BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ateş Dumanoğlu yazdı |

Dijital hafızayla inkar siyasetine karşı direniş

Ateş Dumanoğlu yazdı |

Ateş Dumanoğlu

Değerli gazeteciler, araştırmacılar ve tarihin tanıkları… Tarih, sadece anlatılan bir hikaye değildir; somut belgelerin bütünüdür. Bugün maruz kaldığımız inkar ve asimilasyon politikalarına karşı en güçlü koz; tozlu raflarda veya kişisel arşivlerde bekleyen gazetelerdir, araştırmalardır, fotoğraf kanıtlarıdır. Bir belgenin fiziksel olarak var olması yetmez; onun küresel çapta erişilebilir, dijital olarak korunmuş ve arama motorlarında bulunabilir olması gerekir. Toplumsal hafızayı sadece “iyilik yap denize at” mantığıyla değil, dijital dünyanın kalıcı belleğine kazıyarak savunmalıyız. Şimdi, elinizdeki her bir kupürü, her bir tebliği ve her bir fotoğrafı dijital birer kaleye dönüştürme vaktidir.

Kürtlerin büyük bir bedelle sürdürdüğü ulus, dil ve kimlik taleplerine karşı imha, inkar ve asimilasyon politikası yüz yıldır devam ediyor. Ancak son yıllarda inkar siyaseti sürdürülemez hale gelmiş ve kısmen yumuşamıştı. Sistem, inkarı kısmen bir kenara bırakıp asimilasyon siyasetine ağırlık vermeye başlamıştı.

Bunun en somut örneklerinden biri 2009 yılında dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “İlköğretimden üniversiteye kadar Kürtçe eğitimin yapılması mümkün değil. Kürtçe bir medeniyet dili midir?” sorusuna, yine dönemin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir verdiği tarihi bir yanıttı. Baydemir, İstanbul Kürt Enstitüsü tarafından basılan 60 bin kelimelik Kürtçe-Türkçe sözlüğü Arınç’a hediye ederek bu iddiayı çürütmüştü. Bu hamle karşısında Arınç ise daha sonra mahcup bir edayla Türk Dil Kurumu’na (TDK) bir Türkçe-Kürtçe sözlük hazırlamaları için talimat verdiğini açıkladı ve nitekim TDK, Kürtçe bir sözlük bastı.

Ancak bugün, Kürtlerin diline, tarihine ve kültürüne karşı yeniden şiddetlenen bir saldırı dalgası ve şaha kalkmış bir inkar siyasetiyle karşı karşıyayız yeniden. İlahiyatçı Cemil Kılıç, Kürtlerin ulus olmadığını çoban olduğunu söylerken, bu kez ilahiyat profesörü İsrafil Balcı, Kürtlerin tarihinin olmadığını söyleyiverdi. Hatta Balcı, Hakkari, Diyarbakır, Mardin ve Urfa’yı Türk şehri ilan etti. Şahit olarak da doçentlik tezini yazarken ulaştığı belgeleri gösterdi. Ve bir de itiraz edenlere meydan okudu: “Tarih hamasetle değil, belge ile konuşur. İddiası olan getirir kanıt gösterir.”

Kusura bakmayın. İsrafil Balcı’nın niyetini, bakış açısını tartışmayacağım; ona laf yetiştirmekle vakit kaybetmeyeceğim. Ama onun “Tarih hamasetle değil, belge ile konuşur. İddiası olan getirir kanıt gösterir” çağrısına Kürt tarihçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin kulak vermesi gerektiğine inanıyorum.

Yıllardır büyük bedeller ödeyerek ürettiğiniz eserlerin, belgelerin ve kupürlerin sadece fiziksel arşivlerde kalması artık yeterli değildir. Bu belgeleri, her gencin internette arama yaptığında eliyle koymuş gibi bulabileceği bir sisteme, yani dijital hafıza merkezi olan Internet Archive & Wayback Machine‘e yüklemelisiniz.

Kürt tarihine, sosyal ve siyasal hayatına, kültürüne dair her bir detayın dijital dünyada var olması bir zorunluluktur. Öyle ki, İsrafil Balcı’nın “Kürt kökenli” öğrencileri dahi Kürtlerle ilgili bu dokümanlara kolayca ulaşabilmelidir.

Bu amaçla bir yol haritası önereceğim ve sürecin pratiğe geçmesi için bazı teknik bilgiler paylaşacağım. Sözüm internet sitesi editörlerine, gazetecilere, araştırmacılara, sempozyum düzenleyenlere, bilgi-belge süreçlerini yönetenleredir.

Bir yazımda elinizdeki bir web linkinin https://web.archive.org sitesine nasıl yükleneceği ve Wikipedia’da var olmanın, aslında Yapay Zeka’da da var olma anlamına geldiğini yazmıştım.

 Dijital arşivleme klavuzu

Şimdi elinizdeki gazete sayfalarını, haber kupürlerini, makaleleri, belgeleri ve fotoğrafları, dijital bir zaman kapsülü olan Internet Archive (Wayback Machine) bünyesindeki “Dijital Kütüphane”ye yükleyerek ölümsüzleştirebilirsiniz.

 Fiziksel arşivlerde çürümeye yüz tutmuş veya Google’ın indeksleyemediği her türlü belgeyi  https://archive.org/upload adresine sürükleyip bırakarak yükleyebilirsiniz.

İşte yükleme ekranında karşınıza çıkacak alanlar ve bunları nasıl doldurmanız gerektiğine dair bilgiler:

  1. Dosya adını düzenleyin. Yükleme yapmadan önce, bilgisayarınızdaki dosyanın adını mutlaka açıklayıcı olarak değiştirin. “Adsız” veya “IMG_001” gibi isimler yerine Google’ın doğru indeksleyebileceği bir format kullanın. Örneğin; Ozgur_Ulke_1994_12_19_Sayfa1 veya Cumhuriyet_Gazetesi_1980_09_12_Sayfa1 gibi.
  2. Page Title (Sayfa Başlığı): Bu, belgenizin dijital kütüphane rafında görünecek olan görünen ismidir. Arama sonuçlarında ilk bu başlık çıkar, bu yüzden açıklayıcı olmalıdır. Örneğin; “Özgür Ülke Gazetesi – 19 Aralık 1994 – Bombalama emrini Çiller verdi” gibi.
  3. Page URL (Sayfa Bağlantısı): Bu alan belgenizin internetteki kimlik numarasıdır ve oluşturulduktan sonra değiştirilemez. Temiz, anlaşılır ve İngilizce karakterlerden oluşan bir bağlantı adresi yazmalısınız. Örneğin; org/details/ozgur-ulke-1994-12-19
  4. Description (Açıklama): Belgenin içeriğini anlatan uzun metin alanıdır. Bu alan “arama motoru optimizasyonu” (SEO) için kritik öneme sahiptir. Gazete kupüründeki metni veya makale özetini buraya yazarsanız. Bir araştırmacı Google’da o metinden tek bir cümle arattığında bile sizin yüklediğiniz belgeye ulaşabilir. Aynı şekilde gazete adı, sayfa numarası, haberin başlığı, özeti de buraya yazılabilir.
  5. Subject Tags (Konu Etiketleri): Belgenizi kategorize eden anahtar kelimelerdir. Kullanıcılar bu etiketlere tıklayarak benzer belgelere ulaşırlar. Kelimelerin arasına virgül koyarak yazınız. Örneğin; “Siyaset, Journalism, Kürt Tarihi, İnsan Hakları” gibi.
  6. Collection (Koleksiyon): Belgenin dijital kütüphanenin hangi bölümüne konulacağını Genellikle sistem tarafından otomatik olarak “Community Texts” seçilir; bu doğru seçimdir, değiştirmeyin.
  7. Creator (Oluşturan/Yazar): Eserin sahibini belirler. Makale ise yazarın adını, gazete kupürü ise gazetenin adını, fotoğraf ise çekenin adını yazın. Bu alan, telif hakları ve kaynak gösterme açısından önemlidir.
  8. Date (Tarih): Buraya bugünün tarihini değil, belgenin orijinal yayın tarihini Araştırmacıların “Yıla göre sırala” özelliğini kullanabilmesi veya “1990-2000 arası belgeler” gibi filtrelemeler yapabilmesi için YYYY-MM-DD (Yıl-Ay-Gün) şeklinde yazın.
  9. Language (Dil): Yüklediğiniz metin Türkçe ise, Türkçe aramalarda ve filtrelerde görünmesi için “Turkish” seçeneğini işaretleyin.
  10. License (Lisans): Telif hakkı durumunu belirtir. Eğer yüklediğiniz belge çok eksiyle ve kamuya mal olmuşsa “Public Domain”, seçeneğini; kendi ürettiğiniz bir eserse “Creative Commons” seçeneğini kullanabilirsiniz. Emin değilseniz boş bırakabilirsiniz ancak belirtmek her zaman daha iyidir.
  11. Media Type (Medya Türü): PDF, kupür belgeleri için “Texts” seçeneğini, yüklediğiniz belge fotoğraf ise “Image” seçeneğini işaretlemelisiniz. Eğer yanlış seçilirse belge okuyucusu düzgün çalışmayabilir.
  12. Test Item (Test Öğesi): Yüklediğiniz belge için deneme amaçlı mı diye soruluyor. No (Hayır) seçili kalmalıdır. Eğer “Evet” derseniz belgeniz 30 gün sonra silinir.

Haydi kolay gelsin.

Benzer Haberler

Mitsotakis-Erdoğan görüşmesi öncesi |

Ege'de Navtex gerilimi: Sakin sular dalganabilir mi?

Zelal Sadak yazdı |

Erken zaferlerin simülasyonunda hakikatin zamanı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri eylemde |

Polisten nöbete biber gazıyla müdahale

“Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde olduğu gibi..” |

Özel: Hiç kimseyi ayırmadan kol kola bu ülkeyi ayağa kaldıracağız

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:

Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini tartışmaya açmak ihanettir

CHP’den istifa etti |

Keçiören Belediye Başkanı Özarslan’dan Özel hakkında suç duyurusu