BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

2025 PANORAMA- Kürt sorunu ve süreç: Kritik eşikler, tarihi adımlar… |

Gözler yeni yılda yasal ve hukuki adımlarda

2025 PANORAMA- Kürt sorunu ve süreç: Kritik eşikler, tarihi adımlar… |

Tarihi çağrılar, silah yakma ve gerilla güçlerinin Türkiye’den çekilmesi, kritik görüşmeler ve Meclis Komisyonu çalışmalarıyla 2025’te birçok önemli eşiğin aşıldığı süreçte yeni yılın sınavı Meclis’in hazırlayacağı rapor ve ardından atılacak yasal adımlar ve hukuksal düzenlemeler olacak.

HABER MERKEZİ – Kürt sorunu ve çözüm tartışmaları, iki yıl önceki TBMM açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına giderek Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve milletvekilleriyle tokalaşmasının hemen ardından Abdullah Öcalan’a “PKK’ye silah bırakma, bıraktırma” çağrısında bulunması ve “Gelsin, TBMM’de DEM Parti Grup Toplantısı’nda konuşsun. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, ‘umut hakkı’nın kullanımıyla ilgili yasal düzenleme yapılsın ve bundan yararlanmasının önü ardına kadar açılsın” sözleriyle yeni bir dönemin başladığını ifade etmesiyle birlikte, bir kez daha Türkiye’nin ana gündem maddesi haline geldi.

Bu tarihten sonra, İmralı’da Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler de dahil olmak üzere çok sayıda temas gerçekleşti. Bu görüşmelerin ardından 2025 yılı boyunca, Türkiye siyasi tarihinde “tarihi” olarak nitelendirilen birçok gelişme yaşandı ve kritik eşikler aşıldı.

Bu gelişmelerin en önemlisi ise, 2025 yılının başında, sürecin sonraki adımlarına da zemin hazırlayan Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısı oldu.

BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM MANİFESTOSU

Aralarında Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, milletvekili Cengiz Çiçek ile Asrın Hukuk Bürosu’ndan Av. Özgür Faik Erol’un da bulunduğu DEM Parti heyeti, süreç kapsamında Abdullah Öcalan ile 27 Şubat’ta üçüncü görüşmesini gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından Öcalan, sürecin bundan sonraki aşamalarına yön verecek olan 27 Şubat deklarasyonunu açıkladı.

PKK’YE FESİH ÇAĞRISI

Aynı gün DEM Parti heyeti, Abdullah Öcalan’ın bu tarihi çağrısını İstanbul’da Türkiye ve dünya kamuoyuyla paylaştı. Öcalan, çağrısında PKK’nin feshedilmesi yönünde de açık bir çağrıda bulundu. Açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir.

Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.

Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”

Öcalan’ın bu tarihi ve yeni bir dönemin işaretçisi bu çağrısı sadece Türkiye’de değil dünya kamuoyunda da geniş yer buldu.

Öcalan’dan süreci ilerletme ve silah bırakma çağrısı

Bu çağrıya PKK’nin yanıtı da gecikmedi. PKK Yürütme Komitesi, Öcalan’ın çağrısına uyacaklarını ve ateşkes ilan ettiklerini açıkladı. PKK, kongrenin toplanabilmesi için güvenlikli ortamın oluşturulması ve Abdullah Öcalan’ın bizzat kongreyi yürütmesi gerektiğini vurguladı. Öcalan’ın bu çağrısının ardından ayrıca DEM Parti’nin İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere birçok önemli siyasi görüşmesi oldu.

PKK SİLAHLI MÜCADELEYİ SONLANDIRDI

Takvimler 12 Mayıs’ı gösterdiğinde PKK’den kritik ve tarihi bir açıklama geldi. PKK, 5-6 Mayıs tarihleri arasında 12. Kongresi’ni başarıyla tamamladığını açıkladı. PKK yaptığı tarihi açıklamada ise silahlı mücadeleyi sonlandırdığını ve örgütsel yapısını feshettiğini açıkladı. Karar Türkiye ve Ortadoğu’da ilk gündem maddesi oldu tüm dünya basınında geniş yer buldu. Karar sonrası siyasetten peş peşe açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma kararını “kritik eşiği geçtik” ifadeleriyle değerlendirdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Bugün kazanan siyaset ve demokrasidir” dedi. Bahçeli, stratejik ve yasal adımların çatı ve çerçevesinin nasıl belirleneceği ayrıca belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli aynı zamanda Öcalan’a teşekkür etti. CHP lideri Özgür Özel, PKK’nin fesih kararını “kritik bir eşik” olarak nitelendirdi. Çözümün adresi olarak Meclis’i işaret eden Özel, demokrasinin kurumsallaştırılması konusunda atılması gereken adımların olduğunu vurguladı. DEM Parti yeni bir dönemin başladığına işaret ederek Meclis’in devreye girmesi ve yasal süreç için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.

MECLİS KOMİSYONU İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI

Bu gelişme sonrası siyasetin de Meclis’i işaret eden açıklamalarıyla birlikte Meclis’te bir komisyon kurulması tartışması gündeme girdi. Bahçeli, süreçle ilgili, “Ok yaydan çıktı, geri dönüş yok” dedi ve Meclis’te komisyon kurulması önerisinde bulundu. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrı yapan Bahçeli, Kurtulmuş’un çağrısı ile “Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu” kurulmasını teklif etti. Bahçeli, kurulacak komisyonda Meclis’te temsil edilen 16 partiden temsilcilerin yer almasını önerdi. Bahçeli’nin bu çağrısı, DEM Parti’den olumlu karşılık buldu. Pervin Buldan, öneriye destek verdiklerini açıklayarak, AKP’ye tutumunu gecikmeden açıklama çağrısı yaptı. DEM Parti bu konuda tüm siyasi parti liderleriyle ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

24 Haziran’da Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Kürt sorununun çözümüne ilişkin Meclis Komisyonu kurulması gündemiyle Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle görüştü.

Toplantıda, sürece ilişkin bir komisyonun nasıl kurulması gerektiği, hangi çerçevede ve ne zaman oluşturulacağı konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Partilerin, toplantıdaki görüşlerini bir çerçeve haline getirerek bir hafta içinde Meclis Başkanı Kurtulmuş’a sunacakları açıklandı.

İsmi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olarak belirlenen komisyon ilk toplantısını 5 Ağustos’ta yaptı. Komisyonda siyasi partilerin temsilci sayılarının dağılımı ise şu şekilde oldu: AKP 21, CHP 10, DEM Parti ve MHP 4’er, Yeni Yol Partisi 3, HÜDA PAR, TİP, EMEP, DSP ve Yeniden Refah Partisi 1’er milletvekili.

İlk toplantıdan bu yana komisyon 20 toplantı gerçekleştirdi. Bu sürede aralarında insan hakları örgütleri, barolar, dernekler, akademisyenler, bakanların da bulunduğu 134 kurum ve kişiden çözüm için önerileri alındı.

ÖCALAN’DAN 26 YIL ARADAN SONRA GÖRÜNTÜLÜ MESAJ

Takvimler 9 Temmuz’u gösterdiğinde Abdullah Öcalan’dan 26 yıl aradan sonra sesli ve görüntülü mesaj geldi.

Öcalan, PKK’nin 12. Fesih Kongresi’ni çağrısına tarihi bir yanıt olarak değerlendirdi. “Yaşananlar tarihsel bir dönüşümün ürünüdür” diyen Öcalan, Demokratik Toplum Manifestosu’nu duyurarak silahların gönüllü olarak bırakılmasının gerekliliğine dikkat çekti. Gelişmelerin İmralı’da yürütülen görüşmeler sonucunda şekillendiğini belirten Öcalan, bu temasların özgür irade temelinde yürütüldüğünü vurguladı. Öcalan, gelinen noktanın sadece teorik değil, aynı zamanda pratik adımlarla pekiştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Öcalan’ın kongreye mektubu: Ancak savaşanlar barışabilir

PKK’nin varlık inkârına karşı çıkışının hedefine ulaştığını belirten Öcalan, bu nedenle ulus devletçi amaç ve savaş stratejisine son verildiğini, bu çerçevede silah bırakma mekanizmasının kurulmasının gerekli ve mümkün olduğunu, demokratik siyaset ve hukuka dayalı bir stratejiyle yol alınması gerektiğini söyledi.

BARIŞ İÇİN SİLAHLAR ATEŞE VERİLDİ

Öcalan’ın bu mesajının günler sonrasında 11 Temmuz günü Türkiye’nin yakın tarihine damga vuracak görüntüler geldi. Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kırsalındaki Şikefta Casenê’de Barış ve Demokratik Toplum Grubu tarafından silah bırakma töreni düzenlendi. Barış ve Demokratik Toplum Grubu’na, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat ve Nedim Seven öncülük etti. Grup, 15 kadın ve 15 erkek olmak üzere toplam 30 kişilik bir gerilla heyetinden oluştu. Töreni izlemek üzere Türkiye, Kürdistan ve uluslararası çevrelerden yüzü aşkın siyasetçi, aydın yazar ile sivil toplum örgütü temsilcisi alanda bulunuyordu.

Tarihi törende açıklama yapan Bese Hozat töreni  Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı çerçevesinde düzenlediklerini söyledi. Hozat açıklamasında, “Bundan sonra özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemiyle yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz” dedi. Ardından Bese Hozat öncülüğünde gerillalar alana kurulan dev kazana silahlarını bırakarak ateşe verdi. Bu tarihi ve kritik adım hem Türkiye hem de dünya basınında manşetlere çıktı ve günlerce tartışıldı.

AMED’DE İSTANBUL’DA DEMOKRATİK SÜRECİN ÖNCÜLERİ OLMAK İSTERİZ

Aynı gün törenin ardından Nûmedya24’ten Diyar Ciwan’a konuşan Bese Hozat, aldıkları kararda “çok net” olduklarını ifade etti. Bundan sonraki aşamanın devletin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirten Hozat, “Karşı tarafın atacağı adımlar süreci belirleyebilir. Biz dağdan buraya gelişimizle yetinmek istemiyoruz. Bizler de bu kadar tecrübeden sonra Amed’de, Ankara’da, İstanbul’da demokratik siyasetin yürütücüleri, öncüleri olmak isteriz” dedi.

Bese Hozat ile özel röportaj

Süreç PKK tarafından atılan bu adımın ardından ivme kazanmaya başladı. DEM Parti İmralı Heyeti siyasi partilerin liderleri ve Adalet Bakanı ile görüşmeler gerçekleştirdi.

ÖCALAN’DAN 3 KİLİT KAVRAM AÇIKLAMASI

DEM Parti İmralı Heyeti 28 Ağustos’ta İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştü. Öcalan Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu sonrası gerçekleşen bu ilk ziyarette “Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu” açıkladı.

İKİNCİ AŞAMA

Buldan bu ziyaret sonrası verdiği bir röportajda sürecin ikinci aşamasına geçildiğini söyledi: “Bir de şöyle ifade etti Sayın Öcalan bu son görüşmede. Şimdi sırada ikinci aşam var. Birinci taktik PKK, PKK’nin silah bırakması, kendisini feshetmesi, komisyonun kurulması vesaire. Şimdi ikinci aşama, şimdi ikinci taktik. Bu ne? İşte yasalar çıkacak, entegrasyon başlayacak. Demokratikleşme ve özgürlükler yasası çıkacak. Bununla birlikte yeni tartışmalar elbette ki olacak. Dolayısıyla hepsini bir arada yapmak, hepsini birden çözmek zaten mümkün değil.”

GERİLLA GÜÇLERİ TÜRKİYE’DEN ÇEKİLDİ

Ekim ayının sonunda PKK süreçte güven arttırıcı bir adım daha attı. Öcalan’ın çağrısı ve PKK’nin fesih kararı aldığı 12. Kongresi doğrultusunda, Türkiye’deki tüm gerilla güçlerinin çekilmeye başladığı duyuruldu. Açıklamada, “PKK’ye özgü Geçiş Hukuku esas alınmalı, demokratik siyasete katılabilmek için gerekli özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları gecikmeden çıkarılmalı” çağrısı yapıldı.

Tüm gerilla güçleri Türkiye’den çekiliyor

Karar, Kandil’de düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Karar kapsamında geri çekilen 25 HPG ve YJA-Star gerillası da yapılan basın açıklamasına katıldı. Kürt Özgürlük Hareketi imzalı basın açıklamasını ise KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok ile YJA-Star komutanlarından Vejîn Dêrsim yaptı.

MECLİS KOMİSYONU ÖCALAN GÖRÜŞMESİ

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Meclis’te dinleme faaliyeti çalışmalarına devam eden Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Öcalan ile görüşmesi yönünde tartışmalar da devam ediyordu.

DEM Parti bu görüşmenin gerçekleşmesinin sürecin önünün açılması noktasında zaruri olduğunu belirtirken, MHP de görüşmenin gerçekleşmesinin sürece katkı sunacağı görüşündeydi. Fakat AKP cephesi sessizliğini koruyarak tavrını ortaya bir türlü koymadı. Ta ki MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 18 Kasım’da partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmaya kadar.

BAHÇELİ’NİN İMRALI ÇIKIŞI: GEREKİRSE BEN GİDERİM

Daha önce de komisyonun İmralı’yı ziyaret etmesi gerektiği noktasında çağrılar yapan Bahçeli bu açıklamasında bu kez set bir çıkış yaparak, “Şayet Meclis’te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum alırım yanıma üç arkadaşımı kendi imkânlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten imtina etmem” dedi.

Bu açıklamanın ardından bu konudaki gelişmeler de hızlandı.

21 Kasım’da yaptığı 18. toplantısında İmralı ziyaretine ilişkin oylama yaptı. Basına kapalı yapılan ve CHP’nin üye vermeme kararı alarak ayrıldığı toplantıda yapılan oylamada, komisyonun Abdullah Öcalan ile görüşmesine oy çokluğuyla “evet” denildi. Oylamada DEM Parti, AKP, MHP, EMEP ve TİP “evet” oyu kullandı. Sonuçta 32 “evet”, 3 “hayır” ve 2 “çekimser” oyla komisyonun İmralı’ya gitmesi kararlaştırıldı.

CHP’NİN TARTIŞMALI İMRALI KARARI

Öcalan’ı ziyaret ettiği görüşme öncesi, CHP’nin komisyon heyetine üye vermeme kararı çokça tartışıldı ve eleştirildi. CHP bu kararını “tüm meselenin İmralı’ya gidip gitmeme konusuna sıkıştırılmasına milletimizin rızası yoktur. Bu kararın olmazsa olmaz olarak tanımlanması, tarihi bir kavşak ve tek seçenek olarak öne sürülmesi Komisyonun kuruluş amacıyla uyumlu değildir” şeklinde gerekçelendirdi. Gelen eleştirilen üzerine CHP lideri Özel’in DEM Parti’yi kastederek kullandığı “Stockholm sendromu” ve “celladına aşık olmak” ifadeleri tartışmayı daha da alevlendirdi.

KOMİSYON HEYETİ İMRALI’DA

Komisyon heyetinde, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve AKP’den Hüseyin Yayman’ın yer aldı. Ve bu heyet 24 Kasım’da İmralı Adası’na giderek Öcalan ile görüştü.

Görüşmeye ilişkin Meclis Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada “Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta yapılan Barış ver Demokratik Toplum Çağrısı akabinde örgütün kendisini fesh etmesi ve silah bırakması yönündeki açıklamaların yanı sıra Suriye’de 10 Mart mutabakatının hayata geçirilmesine yönelik sorulan sorular kapsamında detaylı beyanlar alınmıştır” ifadeleri yer aldı.

Bu görüşmenin detaylarının Meclis Komisyonu’na sunulacağı açıklandı. Fakat medyada görüşmenin ayrıntılarına ilişkin bir çok manipülatif haber çıktı. Özellikle de süreç konusunda iktidar cephesinden başından bu yana bir şart olarak koşulan ve tehdit açıklamalarının geldiği Suriye ve Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) durumu konusunda.

ÖCALAN’DAN DSG AÇIKLAMASI

Komisyon heyetinin İmralı ziyaretinde yer alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit görüşmenin ayrıntılarına ilişkin açıklama yaptı. Koçyiğit, Öcalan’ın görüşme sırasında DSG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu konusundaki sözlerini paylaştı: “10 Mart Mutabakatı’nı önemsediğini ve uygulanması gerektiğini söyledi. Bu anlamıyla özellikle silahlı güçlerin orduya entegrasyonu ama aynı zamanda yerel asayiş güçlerinin olması gerektiğini dile getirdi. Biri Savunma Bakanlığı’na ordu olarak entegre olacak. Yerel asayiş güçleri ise İçişleri Bakanlığı’na bağlı yerel asayiş olacak.”

Neler konuşuldu, Öcalan DSG’nin entegrasyonu için ne dedi?

TUTANAKLARIN ÖZETİ PAYLAŞILDI

DEM Parti, İmralı görüşmesine ilişkin siyasette ve kamuoyunda yürüyen tartışmalar kapsamında, görüşmenin tüm detaylarının Meclis Komisyonu ve kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundu ve bu yönde çağrılar yaptı. CHP, Yeni Yol Grubu, TİP ve EMEP’in Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmenin tutanaklarının tam halinin paylaşılması yönünde görüş bildirdi. Fakat tüm bu taleplere rağmen komisyonda görüşme tutanakların özeti okundu.

KOMİSYONUN SON TOPLANTISI: RAPOR HAZIRLIĞI, ÇALIŞMA SÜRESİ UZATILDI

Meclis Komisyonu yılın son ve 20. toplantısını ise 24 Aralık’ta gerçekleşti. Bu toplantıdan önce komisyonda yer alan siyasi partiler komisyonun hazırlayacağı nihai çözüm raporu için komisyona kendi raporlarını sundu.

Numan Kurtulmuş, komisyonun son eşiğe geldiğini ve yazılacak ortak raporun TBMM Genel Kurulu’na sunulmasının ardından yasa süreçlerinin başlayacağını ifade etti. Akademisyenler, komisyon toplantısında Meclis Başkanlığı’nın talebiyle hazırladığı ‘tutanak analizi’ni sundu. Tutanak analizinde sürecin nihai hedefi konusunda belirsizliğin devam ettiği vurgulandı. Af ve topluma entegrasyon konularına yaklaşımda da önemli ayrışmalar bulunduğu ifade edildi. Meclis Başkanı, “ortak rapor”un önemine dikkat çekerken, parti temsilcileri tutanak analizini değerlendirdi. Yapılan oylamada komisyonun görev süresi, iki ay uzatıldı.

Tutanak analizi sunuldu: Öne çıkanlar ve öneriler sıralandı

Tüm bu tarihi gelişme ve kritik eşiklerin ardından şimdi gözler yeni yılda komisyonun hazırlayacağı çözüm raporu ve sonrasında hangi hukuki düzenlemeler ve yasal adımların atılacağında.

Benzer Haberler

Boğaziçi’nde Erdoğan ablukası |

Girişler yasaklandı, öğrenciler yurttan çıkarıldı, eğitim online

Risk yüksek, önlem düşük |

Türkiye’de 61 milyon kişi deprem riski altında yaşıyor

Saç örme videosu nedeniyle tutuklanmıştı |

Çubuk: 16 yaşındaki çocuk çıplak arama işkencesine maruz kaldı

“Süreç yasal zemine oturmalıdır” |

Hatimoğulları: Şimdi icraat ve fiili adım zamanı

Erdoğan’dan CHP’ye Akın Gürlek tepkisi:

Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Özgür

Gürlek ve Meclis Komisyonu açıklaması |

Doğan: Toplumun beklentisi hukuk ve adalet

Komisyonun nihai raporu |

Kurtulmuş: Müzakere yapılacak, oylamayla birlikte tamamlanacak