çağrısına yanıt

Kayyumlardan vazgeçilmiyor |

Akdeniz Belediyesi için mahkeme kendi kararını uygulamıyor

Ekrem İmamoğlu:

'Demirtaş ile bir Amedspor-Trabzonspor maçında buluşmalıyız'